Gazze’de, Filistin’de, Afganistan’da, Irak’ta, Doğu Türkistan’da yaşananları gördüğümüzde nasıl yüreğimiz yandıysa şimdi de Türkmen kardeşlerimiz için içimiz yanıyor…
Suriye’de Türkmenlere yapılan zulüm, kabul edilemez.
Yaşlı, çocuk, kadın ve hasta demeden masum insanların üzerine bombalar yağıyor.
IŞİD belasına karşı da mücadele veren Türkmen soydaşlarımız adeta ateş çemberinde.
Soykırım boyutuna varan akıl almaz bu hal karşısında maalesef yine dünya devletleri sessizliğini korumaktadır.
Yapılan saldırılar Türk milletinin varlığına zarar vermektedir.
Rusya’nın hava desteğiyle devam eden saldırılar, Türkmen bölgesinin Türkmenlerden boşaltılmasını ve topraklarını işgal etmeyi amaçlamaktadır.
Türkmen askerlerimiz bölgeyi kanlarının son damlasına kadar korumaya çalışıyor.
Bizler Filistinli kardeşlerimize sahip çıktığımız gibi Türkmen kardeşlerimize de sahip çıkmalıyız.
Soydaşlarımızın yanında olduğumuzu, onların dertleriyle dertlendiğimizi, onların tırnağına batan çöpün bizim de canımızı yaktığını göstermenin tam zamanıdır bugün.
Türk devleti, büyük olacaksa sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizle büyüyecektir…
Bu noktada az öncede bahsettiğim gibi herkese büyük sorumluluklar düşmektedir.
Tarih bu sorumluluğu Türkiye Cumhuriyeti’nin omuzlarına yüklemiştir.
Tarih bu sorumluluğu yetkililerin omuzlarına yüklemiştir.
Tarih bu sorumluluğu senin, benim omzuna yüklemiştir.
Bölgede yaşananlara, başta Türk Hükümeti olmak üzere tüm dünya devletleri kısa zamanda müdahale etmeli ve Türkmenler üzerinden devletimize karşı oynanan bu oyun mutlak surette bozulmalıdır.
Yeni bir strateji belirlenmeli, masum halkın katledilmesinin önüne bir an önce geçilmelidir…