İleri görüşlü olmak çoğu zaman büyük bir avantaj teşkil etse de futbol cahillerinin yer aldığı ortamlarda bazen sizi yoracak, enerjinizi boş işlere harcayacak kadar negatif bir özelliğe dönüşebiliyor.

Yeni Malatyaspor ilk yarı fırtına gibi eserken, “Başarı ancak sürdürülebilir hale getirildiğinde gerçek başarıdır” tezinde bulunmuştum.

O gün 29 puanın arkasına saklanıp, kişisel çıkar ve komplekslerini kulüp üzerinden görmeye çalışanlar, sosyal medyada iftira timleri oluşturanlar, bu öngörümüzü Malatyaspor’un aleyhineymiş gibi gösterme gayreti içerisine girdiler.

Sezon başında “Murat Akça’ya güvenip sakın yola çıkmayın, madem öyle öz evladınız Malatyalı Burak Kavlak’ı takımda tutun lazım olur” dediğimizde, menajerlikten tutun babalığa, amca-dayıya kadar düşürdüler seviyeyi.

Murat ile şahsi sorunlarınız mı var dediler!

”Devre arası Sadık’ı 750 bin avroya satacağınıza, sezon sonu bedava gitsin. 2 maç kazansak Sadık parasını çıkarır” dediğimizde, ‘Malatyaspor sistem takımı Sadık olmaz, Mustafa oynar’ dediler.

Erol hocaya, Adil başkana “Takım kendiliğinden bir hedefin içine gelmiş aman ha geri durmayalım, cesur olalım” dediğimizde, ‘Siz onlardan daha mı iyi bileceksiniz’ dediler.

Bugünleri tek tek 3 – 4 ay önceden ön gördüğümüzde, “Siz de hiçbir şeyi beğenmiyorsunuz” dediler.

Şimdi takım 7 maç üst üste galip gelemeyince, aynı güruh ‘acaba nerde yanlış yapıldı’ diye suçlu aramaya, ihaleyi kulüp içindeki kendi adamlarından alıp, başkalarının üzerine atmaya başladı.

Bakın yine yazıyorum, yine söylüyorum.

Yeni Malatyasporlu ey fırıncı, kaportacı, boyacı, öğrenci, esnaf, emekli, yaşlı-genç, büyüğüm-küçüğüm iyi okuyun bu satırları.

Kulübün 2018-2019 yılı (1 sezon) tahmini bütçesi 135 milyon lira.

Değerli Yeşilyurtlu hemşehrim,  Sevgili Battalgazili okurum, bu para neredeyse 312 bin nüfuslu ilçelerimizin 1 yıllık bütçesine denk.

Sizler kaşkolünüzü bağrınıza sarıp, Malatya sevdanızı yüreğinize basıp maçlara giderken, birileri 135 milyondan ne koparırım derdinde!

Kulübün ve takımın içindeki sorunlar kabak gibi ortadayken, bu sorunları çözmesi gerekenler ile bu sorunları görmesine rağmen örtmeye çalışanlar da aynı bankadan alıyorlar maaşlarını.

Y. Malatyaspor sayesinde birileri milyonlarca zengin olurken, birileri yüz bin liraları götürüyor, kimileri de onlardan arta kalan kırıntılarla 2-3 bin liralara tamah ediyor.

Tesisleşme, alt yapıdan oyuncu çıkarma, transferi şeffaf hale getirme, stadın bitmeyen sorunlarını çözme, bunları konuşup gündeme getirmeyi onlar akıl etmiyorlar mı sanıyorsunuz?

Ne gereği var ki?

Her gün önlerine getirilen yaş pastayı dilim dilim paylaşmaktan fırsat mı kalıyor kulübün kalıcı ve istikrarlı olması için kafa yormaya, proje üretmeye, bunları hayata geçirmeye…

BİZ Mİ?

Bu satırları okuyan sen de ben de Sivas maçını konuşmaya devam edelim saf ve masumca.

Kalede Ertaç mı olsa iyi olurdu, Farnolle’nin hatası var mıydı?(!)

Pereira 11’de mi olmalıydı, Adem olsa maçı kazanabilir miydik? (!)

Yine de ben de siz de hiçbir şeyden haberimiz yokmuş gibi yapalım, futbolu sadece sahadaki haliyle konuşalım.