Dünkü maçtan sonra bu köşenin başlığını boş bıraksam, her halde aklınıza gelen her başlık atılırdı. Gel-Git’ leri fazla olan bir maç oynadı Yeni Malatyaspor. Zaman zaman hücumu doğru sonlandırabilse, beraberliği kurtarırdı mesela.

3 oyuncusunun eksik olması, 2 futbolcunun kadro dışı kalması ile U21 oyuncuları Burak ve Ferhat’ı saymazsak maça 16 kişi çıktı Yeni Malatyaspor. Bu maçı doğru analiz etmek için önce İrfan Buz elindeki malzemeyi iyi kullanabilmiş mi oradan başlayalım.

Sağ bekte öyle veya böyle biri oynayacaktı ve Osman tercihinde bulundu İrfan Buz. Osman sakatlanana kadar fena da değildi aslında. Bunların dışında Musa ve Azad’ın zorunlu olarak ilk on bire döndüklerini gördük. Özellikle Musa elinden gelenin fazlasını yaptı, yapmaya çalıştı. Normalde kiralıkken böyle canı pahasına ter dökeni göremezsiniz ama Musa her şeyini ortaya koydu. Bunun dışında yapılan bariz hatalar da dahil olmak üzere hiçbir oyuncumuza söyleyecek en ufak bir laf bulamıyorum.

Oyunculuk kapasiteleri oranında hepsi elinden geleni yaptı. İrfan Hoca’da elindeki kısıtlı malzemeyi yine doğru ve isabetli kullandı. Tüm bunlara rağmen 3 – 1’lik mağlubiyet ve özellikle ikinci yarı sergilenen ezik futbol; ne taraftarın ne oyuncunun ne de futbolcunun suçu. 3 galibiyetten sonra millete diklenmeye başlayan başkan ve dostu menajer Ersin’in, bu tür mağlubiyetlerden sonra da çıkıp cesurca kurdukları takımın arkasında durmaları gerekir.

Pote ile Akpabio’yu, Burak Çalık ile Aydın Çetin’i kıyaslayabilir misiniz? O zaman kimse kalkıp da bu takımın Adana Demirspor mağlubiyetini başka bir şeye bağlamayacak. Bizden daha iyi bir takım olarak geldiler, oyunsal olarak ve skorsal olarak üstünlük kurup gittiler. Her şey bu kadar basit.

Yeni Malatyaspor’un kendi oyun stili hakkında geçtiğimiz haftalarda şunu söylemiştim. “Bizim takımın kazanması için her maçı sıfır hatayla tamamlaması lazım” Dün, golü attıktan sonra ilk yarıyı 1 – 0 önde bitirememek, zaten kısıtlı kadroyla bizi daha da zor duruma soktu. Adana Demirspor’a kaybetti diye kimse bu takımı eleştirmemeli.

Herkesin; ‘ilk yarıda 15 puan toplayalım yeter’ dediği ilk yarıda, zaten daha üç maçı olmasına rağmen 17 puan toplayan oyuncular ve teknik heyet fazlasını yaptı. Hem kadro derinliği, hem de total kalitesi zayıf olan takımımızdan büyük maçları kazanmasını beklemek haksızlık olur. Bu konuda gerçekçi olmalıyız. Ben teknik heyeti ve oyuncularımızı 3 – 1’lik mağlubiyete rağmen üstün mücadelelerinden dolayı kutluyorum. İstediler ama olmadı!

Mevcut oyuncular şehrin mutluluğu için neredeyse gözlerinden ateş çıkarırken; maalesef onların motivasyonunu ve teknik heyetin çalışma olanaklarını negatife doğru aşağı çeken Adil Gevrek ve onun akıl hocaları umarım bu takıma verdikleri zararın farkına varmışlardır. Hafta içinde yaşanan idmana çıkmamayla alakalı A. Demirspor maçı atmosferi dağılmasın diye hiç bir şey yazmadım. Adana Demir mağlubiyetini hafta içinde kulüpte yaşanan skandala da bağlamıyorum. Bu bir güç mücadelesiydi ve daha güçlü olan kazandı.

Yaptığımız dürüst, namuslu, tarafsız, objektif ve adam gibi adam habercilik, bu kulübü kaos ve krizlerle yönetmeye alışkın Adil Gevrek tarafından farklı mecralara çekildi. Ona cevap verip, kendisiyle polemiğe girecek değilim. İlk kez cevap hakkımı kullanıyorum.

Başkan ve yanındakiler şunu çok öğrenecekler.

Malatyaspor, “Kendisini bu davaya adamış ve bu gazeteyi bize emanet etmiş büyüklerimizin sahiplendiği gibi bizim namusumuzdur. Biz bu sevdayı daha dün Yeni Malatyaspor başkanı olan Adil Gevrek’ten değil, bu kulübü kuranlardan aldık”

Milyonlarca Malatyalının bu büyük sevdasını; adı, şanı, parası ve gücü her ne olursa olsun, doğru yönetmek, iyi idare etmek, gözü gibi bakmak bu kulübü yönetenlerin ilk ve en önemli temel görevidir.

Malatyaspor borç batağına bulaştığında, bu şehrin kanat önderleri Yeni bir Malatyaspor’u nasıl bu şehre kazandırırız diye çırpınırken, o günlerde pembe sırçalı köşklerde oturanlar, kalkıp da bugün burayı babasının çiftliği gibi göremez.

Bizler bu sorumluluk duygusuyla bu kulüpte yaşanan gelişmeleri doğru bir şekilde sunarken, idman yapmayan takımı, idman yapmış gibi gösterip, bu şehrin yerel basınına da iftira atmak hiç birinizin haddine değildir.

Çarşamba günü saat 12.00’den akşam 18.30’a kadar kulüpte para konuşup, oyuncunun saha çalışması yapmamasını, “Bunun parayla alakası” yok diyerek açıklamaya kalkmak, Milyonlarca Malatyalıyı ne yerine koymaktır? Size soruyorum!

Ne konuştunuz kulüpte?

Aşçıyı mı, yeni gelen tozlukları mı, malzemecilerin anoraklarını mı? Hem de 6 saat boyunca.

Sevgili Adil Gevrek’in idman ziyaretinde yaptığı bir açıklama vardı. Hukuki süreci başlatacağına dair. Şimdi 4 gözle o davanın açılmasını bekliyorum. Bakalım bizim yaptığımız haberler mi yalanmış, yoksa yediden yetmişe bunun bir para krizi olduğunu beyan eden ses kayıtları mı?