Merhaba sevgili okurlar…

Öncelikle yeni yılın; herkese sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum.

Özellikle 2016’da, terör olayları son bulur ve ocaklara ateş düşmez artık…

***

Geride bıraktığımız 2015 yılının son gününde, asgari ücretin bin 300 TL olduğu kesinleşti.

Asgari ücretin netleşmesiyle birlikte tartışmalara da başladı.

Özellikle işverenler, devlet destek sunmadığı takdirde istihdam noktasında büyük sıkıntılar yaşanacağını belirtiliyor. Bu tartışmalar süremeye devam ederken, asgari ücret kavramını irdelemekte fayda var.

“Çalışma hayatının temel unsurlarından biri olan asgari ücret uygulanması zorunlu olan ücretin en düşük sınırını ifade etmektedir.

Anayasamızda da ifade bulduğu üzere ücret, en temel anlamıyla emeğin karşılığıdır. Anayasamızın devletimize verdiği en önemli görevlerden biri de çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri almaktır.

Bu çerçevede, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak asgari ücret 1987 yılından bu yana her yıl belirlenmektedir. Bu uygulama, ulusal mevzuatımız yanında ülkemizce onaylanan uluslararası sözleşmeler bakımından da gereklidir.

4857 sayılı İş Kanunumuz, asgari ücretin devlet, işçi ve işveren kesimlerinden oluşan üçlü yapı içindeki bağımsız bir komisyon tarafından belirlenmesini düzenlemektedir. Bu bakımdan asgari ücret, önemli bir sosyal politika aracı olarak çalışanlara belli bir ücretin altında ödeme yapılmasını engelleyen bir uygulamadır.

İşçi ve işverenlerin, belirlenecek asgari ücretin üzerinde bir ücret belirleme imkanları her zaman vardır.”

***

Hükümet tarafından yapılan açıklamalarda, işverene destek verileceği belirtiliyor. Ben de bu noktada bu konuda yapılan açıklamaların sıkı takip edilmesini tavsiye ediyor; herkese bol kazançlı yıllar diliyorum.