Merhaba değerli okurlarım. Ramazan’ın bitmesi ile başlayan bayramımız, orucun meyvesi oldu. Bayram namazları, dünyanın her yerinde verilen kardeşlik mesajları bir meltem gibi dalga dalga yayılarak, içimizdeki küslüğü, umutsuzluğu aldı götürdü. Çocukların gözlerinde bir bayram şekeri gibi büyüdü Ramazan Bayramı…

Ne güzeldi o ırk, mezhep, soy ve çıkar ilişkisi gözetmeden birbirimizin bayramını mübarek ettiğimiz günler. Adını, makamını, şanını bilmeden; bunları bir kenara koyarak bayramlaşmak, peygamber selamını gönüllere yollamak, bu içtenlik… Ne güzeldi değil mi?

Eskiyi aramamak imkansız… Çünkü çoğumuzun bayramın ilk günüde yanına koştuğu anneleri, babaları, nineleri, dedeleri yok artık. Onlarsız girdik bayrama. Onlar olmadığı zaman da eski bayramların olması imkansız. Eskisi kadar güzel olması imkansız bu bayramların… Ama yine de monoton yaşantımıza bir nefestir bayramlar…

Günümüze baktığımızda bayramların bir tatil fırsatına dönüştüğüne tanık olmaktayız. İnsanlar tatilde artık dinlenmeye ya da başka illere seyahat etmeye başladılar. Halbuki bayram ne dinlenmek ne de mahallemizi terk ederek başka illere gitmektir. Eski bayramlara bir bakalım mesela…

Eski bayramlarda sabahın ilk ışıklarında mezarlıklar ziyaret edilir, yine bayram boyunca eş, dost, akraba ile bayramlaşılırdı. Akın akın kapımızı çalan çocuklar, onların mutluluk dolu sesleri, minik yürekleri ile “Bayramınız mübarek olsun” demeleri, küskünlerin bir araya gelmesi… İşte eski bayramlarda bunlar vardı. Bayramda komşuya gitmemek ayıp sayılırdı, hastalar özenle sorulur, verilen fitrelerle ihtiyaç sahibi insanlar unutulmazdı. Evlerin eski ya da yeni olmasına bakılmaz, sadece gözlerdeki samimiyet konuşulurdu…

Günümüzde bayramlar dediğim gibi bir tatil fırsatına dönüşmüş. İnsanlar ya evden hiç çıkmadan dinleniyor ya da fırsattan istifade mahallelerini bırakıp lüks otellere kaçıyor. Halbuki hiçbir dinlenme bir dostun gözlerindeki minnet duygusu kadar ruhumuzu besleyemez ve hiçbir tatil diyarındaki lüks oteller bize sevdiklerimiz kadar samimi ve içten davranamazlar.

Küs olanlar artık umrumuzda değil. Sanki onların küslüğünü bitirecek cennet bekleyen yaşlı amcaları çok katlı apartmanların kuytu derinliklerine atmış gibiyiz.

Bayram bir töredir, Adetlerin en güzelleri bayramlarda yaşanır. Bayramda şeker toplayan küçük çocuklar kaçırılıp insanlık dışına çıkıldığından beri artık anne ve babalar kimsenin kapısına çocuklarını göndermez oldu. Halbuki her bayram kapıma gelen kuş cıvıltıları gibi beni neşelendiren o çocukları görmek ne güzeldi…

Artık aldığım bayram şekerlerini o çocuklara veremeyeceğim ya, söyleyin bana şimdiki bayramlar eski bayramlar gibi mi?