Paralel Yapı ile beraber “dinlenme”, “tape” gibi terimlerin herkes tarafından bilindiği ve herkesin kendisinden kuşku duyduğu bir süreçte yaşıyoruz.

2010’dan 2013’e kadar yani üç yıl boyunca 1 milyon 216 bin 313 kişi dinlenmiş…

Malatya’da ise yine aynı yıllar arasında 47 bin kişi dinlenmiş Paralel Yapı tarafından…

Bunlar korkunç rakamlardır…

Hani gençler arasında bir geyik vardır ya, “… la doğru konuş, dinleniyorum…” diye bir kalıp vardır ve herkes kendini dinleniyormuş süsü verirdi.

İnanın herkes dinleniyormuş!

47 bin kişi ne demek ya?

0 ile 17 yaş arasını düşelim… Ev hanımlarını, emekli olmuş, artık ununu elemiş eleğini asmış insanları da düşelim yani 70 yaş sonrasından bahsediyorum…

Köylü milletin efendisidir(!), kimse dinleme gereği duymaz; çiftçiyi de düşelim…

Eeeee…

Neredeyse her iki kişiden birini dinlemişler Malatya’da…

Tüm öğretim görevlileri mesela…

Tüm gazeteciler…

Bütün sivil toplum örgütleri…

Başında resmi olan tüm kurumların müdürleri, müdür yardımcıları…

Genel müdürler, şube müdürleri, daha alt kademedeki müdürler…

Belediye başkanları, yardımcıları, genel sekreterleri, bağlı bulunduğu şirket müdürleri…

Siyasi partilerin il başkanları, yardımcıları, ilçe başkanları…

Mesela tüm avukatlar…

Alt alta sıralıyorsun ama yine de 47 bin insan etmez diye düşünüyorsun…

Bazen isim verilmediği zaman durumun vahametini kaçırıyoruz gibi…

Daha net yazayım…

Ahmet Çakır’ın bu 47 bin insanın içerisinde olma ihtimali çok yüksektir. Mesela Öznur Çalık veya Bülent Tüfenkci… Ömer Faruk Öz, Mustafa Şahin hatta Veli Ağbaba… En yüksek ihtimaller bunlar.

Bırakın milletvekillerini, belediye başkanlarını, herhangi bir ilçemizin tapu kadastro müdürü dahi dinlenmiş gözüküyor.

Çünkü bu 47 bin insan herhalde kayısı üreticisi değildir…