Yeni Malatyaspor ligin 13 haftasında deplasmanda Altınorduyu 1-0 la geçerek puanını 17’e çıkardı ve orta sıralarda kendisine yer buldu. Müsabakanın tek golünü ise sadece takımın değil sahanın da en başarılı oyuncusu olan Sadık Çiftpınar kaydetti.
Geldiği günden bugüne takımın başında çıktığı 6 karşılaşmada 4 galibiyet 2 mağlubiyet alan İrfan hoca ve ekibi kazanılan 12 puanın futbolcularla beraber tabii ki en büyük sahibidir. Yönetim aynı yönetim, futbolcular aynı futbolcu ise 7 maçta alınan 5 puan ile 6 maçta alınan 12 puanı nasıl görmemiz gerekiyor, o zaman?
Sezon başında oyuncu kadrosunu kuran, hazırlayan bir isim olmasa da teknik adam değişikliği takımlara genelde olumlu şekilde yansır diyerek başlayalım. (Bu cümleyi İrfan hoca geldiği zaman da yazmıştım) İkinci olarak; İrfan hoca takımı kısa sürede tanıdı diyebilirim. Mevcut oyuncu kadrosunun nasıl oynaması gerektiğini, rakipleri karşısın da nasıl sonuca gidebileceğini çok iyi görmüş ve futbolcularına da bu sistemi aşılamıştır. Top rakipte iken kendi sahamızda takım halinde savunma yapmak ve böylece hatlar arasında ki mesafeyi daraltmak, top kazandığımız da ise fazla dağılmadan kontra ataklarla sonuca gidebilmek.
Fazla dağılmadan diyorum çünkü; sabırla oynayıp geriye düşmediğimiz sürece, müsabakanın ilerleyen dakikalarında bilhassa da ikinci yarıda istediğimiz pozisyonları bulabiliyoruz. Yeni Malatyaspor zirveye oynayan bir takım edasıyla sahaya çıkıp rakiplerinin üzerine şuursuzca gitmeye kalksa şimdi bırakın 17 puanı, 7 puanımız bile olamazdı. Önde ve orta sahada bulunan oyuncuların savunmaya yakın oynanmaları, defansta görev yapan futbolcularında performansını arttırıp az hata yapmasını sağlıyor.
Göze hoş gelen futboldan ziyade, skora yönelik oyun tarzının benimsenmesi Yeni Malatyaspor mevcut kadrosu için ideal olanıdır. Bu gerçeği gören İrfan hocanın verdiği taktikleri saha da uygulayan takımımız 12 puanı bunun neticesin de almıştır.
İki ay öncesin de bu takımın değil üst üste üç maç, iki maç bile alacağını inanın ben de dahil çoğu futbolsever inanmıyordu. İstesek bile verilen görüntü bu şekildeydi. Demek ki oluyormuş. İrfan hoca sonradan takımın başına geldiği için sisteme göre oyuncu değil, elindeki mevcut kadroya göre taktik belirleyip ona göre oyuncudan alınabilecek en iyi performansı alarak böylesine sıçrama yapılabiliyormuş.
-Sadık istikrarlı futbolla savunmanın sigortası olup, aynı zaman da bu müsabaka ki gibi kazandığı topun devamında rakip kale sahasına giderek takımına 3 puan getiren golü atabiliyormuş.
-Ben de dahil çok kimsenin, geçen sezon tamamda bu sezon acaba dediğimiz İrfan Başaran haftalardır oynadığı futbolla bu takımın ele avuca sığmaz oyuncusu olabiliyormuş.
-Kalecimiz ve kaptan Vedat Kapurtu, inanıldığı zaman kalesini layığı ile koruyup güven verebiliyormuş.
Demek istediğim, futbocuların özelliklerini, neler yapabileceklerini, hangi taktikle kazanabileceklerini ve maksimum performanslarını alıp çözebilen İrfan hoca takımı açıkçası çok kimsenin beklemediği bir seviyeye taşımıştır.Artık liderle aramızda altı puan kaldı diyerek havaya da girmeyelim. Aldığımız üç maçtaki dokuz puanı da küçümsemeyelim. Yeter ki saha da uygulanan bu taktiksel anlayıştan taviz vermeden yolumuza devam edelim. Önümüzde Adana Demirspor maçıyla beraber seriyi 4 veya sonrasında 5’e çıkaracağımız haftalar da olabilir. Öncesinde olduğu gibi puansız geçireceğimiz maçlar da olabilir.
Taraftar olarak desteğimizi eksik etmeyelim, teknik adam olarak bu kadroyla bu oyun anlayışından vaz geçmeyelim, Yerel, görsel basın olarak takımımıza sahip çıkalım, futbolcular olarak devamlı yürekten oynayalım, en önemlisi yönetim olarak kaynak bulmaya gayret edelim.