Geçen gün basın mensuplarını kahvaltıda buluşturan Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti, daha çok yeni bir oluşum olmasına rağmen, “Cemiyet” ibaresinin nasıl olması gerektiğini bu kısa süre içerisinde dahi bizlere gösterdi.

Sadece patronların haklarını değil de çalışanların haklarını düşünen bir Cemiyet’in olması, Malatya için bir şans bence. Bu Cemiyet’in kurulmasında emeği geçen herkese tekrar çok teşekkür ederim.

Kahvaltıda, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı Sayın Mikail Pelit’in açıklamaları benim için çok önemliydi.

Aynen şunları ifade etti:

“Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti olarak bir proje üzerinde çalışıyoruz. Kentte işsiz kalan basın mensupları için ilk 3 ay asgari ücret 2 ay ise asgari ücretin yarısını ödemek için bir çalışma başlattık. En kısa zamanda bu projemizi hayata geçireceğiz. Bence bu çok önemli bir adım, bugüne kadar böyle bir çalışma asla yapılmadı. Dolayısıyla tüm arkadaşlarımızın bir takım güvencelere sahip olacağını düşünüyoruz.”

“Cemiyet” kavramının anlamını yıllardır unutan basın mensupları “eski” zihniyetler yüzünden bu tür olumlu projeleri görünce heyecanlanır benim gibi.

Daha çok yeni olan Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti’nin, işsiz kalan basın emekçilerini düşünmesi, bana halen faaliyette olan ama benim gözümde “eski” olan diğer Cemiyeti hatırlattı.

Hani, şu TOKİ projesini gerçekleştiren ve bu proje üzerinden basın mensuplarından zorla 250 lira almak isteyen Cemiyet’ten bahsediyorum.

Bomba gibi Malatya’nın gündemine düşen “250 lira skandalı” yüzünden bir açıklama dahi yapmayan “eski” Cemiyet’ten bahsediyorum.

Hani, şu geçenlerde sadece Malatya basın çalışanlarının yüzde 20’si ile gerçekleştirilen 25. yıl kutlamaları yapan Cemiyet’ten bahsediyorum.

Hatırladınız değil mi?

Biri 25 yıllık bir Cemiyet, diğeri ise sadece beş aylık bir Cemiyet…

5 aylık Cemiyet’in, Malatya’da neredeyse tüm basın çalışanlarına hitap etmesi işte “eski” kalmış ve Cemiyet kelimesinin anlamını unutmuş insanlara açık bir örnektir.

Bu insanlar koskoca 25 yıllık derneği bir kenara bırakıp niye yeni bir oluşumda toplandı?

Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti’nin kuruluş aşamasında da birkaç yazı yazdım ve “eski” Cemiyet’e sorular sormuştum. Hiç cevap alamadım hatta bu son sorduğum soru da cevapsız kalacak ama ben yine tekrarlayayım:

Malatya’daki basın mensupları koskoca 25 yıllık derneği bir kenara bırakıp niye yeni bir oluşumda toplandı?