Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanmasına “adalet” deniyor.
Hak ve hukukun “adil” bir şekilde dağıtan kurumun aslında toplum nezdinde yürekleri soğutan bir görevi de vardır.
Bu yazılı olmayan görevin anlamını beş gün önce gördük…
Özgecan Aslan’ın katil zanlılarının ağırlaştırılmış müebbet cezası almaları hem toplumun yüreğini soğutmuştur hem de “kadın cinayetleri” başlığı altında yapılan tüm yorumları geri plana itmiştir.
Adalet, dediğimiz kavramın “emsal” diye bir özelliği vardır.
Hukukun verdiği kararların emsal teşkil etmesinin en azından kadın cinayetlerini biraz olsun caydırıcı yönünü göstermiştir…
Dokuz ayda 228 kadın öldürülmüş bu memlekette…
Sadece takım elbise ve kravat takarak “iyi hal” uygulanan bir düzende bu ağırlaştırılmış müebbet cezası çok önemlidir.
Toplum nezdinde ağırlaştırılmış dışlanmanın hukukumuz tarafından da ağır bir hadise olarak görülmesi iyiye işarettir.
Bu iyiye işaret olan durumun yazılması ve çizilmesi gerekir…
Bu ağır dengesiz kafaların sadece toplum tarafından değil hâkim olan görüş tarafından da “ağır vaka” görülmesi inanın çok iyi bir gelişmedir.
Münevver Karabulut olayını daha unutmamışken ve toplum tarafından zaten ağırlaştırılmış ve dışlanmış Cem Garipoğlu’nun intiharı aslında adaletin verdiği karara bir itiraz gibiydi…
Sanki Cem Garipoğlu da aynı toplum gibi düşünüyordu ve adaletin verdiği ve toplum tarafından zaten müebbetle cezalandırılan olayın sonucundan sonra sizce Garipoğlu niye intihar etti?
Niye beş yıl bekledi?
Kim ne derse desin bazı olayların lamı cimi yoktur;
Bazı olaylar çok çok önceden toplum tarafından karara bağlanmış ise adaletin verdiği karar çok önemlidir.
Münevver Karabulut olayında ne yazık ki gördük ve anladık ki verilen cezayı kimse (katil de dâhil) beğenmemiştir.
Hukukun üstünlüğü aslında toplumun üstünlüğüdür.
Eğer toplum bi karar vermiş ise “hukuk” o konuda hem hızlı hem de toplumun yüreğini soğutacak aynı Özgecan emsalinde olduğu gibi kararlar vermelidir.
On ayda adalet yerini bulmuştur ve toplum inanın çok rahatlamıştır…