3 müsabaka üst üste kazanıp puanını 40’a çıkaran ve ‘acaba play off olur mu’ diyen Alima Yeni Malatyaspor, Altınordu karşısında hiç beklemediği bir yenilgi aldı. Karşılaşmayı ikinci yarıda yediği tek golle kaybeden ekibimiz, var olan play off umudunu da oldukça zora soktu.
Maç sonrası taraftarın hakeme verdiği tepkinin altında yatan asıl gerçek ise, böyle bir mağlubiyetin beklenir olmamasıydı. 3 haftadır kazanılan, hele de geçen Çarşamba günü Kayseri Erciyes deplasmanında takım halinde başarılı futbolu ile göz dolduran Alima Yeni Malatyaspor’dan taraftarlar haklı olarak galibiyet bekliyordu. O maça rahat bir şekilde çıkarak göz dolduran takım gitmiş Altınordu maçında sanki başka bir takım gelmişti. Demek ki, rahat olmak (puansal anlamda) futbolda her zaman sahaya olumlu şekilde sirayet etmiyormuş.
Bu saatten sonra çok düşük ihtimalimiz de olsa play off şansımızın devam etmesi için kalan bütün maçları kazanıp sonucun öyle görülmesi gerekir. Altınordu karşılaşmasından önce de böyle diyorduk. Tabi şimdi şansımız daha çok azaldı ve geride olduğumuz için öncelikle bizim maçları kazanmamız, önde bulunan takımların ise puan kayıplarını beklemekten başka çaremiz yoktur.
Altınordu karşısında mağlubiyeti, ‘Nehri geçip, derede boğulmaya’ benzetiyorum. Bizleri ve taraftarımızı üzen, o kadar zorlu badireler atlatıp 40 puanı yakaladıktan sonra play off için dönüm noktası diyebileceğimiz bu müsabakada herkesi hayal kırıklığına uğratan kötü futboldur. Yoksa, takımın geldiği bu nokta ve alınan 40 puanın başarı olduğu hepimizin malumudur. Kaybedilen bu karşılaşmadan sonra da farklı bir cümle kuracak değilim. Sadece kaybedilen bu maçta gördüğümüz saha içindeki bazı olumsuzlukların analizini yapabiliriz.
Kemal’in haricinde başta Vedat olmak üzere savunmada iyi oynarken, orta saha organizasyonu ve ofansif anlamda son derece yetersiz kalmamız yenilgiye en büyük etkendi. Önce Emre-Cengiz, sonra Emre-Erdoğan ikilisi ile sağ tarafımızın adeta otobana çevrilmesini müsabaka boyunca önleyemedik. Burada Kemal’le beraber önünde oynayan oyuncuları da(İlk yarıda Azuka ikinci yarı Guido) görmek gerekir.
Ne Azuka ne Guido Koçer takım oyuncusu olmaktan uzak sadece bireysellikleri ile ön plana çıkmaya çalışıyorlar. Bunu en iyi şekilde yapsalar bizde memnun oluruz ama görüntüleri, yani takıma katkıları yetersiz vaziyette. Azuka nın sarı kartı varken sorumsuz bir şekilde rakibine yine sarı kartlık faul yapıp aynı zamanda topu yere vurması iyi niyetle izah edilemez. İrfan hocanın ikinci yarı oyundan Azuka’yı alması doğru bir tercihti.
Mba maça iyi başladı. Bir sağdan bir soldan etkili toplar çıkardı. Ramazan bilhassa ilk yarı rakip sağ bekin arkasına etkili bindirmeler yaptı. Sedat yorulana kadar var gücüyle çalıştı. Azubike her zaman ki gibi çok koştu, çok pas hatası yaptı. Geçtiği sağ bekte boş durumda iken yaptığı kötü ortalar adeta yeteneğini gösterdi. Umut geldiğinden beri en kötü maçını oynadı. Oyunda silik kaldı ve kenarlardan gelen az sayıda topları ise kullanamadı.
Müsabaka boyunca yan toplarda sıfır çektik ve hiç mi hiç etkili olamadık. Geriye düştükten sonra İrfan hoca beraberliği sağlamak adına doğru hamleler yaptı. Maçın sonlarına doğru rakip sahada baskılı gibi gözüksek de pozisyon üretmek de sıkıntı çektik ve dönen toplar da kalemiz de tehlike yaşadık, dağınık bir görüntü sergiledik.
İki kişinin bildiği sır değildir!
Nihayetinde yenilsek de futbolcuların canları sağ olsun diyorum. Kimsenin beklemediği ve ligden düşmemeyi sezonun bitmesine 6-7 hafta kala garantileyen takımı (Emeği olan herkesi) kutluyorum. Yapılan doğrularla beraber elbette yanlışlar da olmuştur. Doğru ve yanlışları sezon sonu bilahare değerlendiririz. Lakin son olarak sıcağı sıcağına Cuma günü yaşanan, çıkılmayan antrenman sonrası, adına ‘yok analizdi yok doğum günüydü vs.’ denilerek insanları böyle bir bilgi vermek süratiyle kandırmak doğru değildir. Aksi takdirde tıpkı TV’ de yıllardır oynanan meşhur dizinin ilk bölümlerinde ki, Aslan Bey’in Duran emmiyi vururken söylediği söz geliyor aklıma.
‘İki kişinin bildiği sır değildir.’ Bu söze bakarak camianın bildiği bir olayın Malatya futbol gündeminde saklı ve doğru bilinmemesi düşünülemez. Olayın doğruluğu, yanlışlığını tartışmıyorum. Demeç verecekseniz doğru verin, yoksa da basına yanlış olan bir şeyi söyleyip gerçekleri gizlemeyi çalışmayın.
Maçın hakemi kolay yönetilebilecek bir karşılaşmayı yetersizliğinden zora soktu. Anlamsız sarı kartlar verdi. Hele Yiğitcan’a gösterdiği sarı kart olacak gibi değildi. Azuka’ yı atabilirdi, atmadı. Gol ofsayt değildi. İkinci yarı 2 dakika su molası, 6 oyuncu değişikliği, 3 defa müsabaka uzun süreli durdu ve uzatma sadece 4 dakika verildi. Rakip takımdan Stoper Çağlar, sol bek Emre, orta sahada Serkan ve ileri de sakatlanıp çıkan Cengiz iyi performans sergilediler.
Devamlı belirttiğim taraftarımızın, müsabaka sonucu ne olursa olsun, hakem ne denli aleyhimize kötü maç yönetirse yönetsin, rakip takım oyuncularımızı ve sizleri olumsuz biçimde tahrik ederse etsin hep centilmenlikten ödün vermememiz gerekir. Aksi ne olur derseniz, verilecek cezaya hazırlıklı olun derim...
Sağlık olsun…
Levent Köksal
Yorumlar
Günün Haberleri
Malatyalı emekliye müjde: Yüzde 50 indirim listesi yayınlandı! İşte başvuru ekranı...
Malatya’da dev proje ortaya çıktı! BUSABAH görüntüledi: 422 metrelik köprü yapılıyor
İnönü Caddesi’nde deprem binalarını kimler beklettiriyor?
Malatya’da trafikte 'Sıfır Tolerans': Bu hatayı yapanın ehliyeti gidiyor
Malatya’da büyük kriz: Paramızı almazsak yaptığımız gibi yıkarız
Malatya’da ücretsiz oldu: SGK’dan emekli ve çalışana 12’li müjde
Sami Er’den ‘Esnaf bizi yanılttı’ çıkışı
Tay’dan Gürkan dönemine ağır suçlama: Esenlik zarara mı uğratıldı?