14 ve 28 Mayıs 2023 seçimlerini kaybeden muhalefet temsilcileri kendi içlerinde büyük çıkmazların ve yol ayrımının eşiğindeler. 6’lı masanın küçük ortakları ise çaba göstermeden meclise gitmenin keyfini yaşıyorlar.

6’lı masanın büyük ortağı ve baş aktörü konumunda olan CHP; değişim, dönüşüm gibi söylemlerle Mart 2024 Yerel Seçimlerine odaklanamıyor. Kemal Bey; ‘’yerime geçmişi temiz birini bulursam bırakacağım’’ diyor. ‘’Geçmişi temiz birini şimdi bulamadığımdan gemiyi sağ salim limana çekip kurultay kararı alacağım’’ diyor.

 Kemal Bey’in bu söylemleri CHP tabanında büyük tepkilere sebebiyet vermektedir.

Bu söylem doğru ise (hiç ihtimal vermiyorum) CHP için çok zor bir süreç yaşanacaktır. Hatta bölünmenin eşiğine dahi gelebilir.

Zayıf ve içlerinde büyük sorunlar yaşayan muhalefet ülke için hiç arzu edilecek bir durum değildir.

İmamoğlu ise yaşanan seçim mağlubiyetine paralel olarak; ‘’seçim kaybettin bırak ve yerini bana teslim et’’ modunda… Kemal Bey ise ‘’varsa böyle bir niyetin Ekim Kasım gibi Kurultay yapacağım aday ol yarışalım’’ mesajı veriyor.

CHP’de mevcut tüzüğü ile genel başkan dışında sandıktan bir başkasının çıkması olanaksız gibi bir durumdur. İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu bu durumu bildiklerinden kartlarını ona göre karıyorlar.

Kemal Bey 1200 delegelik bir listeyi kendine göre şekillendirip; ‘’hodri meydan’’ demeye hazırlanırken…

İmamoğlu ise delege listelerine hakim olabilirse o da ‘’hodri meydan’’ diyecektir. İşi asla riske atmak istemiyor.

İmamaoğlu delege seçim süreci tamamlanmadan Kemal Bey’in gitmesi için iyiden iyiye çalışmalar yapıyor. Bu yolla başarılı olamazsa Kemal Bey’in; ‘’ben gemiyi limana yanaştırdım, buyur kaptan ol’’ demesi için tüm şartları zorluyor. Gizli zoom toplantıları yapıyor. Akıl hocaları ile ne pahasına olursa olsungörüşmeler yapıyor. Büyükelçiler ile balık yeme görüşmeleri yapmaktan imtina etmiyor.

Muhalefetin mağlubiyeti tamamen Kemal Bey’e mal etmesi hiç etik bir davranış değildir. Eğer seçim kazanılmış olsaydı herkes kendine pay çıkaracaktı. Hele muhteşem ikili sonucun aktörleri ‘’biziz’’ diyeceklerdi.

Küçük sağ partiler ‘’bizsiz olunmayacağı ispatlandı’’ diyeceklerdi.

CHP eski genel sekteri Önder Sav’ı devreye koyan İmamoğlu; ‘’ben kendimi taca atmam, halk beni istiyor’’. Mesajları ile Kemal Bey’i çekilmeye zorlama çabasında…

Yarsav eski başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun; ‘’Kılıçdaroğlu’nun hukuken başkanlığı bitmiştir’’ çıkışı da İmamoğlu’na can suyu olmadı. Tüm engellemelere rağmen niyetinden geri adım atmıyor. Ablası ise bu konuda sessiz.

CHP’de herkes bir oyunun peşinde bakalım pusulanın ibresi kimi gösterecek.

 

Özgür Özer, Gürsel Tekin, Canan Kaftancıoğlu, Faik Öztrak bunlarda Kılıçdaroğlu endeksli Genel Başkan adaylarıdırlar.

 

Millet İttifakı’nın 2. Büyük ortağı ise yanlış zaman ve yanlış yerde durmanın muhasebesi ile içinde sorunlar yaşamaktadır. Genel başkanı Meral Hanım;  ‘’büyük bir yanlışa girmişiz ve sonsuz pişmanlık içindeyiz beyanları ile hesaplaşacağız’’ çıkışlarını sürdürüyor. Meral Hanım zaman zaman istifa kozu ile karşılaşıyor. Belli başlı bazı isimleri;  ‘’asıl durmamız gereken adres Cumhur İttifakı saflarıdır’’ diyorlar. Bu konuda beyanları vermekten geri durmuyorlar.

İP ideolojik taban olarak muhafazakar ve milliyetçi bir kimlik iddiası ile yola çıkan bir siyasi örgüttür. Zaman zaman merkez ve orta sağ çıkışları da yapıyorlar. Bu ideolojik alt yapıları gereği CHP ile ittifak ve Yeşil Sol ile aynı saftan anılmaktan çok rahatsızlar. Lakin Erdoğan nefreti onları bir türlü Millet İttifakı’ndan ayıramıyor.

Zaman zaman ‘’biz yerel seçimlere tek başımıza gireceğiz’’ çıkışlarını yapsalar da buna cesaret edeceklerinden emin olamıyorlar. CHP ile yerel seçimlerde pazarlıkta ellerini güçlendirme çabası olarak görünüyor.

2024 Yerel seçimlerine doğru gidilirken muhalefetin iki büyük partileri kendi içlerinde sorunlar yaşarlarken bu cendereden nasıl çıkacağız hesaplarını da inceden inceye yapmıyor değiller.

CHP mevcut Büyükşehir Belediyeleri’ni kurumak ve mümkünse artırmak istiyor. Özellikle Ankara ve İstanbul’u muhafaza etme telaşındalar. Bir tarafta parti içi iktidar kavgası,  öbür tarafta seçim mağlubiyeti sıkıntıları ile mücadele ediyor.

Özgür Özel söylemlerinin dozunu artırarak; ‘’Reform ve devrimleri süratle yapmak zorundayız’’. Diyerek reform ve değişim çıkışında kendini dışarı da tutuyor.

Kemal Bey etrafında topladığı tüm partilerin oylarını aldı lakin karşı taraftan oy alamadı.

CHP İzmir ve birkaç Büyükşehir dışında ittifaksız büyükşehir belediyelerini kazanacağına pek ihtimal vermiyor. CHP’li Barış Yarkadaş ve gazeteci Gürkan Hacır İp’li Nebi Hatipoğlu’na sizin derdiniz CHP’ye seçim kaybettirmek. 

İP ise tek başına yerel seçimlere gitmeyi öngüremiyor. Bu konuda pazarlık payını artırmak için çıkışlar yapıyor. Günün sonunda Ankara ve İstanbul’a karşılık Antalya, Adana, Mersin ve Balıkesir gibi Büyükşehir Belediyelerini almak istiyor. Bunu yaparken de asla Yeşil Sol Parti ile anılmak istemiyor.

Her daim güçlü bir muhalefetin ülkeye katacağı çok şeyler olacaktır.

Kemal Bey ve Meral Hanım bütün bu çıkmazların içinden nasıl kurtulacaklar bunu bize zaman gösterecek.

Güçlü ve yapıcı bir muhalefet umuduyla…

Selam ve saygıyla…