31 Mart’ta Türkiye’nin 80 ili ile birlikte Malatya’da sandık başına gidiyor. Her seçim önemli olsa da bu seçimler Malatya için oldukça önem arz ediyor. Çünkü ortada yıkılmış bir şehir ve perişan insanlar var. İnsanlar bir çıkış yolu arıyor.

Üstelik bu seçimlerde diğer seçimlere oranla Malatyalıların alternatifi de çok. Kıyasıya bir seçim yarışının yaşandığı şu günlerde galibini kim olacağı ise 31 Mart akşamı belli olacak.

Her ne kadar büyükşehir için 20 küsür adayın ismi geçse de asıl yarış 4 isim arasında gerçekleşecek. Tabii ki her konuda son noktaya koyacak olan büyükşehir olduğu için büyükşehrin adayları daha ön plana çıkıyor. Ancak belediyeler de, Malatya’nın hızlı bir şekilde ayağa kalkması için büyükşehir ile istişare halinde olmalı. Şu an kadar hep aynı parti ye mensup olan belediyeler imar konusunda sorun çıkarırken bu seçimden sonra başta büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerini farklı partilere mensup  kişiler tarafından yönetilmesinin nasıl bir etki yaratacağı bilinmiyor.

Belki de farklı anlayışlar ve farklı bakış açıları şehrimizin için en iyisinin yapılmasına olanak sağlar. Gelelim adaylara. Hangi adaya sorsan kendisinin kanacağını ifade ediyor kimi anket yaptık kesin ben kazanacağım diyor kimisi ise rakiplerine kıyasla açık ara önde olduğunu söylüyor.

Herkes kendince bir algı yaratmayı mı çalışıyor yoksa kendilerine söylenen bir dizi hayalperest ifadelere mi itibar ediyor bilemiyoruz.

Kısacası adaylar farklı, seçmenler ve anketler farklı, sandıklar ise bambaşka konuşuyor. Sonuç ne olursa olsun, kim kazanırsa kazansın önemli olan şehrimizin bir an önce ayağa kalkması ve gerçekten şehre hizmet edecek kişilerin yönetime gelmesi.