2 - 0 Alanyaspor’ un kazandığı müsabaka sonrası yorum yapan TRT spikeri Alima Yeni Malatyaspor için ‘ Tehlike çanları çalmaya devam ediyor’ dedi. Ben de yazımın başlığına bu cümleden alıntı yaparak kısaca takımımızın bu günkü durumunu ortaya koymak istedim.

Alanyaspor karşısında maçı ilk yarıda hatta ilk 20 dakikada zaten kaybetmiştik. Bakmayın skorun 2 - 0 olduğuna, özellikle maçın ilk devresi bizim aleyhimize çok daha farklı bitebilirdi. İkinci yarıda, onlar oyunu rölantiye ve aynı zamanda skoru garantiye alırken, biz ise sahada sahteden mücadele eder görüntüsü vererek güya oyunu ve de neticeyi dengelemeye çalışıyorduk.

İsim isim saymak istemiyorum. Lakin kaleci Ertaç’ı çıkarın (ki onunda ikinci golde hatası tartışılmaz) takım olarak rakibimiz karşısında o kadar aciz durumlara düştük ki, burada yazmaya her halde satırlar yetmez. Rakibimiz;

-Sağdan, soldan geliştirdiği ataklarla iki kenarımızı koridor ederek kalbura çevirdiler.

-Sahanın her yerinde boşa çıkarak, ayağa pas yaparak ve zaman zaman hızlı atağa kalkarak adeta başımızı döndürdüler.

-Yaptıkları önde ve sert baskı ile bize oyun kurma ve de doğru dürüst hücuma kalkma fırsatı dahi tanımadılar.

-Net bir galibiyet alıp kalemizde onca tehlike yaşatırken, bize kendi kalelerin de çok net diyebileceğimiz pozisyon vermediler.

Topladığı 29 puanın 21’ini iç sahada alan Alanyaspor takımına karşı böylesine hoyrat bir şekilde mücadele eden oyuncu tertibini sahaya süren İrfan hoca tabi ki hatalıdır. İlk yarının son maçı olan Boluspor da dahil olmak üzere kaybedilen 4 müsabakada oyun formatını değiştiren hocamız ısrarında ne yazık ki devam etmektedir. İrfan hoca ilk yarıda takımımızın futbolcu yapısına uygun olarak oynattığı sistem ile aldığı puanlar neticesinde nasıl ki ben de dahil herkes tarafından övüldü ise, şimdi de yerilmektedir.

Bu yergi bizden değil, kendisinden kaynaklanmaktadır. Kapalı oynayıp, iyi savunma yaparak rakibe fazla pozisyon vermeyen ve sonrasında kendisine puanlar getirebilecek skoru sağlayan takım gitmiş, yerine bambaşka bir takım gelmiştir. Hadi verdiğimiz pozisyonları, yediğimiz golleri bir tarafa bırakıp, aynı şekilde bunların fazlasını rakipten daha çok yapabilsek, inanın eleştirecek bir noktamız olamaz. Bu da olmadığına göre, yapılan mücadeleye, oynanılan futbola ve alınan skorlara bakarak İrfan hocanın bu sistemden, taktiksel anlayıştan ve de bazı oyunculardan vazgeçmesi gerekir.

Karşılaşmada kaleci Ertaç’ ın haricinde bir tane idare etti diyebileceğimiz oyuncumuz dahi olmazken, bunun tam tersini rakip Alanyaspor için söylememiz gerekir. Defanslarında, Caner-Sezer, orta sahalarında Emre – Galip, kenarda Tayfur, önde Ayıte ve diğer oyuncularıyla beraber tam bir takım görüntüsü verdiler. Sağ bekte oynayan Caner Arıcı bizim 2 bekimizle önde görev yapan ‘Koçer ve Sandro’ nun takımımız adına yapamadığını, kendi takımı adına tek başına yaptı diyebilirim.

Sağda, solda ve önde bulunan 3 solak oyuncumuzun da vızır vızır oynayıp bal vermediklerini, hızlı, kuvvetli olup, usta ve de golcü olmadıklarını, kısaca birbirlerine benzer tarzda futbolcu oldukları kanısına vardım.

Bu savunma kurgusu ve Sedat-Azubike ikilisi ile de organize hücum geliştirmemizin zorluğu da net bir biçimde görülmektedir.

Hele İrfan’ ın orta saha gibi değil de bazen santrafor gibi oynayıp, hem bu bölgeyi eksik bırakmasına hem de oyun kuruculuk görevini eksik yapmasına bir anlam veremedim. Çoğu maçlar da bunu daha önce dengeliyordu.

Ayrıca açık futbolu tercih ettiğimiz bir oyun anlayışında defansımızın ve orta sahamızın bunca zaafı varken, bir de kenarlar da görev yapan oyuncularımızın adamlarını kovalamayıp beklerine yardım etmemesi önemli hatadır.