Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremleri inceleyen bilim insanları, ezber bozan bulgulara ulaştı; 21 binden fazla artçının yapay zekayla incelendiği dev araştırmada, depremlerin hem birbirini tetikleyen "ikiz deprem" hem de jeotermal akışkanların tetiklediği "hibrit deprem" niteliği taşıdığı ortaya çıktı.
21 Bin Artçı Deprem Yapay Zekayla İncelendi
Dokuz Eylül Üniversitesi öncülüğünde; Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü’nden çok sayıda bilim insanının katılımıyla tarihi bir araştırmaya imza atıldı. Prof. Dr. Hasan Sözbilir ve Prof. Dr. Orhan Tatar'ın da aralarında bulunduğu dev akademik kadro; jeoloji, jeofizik ve harita mühendisliği yöntemlerini bir araya getirdi.

Araştırma kapsamında, AFAD sismometreleri tarafından kaydedilen tam 21 bin 186 artçı deprem, yapay zeka destekli sismoloji programlarıyla mercek altına alındı. Elde edilen verilere göre, depremler Sındırgı'nın güneyinde ilk kez haritalanan Emendere Fay Zonu ve bu zona bağlı kollarda gerçekleşti. Bu durum, bölgedeki eski kırık zonlarının yeniden aktif hale geldiğinin en net kanıtı oldu.
Kahramanmaraş ve Venezuela Gibi: "İkiz Deprem" Sınıfında
Raporda yer alan en dikkat çekici detaylardan biri, Sındırgı'da yaklaşık 2,5 ay arayla yaşanan iki ana şokun karakteri oldu. Bilim insanları, bu sismik hareketliliğin tipik bir ana şok-artçı ilişkisi olmadığını, tıpkı 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri ile 24 Haziran 2026 Venezuela depremlerinde olduğu gibi birbirini tetikleyen "ikiz deprem" sınıfında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Dağlık Alanda 21 Santimetrelik Çökme
Sındırgı depremlerinin sarsıcı etkileri uydu görüntüleme ve uzaktan algılama teknikleriyle de kanıtlandı. Sındırgı’nın güneyindeki dağlık alanda 21 santimetreye ulaşan kalıcı bir çökme meydana geldiği belirlendi.
Ayrıca sismik hareketliliğin, bölgedeki jeotermal sistemi kontrol eden Emendere Fay Zonu boyunca zamanla güneydoğuya doğru göç ettiği saptandı.
"Hibrit Deprem" Nedir?
Batı Anadolu'daki klasik tektonik depremlerden farklı bir mekanizmaya sahip olan bu hareketlilik, bilim dünyasında "hibrit deprem" olarak tanımlandı. Araştırmacılar, Sındırgı’daki kırılmaların yalnızca tektonik stresle (yer kabuğu hareketleriyle) açıklanamayacağını belirtti. Bölgedeki zengin jeotermal sistem nedeniyle, yerin derinliklerinde dolaşan gaz fazındaki akışkanların yarattığı yüksek basınç boşalımının da depremleri doğrudan tetiklediği açıklandı.
Yüreğil-Benlieli Hattına Dikkat
Çalışmada uygulanan Coulomb gerilme analizi sonuçları ise geleceğe yönelik kritik bir uyarı barındırıyor. Analizlere göre, bölgedeki enerji ve stres birikimi 27 Ekim'deki depremin güneydoğusuna, yani Yüreğil-Benlieli hattı boyunca kanalize olmuş durumda.




