Gençlerbirliği maçı için cuma akşamı Ankara’ya doğru yola koyuldum. Ankara’nın olmazsa olmaz kara bulutları ve soğuk havası karşıladı beni.

Sabah saatlerinde takımın konakladığı otele geçerek yöneticilerle bir iki cümle takımla ilgili sohbet etme imkânı buldum. Ardından Ankara’da faaliyet yürüten Malatyalı iş adamlarının düzenlediği istişare toplantısına katıldım. Toplantıya Malatya’da görev yapmış Vali Saffer Arıkan, Malatyaspor’un eski yöneticileri ve STK başkanları eşlik ettiler. Konu tabii Malatya ve Malatyaspor’du.

Ankara’da yaşayan Malatyalıların tek çatı altında buluşması ve herkesin ortak paydasının Malatyaspor olması sevindirici bir hadiseydi. İyi niyetle yapılan eleştiriler, takımın daha iyi olması adına paylaşılan projeler hepsi masaya yatırıldı.

Aslında bir maçtan çok daha fazla şeyi ifade eden Gençlerbirliği müsabakası Ankara’daki Malatyalıları bir araya getirmeye yetti. Öğlen saatlerinde 19 Mayıs Stadı’na doğru yavaştan hareket ettim. Stat etrafında Ankaralı taraftarları ve Malatyasporlu taraftarları bir arada görünce “iyi ki buraya kadar gelmişim” demeye başladım. Gençlerbirliği atkıları ile Yeni Malatyaspor atkıları aynı tezgahlarda yerini almış taraftarın beğenisine sunulmuştu… Her iki takımın taraftarı da ele ele kol kola stada birlikte geldiler…

Maça gelecek olursak

Saha ve hava koşulları maç için gayet elverişliydi. Ankara’nın göbeğinde oynanan ve Süper Lig’in en köklü takımlarından biri olan Gençlerbirliği’nin maçına neden çok az ilgi gösterilir bunu pek anlamak mümkün değil…

Maçtan önce Yeni Malatya taraftarı, tüm takım futbolcularını tribüne çağırarak destek verdiler. Özellikle taraftarın Adem Büyük ve Yalçın Ayhan’a karşı büyük sevgisi vardı. İlk düdükle beraber Gençlerbirliği daha çok geri planda durup kontralarla gol bulmak istediğini açık açık göstermek istedi.

Haftalardır ofansif anlamda çok gösterişli bir takım olduğumuzu her maçta gösterdiğimiz için rakip takım halinde atağa kalkmıyordu. Hatalı oynadı diyebileceğimiz bir oyuncu ismi hatırlamıyorum. Belki Sadio ve Pereira’nın son vuruşları konusunda biraz daha dikkatli olmaları gerekebilir diyebiliriz. Ama bu iki oyuncu bireysel anlamda kendilerini geliştirmişe benziyor. Fransız oyuncu Pereira bana göre artık ilk 11’de yerini koruyacaktır. Sadio’ya Azubuike’nin yokluğunda şans verilse de Azu’nun henüz yerini doldurabileceği görüntüsünü ortaya koyamadı.

Cumhuriyet Bayramı’nda önce kazandığımız 3 puan Malatya’ya dönerken bize ikinci bayramı yaşattı. Maçtan sonra bütün oyuncuların taraftarın yanına gelerek coşkuyu onlarla yaşamaları harikaydı. Halayın başına geçen kaptan Yalçın, hem takım arkadaşlarını ateşledi, hem de televizyon başında onları izleyen bütün Malatyalıları…

Bir ayrıntıyı da paylaşmadan geçmek istemiyorum. Gençlerbirliği teknik direktörü Mesut Bakkal’ın basın toplantısında söylediği şu sözü çok hoşuma gitti “Adem’e önlem alacaktık. Ben oyuncularıma defans yapın dediysem de atağa da çıkmayın demedim!” Mesut hocanın stratejisi tutmadığına göre iyi yoldayız. Artık rakiplerimiz bizi çok daha iyi analiz yaparak mücadeleye giriyor.

Alınan galibiyette emeği bulunan bütün aktörleri tebrik ediyorum…