MOTAŞ’a çağrımdır:

MOTAŞ’a çağrımdır:

Artık bıktık, usandık!

Basın Kartı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından belli şartları ve yasal bekleme sürelerini yerine getiren gazetecilere Basın Kartları Komisyonu tarafından verilen bir karttır. Sahiplerinin gazeteci olduğunu belgeler ve kimlik kartı yerine de kullanılabilir. Devletin bütün kuruluşları bu kartı tanır. Bu kartı gören polis memurları, o gazetecinin üzerini bile aramaz. Bu karta sahip olan gazeteci maçlara bile gider, maçını izler, oradan notunu alır, haberini yazar. Kısacası basın kartını herkes tarafından tanınır, deyim yerindeyse açamayacağı kapı yoktur ama bu kartın tek açamayacağı kapı maalesef MOTAŞ otobüslerinin kapısı. Halk otobüslerinin çoğu, MOTAŞ otobüslerinin bazıları basın kartlı bir gazeteci gördüğünde hemen söz düellosuna girerler. Hep aynı şeyi söyleyip dururlar.

Ne yazık ki, şoförlerin haklı olduğunu düşünen bazı vatandaşlar da gazetecilere yüklenir, gazeteciyi orada yerden yere vururlar. Biz bunu defalarca MOTAŞ Genel Müdürü başta olmak üzere, hareket memurluğunda hizmet yapan yetkililere söylememize rağmen, bununla ilgili şoförlere mesaj atılmasını saymıyorum, herhangi bir tedbir alınmadı. Yasal hakkımız olan bu kartı gösterip geçmek bu kadar zor olmamalı. Biz artık “Kartınızı Validatörden okutun” kelimesini duymak istemiyoruz. MOTAŞ Genel Müdürlüğü şunu artık bilmeli ki, gazeteciler şoförlerinizle tartışmaktan bıktı. Buna bir çare bulun. Otobüslerinize yasal geçiş hakkı olan kimlik kartlarının bir nüshasını mı koyarsınız veya basın kartını tanımayan şoförlerinize ayrıca eğitim mi verirsiniz, bu sizi ilgilendirir, ama ne yapacaksanız bir an önce yapın. Artık bıktık, usandık.