Bu yazıyı Malat­ya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Oktay Taş’ın baştan sona okumasını rica ediyorum. Tanıyanlar haber etsin lütfen…
Bu ülkede bazı durumların maalesef değişeceği gözük­müyor.
Ne kadar refaha erişsek de değişme­yeceğini düşünüyo­rum.
Bahsettiğim konu “protokol” vakası…
Aslında bu bir vakadır ve ülkenin baş belasıdır.
“Protokole takıl­dı” lafı bence dünya­nın hiçbir ülkesinde yoktur.
Buna “bürokrasi labirenti” de diyebi­liriz.
Her hangi bir ko­nuda her bir kurum ile ilgili “bürokrasi” başlığı altında çok yorum dinlemişsi­nizdir.
Bürokrasiye ta­kılmayan sayısı çok azdır galiba…
Geçen gün bir arkadaşımdan dinle­dim…
Adamın biri organ bağışlamak istiyormuş. O kadar çok imza ve baş­ka yerlere havale edilmiş ki organ bağışlamak gibi insani bir durumdan vazgeçmiş.
Kurum, organ ba­ğışlamak için faaliyet gösteriyor, ama o kadar çok prosedür var ki, beziyorsun. Amaç organ topla­mak ama pratikte çok farklı oluyor maalesef!
Gazetemizden bir arkadaşımız kaç yıl önce çocuk yetiştirme yurdunda gönüllü bi şeyler yapmak istiyor.
Her şeyin para olduğu bu acımasız dünyada hiç kim­senin aklına gel­meyecek düzeyde bir “iyilik” yapmak istiyor.
Arkadaşımız gazeteci ve bilindiği üzere çalışıyor. O ka­dar çok bürokrasiye takılıyor ki o da aynı şekilde beziyor.
Sistem o kadar kötü ki, gönüllü yap­mak istediğin iyiliğe karşı seni sınıyor!
Ya işin-gücün olmayacak ve çok zengin olacaksın ki bu tür hayır işleri ile uğraşacaksın ya da sistemin getirdiği bu karmaşaya boyun eğeceksin!
Boyun eğenlerin sayısı yüksek gözü­küyor…
Aynı gazeteci arkadaşımız ge­çen gün Eczacılar Odası’nın düzenlen­miş olduğu kahvaltı­ya katılıyor. Eczacılar Odası, o gün Sevgi Evleri’nden çocukları da davet etmiş, yö­neticiler ile beraber.
İyilik yapmak isteyen ve ondan vazgeçmek zorun­da kalan gazeteci arkadaşımız Sevgi Evleri’nin yöneticisi kim diye sormuş ve bir bayanı işaret ederek “Müdire hanım şurada” diye göstermişler.
“Ben kaç yıl önce yetiştirme yurdunda gönüllü bi şeyler yapmak istedim ama bi türlü yapamadım. İzin alamadım, bü­rokrasiye takıldım” manalı birkaç cümle kurmuş arkadaşımız o hanımefendi müdi­reye…
Nasıl müdire hanımmış izlenimi veren zatın yanında­ki ile konuşmasını kesmeden yuvarlak cümleler ile olayı geçiştirmeye kalk­mış…
Yok gönüllü sayısı çok fazlaymış da öyle haftada bir falan gelemezmişsi­niz de…
Yuvarlak cümleler ile soğuk bi surat ifadesi eşliğinde başından savsakla­maya kalkışmış.
O müdire hanım kim bilmiyorum ama Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sayın Oktay Taş’a birkaç soru sormak istiyorum.
- Şu anda gönül­lü sayınız gerçekten çok fazla mı?
- Bu kadar zorluk çıkartmak kurumu şaibeli duruma sok­muyor mu?
- Nezaketten anlamayan o müdire hanımın bir gazete­ciye karşı bu tür bir saygısızlık yapa­bilmesi sıradan bir vatandaşa acaba ne yapabilir?
Sayın Oktay Taş, bu soruları çok merak ediyorum ve “gönüllü” kriterleri­nizin nasıl olduğunu da merak ediyorum
Müdürlüğünüze arz ederim!