Bazen boyundan büyük işlere kalkışmak, bazen de gözü kara olup, aşırı cesaretle riskli işlere girmek hemen akıllara ‘ateşle oynamak’ deyimini getirir.
Şu günlerde Yeni Malatyaspor yönetiminin de teknik heyetinin de yaptığı tam da budur.
Ateşle oynuyorlar çünkü bu şehrin DNA’sına aykırı işler yapıyorlar.
Hem başkan Adil Gevrek’i, hem de İrfan Buz hocamızı defaatle uyarmamıza rağmen bildiklerini okuyorlar.
Saha sonuçları ve sakatlıklar bahane edildi!
İnönü Stadı’nın en rezil hali, Adana Demirspor ve Sivasspor maçlarıydı. O karşılaşmalardan sonra Malatya’ya ne kar yağdı ne de aşırı bir don vakası yaşandı. Zemin tam düzgün hale geliyordu ki önce saha sonuçları, sonra da sakatlıklar bahane edilerek takım İstanbul’a götürüldü.
Önce 1 maçlığına dendi, hepimiz saf kalbimizle ‘şampiyonluk böyle gelecekse biz 15 gün değil, 15 hafta idare ederiz” dedik. Ama gelin görün ki dün BUSABAH’ta kendi imzamla çıkan haberde de olduğu gibi olay maksadını aşan bir duruma geldi.
TFF, ‘madem sahanız bozuk, alın size rapor’ dercesine Nisan’a kadar oynayacağımız maçları İnönü Stadı dışında bir yerde oynamamız gerektiğini söyledi. Dile kolay hem Malatyalılar takımlarını 75 gün göremeyecek hem de Denizlispor, Altınordu, Şanlıurfaspor ve Elazığspor karşılaşmalarında 12. Adam desteği hep eksik kalacak.
Gizli bir senet mi var?
Adil Gevrek ve İrfan Buz’un galibi bizim haberimiz olmadan imzaladıkları bir senet var. İç saha yerine dışarıda oynayacağımız bu 4 maçta 12 puan alacağımızın garantisi yerine geçen bir senet bu. Aksi bir tek puan kaybında Malatya’nın kendilerine memleket değil, cehennem olacağını bilmiyorlar sanırım.
Gelelim olayın diğer bölümüne. Denizlispor maçı henüz oynanmadı. Vodafone Arena’nın 45.550 kişilik tribününün kaçta kaçını nasıl dolduracağımızı ve iyi zeminde nasıl bir sonuç alacağımızı bilmiyoruz. Ama hep en olumlusunu düşünerekten camiamızı motive edip, bu maça yoğun bir şekilde kanalize etmeliyiz. Bunlar farklı şeyler ama içimi kemiren şu soruyu sormadan edemiyorum:
-Bir şehir takımı hele de şampiyonluğa giderken, iç saha maçını dışarıda oynuyorsa onun hangi şehri temsil ettiği sorgulanmaz mı?
Chelsea, Real Madrid, Juventus’u tutalım o zaman...
Yeni Malatyaspor 4 iç saha maçını dışarıda oynadıktan sonra kazanacağımız şampiyonluk benim için Real Madrid’in yaşadığı şampiyonluktan farksızdır. Bu kadar açık ve netim bu konuda. Kimileri bağnazlık, kimileri fanatiklik diyebilir, hatta eleştirebilir beni ama ben bu noktadayım. Taraftarlığı, camiayı, şampiyonluğu, armayı, formayı özel kılan şeyler vardır. Biz şampiyon olacaksak, İnönü Stadı’nın zemini toprak da olsa yine orada olmalıyız, yoksa ne anlamı kalır büyülü statların!
O zaman Beşiktaş’ın liderliği ile gurur duyalım, İngiltere de Chelsea’yı tutalım, Almanya’da Bayern Münich’in taraftarı olalım... Ne fark ediyor ki? Ne de olsa onlar da maçlarını Malatya’da oynamıyor, Yeni Malatyaspor’da...
Son çağrı...!
Yönetim kuruluna ve teknik heyete son çağrımdır. Denizli maçı bir sevdaydı artık ok yaydan çıktı. Eyvallah, inşallah alnımızın akıyla bu işi kapatırız. Ama gelin bu şehrin taraftarlık, hemşericilik, birleştiricilik duygularıyla oynamayın! Bu şehrin 15 günde bir olan tek sosyal aktivitesini elinden almayın! Malatyalı inatçıdır, duygusaldır, kırılgandır. Eğer bu iş uzun sürerse bırakın Yeni Malatyaspor’u, insanlar futbola, tribünlere küser. Birkaç ergen işi deli hülyalara kapılıp, bu şehrin kimyasıyla oynamayın!
Bunun faturası ağır olur demiyorum, ucunu açık bırakmıyorum. Eğer rüzgâr tersine dönerse bedelini koltuklarınızla ödersiniz haberiniz olsun...