Büyük uğraşlar sonucu 3. Lig’e çıkan Yeşilyurt Belediyespor nihayet önümüzdeki sezonla ilgili kararını verdi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, yaklaşık 1 aylık istişare ve gözlem sürecinden sonra Orhan Barman’ı kulüp başkanlığına uygun gördü.
Orhan Barman da hem kendi listesini hem de belediyenin önerdiği isimlerden bir yönetim oluşturarak işe koyuldu. Tabi benim bir spor yazarı olarak ‘Orhan Barman iyi oldu, kötü oldu’ diye baştan peşinci bir yaklaşım göstermem doğru olmaz.
Ancak oluşturulan listeye bakıldığında ve bu kulüple ilgilenen diğer şahıs adayları ayrı ayrı kefelere konulduğunda Çınar başkanın çok doğru bir karar verdiğini söylemek mümkün.
Kulübün mali yapısından kurtulmak için göz göre göre de ateşe atılmasına hiç birimizin gönlü razı gelmezdi.
Orhan Barman başkanın daha önceki Malatya Belediyespor ve Büyükşehir Belediyespor yönetimleri göz önüne alındığında, orta ölçekli kurum takımlarının sevk ve idaresinde, ekonomik açından mali disiplinde ve maddi konularda güvenilirliğini ispatlamış olması en büyük avantajları olacaktır.
Belirlediği yönetim konusunda ufak tefek çatlak sesler yok mu elbette var. Ancak oraya girilirse, UEFA’ya giden Yeni Malatyaspor’un yönetimine bir bakmak lazım önce.
Orhan Barman ve ekibini çok zorlu bir süreç bekliyor. Hayati Palancı ile yola devam edilmesi camianın ortak beklentisi. Hayati hoca ve yönetimin takımı yarı yarıya Malatyalılardan kurması beklentisi de spor camiasının hem bir özlemi hem de en büyük hedefi. Başkan ve hocanın yıllar sonra pilot takım beklentisine doğru bir şekilde cevap verecek hamlelerde bulunması lazım.
Tabi Yeşilyurt Belediyespor’u tek başına bırakmamak Malatya spor kamuoyunun en büyük görevlerinden biri olmalıdır. Çünkü gördüğüm kadarıyla Yeni Malatyaspor destek açısından hala olayın ciddiyetini kavrayabilmiş değil. Oysa bir abi şefkati kadar yakın ilgi alaka göstermeleri gerekmektedir. Çünkü bu takım Mehmet Çınar’a değil en çok Adil Gevrek’e lazım olacaktır.