PFDK, Tokat maçında yaşanan olaylardan sonra cezaları açıkladı. TFF’nin Yeni Malatyaspor ile ilgili verdiği bu kararları iyi okumak lazım.

TFF’nin Malatyalılara verdiği mesaj ne?

Malatya Lobisi dediğimiz ama aslında hiç olmayan bu şeyin gücü ne?

Gevrek ve yönetimin bu saatten sonra resmiyeti ne?

Kulübe verilen ceza 2 maç ile sınırlı tutulurken, Gevrek ve Öncü’ye toplam 880 gün hak mahrumiyeti, 86 bin lira da para cezası verildi.

Bu şu anlama geliyor. Yeni Malatyaspor Kulübü işlediği her suçun karşılığını orantılı bir şekilde alacaktır. Ama bu yöneticiler en ufak bir adım dahi atsa çok büyük cezalar vereceğiz. İşte burada şu kritik soru devreye giriyor. Bu cezalardan sonra TFF’nin kurulları ile hakemler ve rakipler Yeni Malatyaspor’a hangi gözle bakar?

Yeni Malatyaspor şampiyonluk mücadelesi verirken, zaten maddi kaynak, futbolcuları her maça iyi hazırlamak, aradaki puan farkını kapatmak gibi handikapları olan bir takım. İşin içine bir de federasyonun hakemine saldıran kulüp imajını koyunca, kendi kendimize engel yarattık.

Sezon başında Yeni Malatyaspor’un en büyük rakibi yine kendisi derken, bazı taraftarlarımız; ‘yahu ne demek istiyorsunuz’ diyordu. Lider ile sadece 3 puan fark ve o takımı da kendi sahanda yenecek seyirci ile futbolcu gücün varken, başımıza açtığımız işlere bak. Kendi ayağımıza vurduk baltayı.

Adil Gevrek ve Nusret Öncü bir anlık hırslarıyla hem kendi emeklerini, hem de kocaman bir şehrin hayallerini riske attılar. Seyircisiz oynanacak Turgutlu ve Ümraniye maçından çıkacak en ufak bir olumsuz sonucun vebali onların üzerindedir.

Peki ya şu bizim Malatya Lobisi…

Öznur Hanım’ın, Veli Ağbaba’nın, Faruk Öz’ün yaptığı açıklamamalar gösterdikleri duyarlılık çok önemli ama olay artık bu boyutları aştı. Hülya Kaya ile Türkiyem TV’de yaptığımız sabah programında Yeni Malatyaspor’a büyük cezalar geleceğini, en büyük lobinin bunun önüne geçmek olduğunu söyledim.

Ama her ne hikmetse bizim vekillerin sesi, Beylerderesi’ni dahi geçmedi. Yeni Malatyaspor’un bu cezalardan dolayı saha sonuçlarındaki istikrarı bozulursa, lobi yapsan ne olur, yapmasan ne olur bu saatten sonra!

Bir de işin diğer bölümü var!

Kimse kusura bakmasın da biz bu cezaları hak ediyoruz.

Sene 2006 Süper Lig’deyiz. Kayseri Erciyesspor ile kümede kalma savaşı veriyoruz. Hakem Yunus Yıldırım, stoper Şenol’un kendi kalesine attığı golü iptal edip bir de uzatma dakikalarında penaltı gibi frikik verince, Cenk golü attı maç 2 – 2 eşitlikle bitti.

Bizim birkaç yöneticimiz hakem soyunma odasının kapısını tekmeledi diye, bir maçımızı dışarıda oynama cezası verildi. Gençlerbirliği maçını Adana’da oynadık ve kaybettik. Malatyaspor o sezon küme düştü.

Aradan tam 10 yıl geçmesine rağmen, yine bir iç saha maçından sonra Adil Gevrek ve Nusret Öncü’nün yaptıkları tam bir acemilik, iş bilmezlik.

Daha da vahim olanı, 2006’daki olaylara şahit olan Malatyalılar takımlarının nasıl küme düşürüldüğünü görmesine rağmen, Tokat maçı sonrası sahada karate yapan oyuncusunu, şoförüyle birlikte hakemin üzerine yürüyen yöneticisini İstiklal mücadelesi vermiş gibi ayakta alkışlıyor.

Maç sonrası, “Başkan hakemi bize teslim et” diye slogan atılıyor. Demek ki hiç ders almamışız, demek ki hala bazı şeyleri anlayamamışız.

Eğer bir şehir; belki de şampiyonluğuna engel olacak cezaları aldıran yöneticisini takdir ediyorsa, o zaman bu yazı da söz de burada biter!