İsa Karakaş, ödeme sistemini şeffaflıktan uzaklaştıran patronların nasıl bir yasal ablukaya alındığını gözler önüne serdi. Çalışanların geleceklerini ipotek altına alan bu uygulamanın sonu geliyor.
Sosyal Güvenlik Haklarının Gasp Edilmesi
Resmi evraklarda "kayıtlı kayıt dışılık" biçiminde değerlendirilen bu yöntem, devletin hazinesini boşaltırken işçinin de hayallerini yıkıyor. Asgari ücretten yatırılan primler sebebiyle emekli maaşları diplerde kalıyor, hak edilen kıdem tazminatlarında devasa kayıplar meydana geliyor ve sosyal koruma kalkanı zayıflıyor. Bu haksız kazanç kapısını kapatmak adına temelleri 2008 yılında atılan yasal düzenlemeler, geçen yıl revize edilerek çok daha keskin bir hale getirildi. Malatya'daki şirketler için denetim ağları artık çok daha sık dokunuyor.

Adım Adım Daralan Yasal Çember
Borçlar Kanunu, İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu çerçevesinde hayata geçirilen düzenlemeler, şirketlerin çalışanlarına yapacağı tüm ödemeleri bankalar üzerinden gerçekleştirmesini mecburi kılıyor. Sistemin uygulama sınırları yıllar bazında sürekli olarak aşağı çekildi. 2009 senesinde uygulama 10 işçi çalıştıran şirketlerle başlarken, 2016 senesine gelindiğinde bu sayı 5 çalışana indirildi. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe sokulan son maddelerle birlikte çember en dar halini aldı ve sınır 3 işçiye çekildi. Sadece 3 çalışanı olan işletmeler bile gazetecisinden standart işçisine kadar tüm ödemelerini yasal yollardan yapmakla mükellef kılındı.
SGK'nın Kestiği Ağır Fatura
Ödemelerin PTT kanalıyla gerçekleştirilmesine yalnızca banka bulunmayan lokasyonlarda izin veriliyor. Ancak bu durumda da yatan paranın prim mi, maaş mı yoksa telif mi olduğu dekontlara şüpheye yer bırakmayacak şekilde işlenmek zorunda. Yasal yükümlülüklerden kaçan patronları 2026 yılı tarifesiyle yıkıcı cezalar bekliyor. Normal bir çalışan için aylık kesilen idari para cezası 2.734 TL olarak belirlendi. Denizcilik sektöründeki gemi adamları için bu tutar aylık 36.211 TL olurken, basın camiasındaki bir gazeteci için uygulanan aylık tavan ceza 45.278 TL düzeyine ulaştı. Tüm bu idari yaptırımların ötesinde, ıslak imzalı bordro sunamayan ve maaşları elden dağıttığı kanıtlanan şirketlere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 396.360 TL seviyesine kadar ulaşabilen astronomik cezalar yansıtılıyor.



