Yeni Malatyaspor kötü giden sürece, Ş.Urfaspor deplasmanında son verdi ve sahadan 2 – 0’ lık galibiyetle ayrılarak puanını da 11’ e yükseltti.
Urfaspor maçına giderken takımda yaşanan bazı olumsuz gelişmeler, oynanan futbol ve alınan kötü neticeler bizi ister istemez karamsarlığa sevk ediyordu. Ligdeki konumumuza baktığımız da tam zamanında alınmış olan ilaç gibi bu galibiyetin, takımın üzerinde oluşmuş kara bulutları da bir nebze olsun dağıttığını gözlemlemiş olduk. Kısacası, zor bir süreçte güzel ve bir o kadar da özel olan bu üç puanla takımımız lige tekrar tutunup nefeslendi diyebiliriz.
Müsabakayı değerlendirirsek, her iki yarıda iki farklı Yeni Malatyaspor izledik. İlk yarıda sadece kalesini gole kapatıp rakibi oynatmamaya çalışan, hücum yapmayı ise hiç beceremeyen ileride tek başına bıraktığı İskender’le idare eden takım gördük. Ramazan’ ın soldan bindirip İskender’e çıkarttığı topun haricinde, rakip alanda hiçbir organize atak girişimimiz olmadı. Urfaspor ilk yarıda yakaladığı net fırsatları harcayınca ikinci yarıda sahada bambaşka bir Yeni Malatyaspor seyrettik. Çünkü bu pozisyonlardan biri gol olsaydı burada daha farklı cümleler yazıyor olurduk.
Sadece yarı sahamızda oyunu kabul etmeyle bu işin olmayacağını gören İrfan hoca, ikinci yarıda takımı biraz hücuma çıkarınca Yeni Malatyaspor sahada bende varım dedi. Mba’ nın akıllı ara pasını aynı şekilde Alex’ in de İrfan’ a gol pası olarak vermesi ve bu futbolcumuzun ağlara göndermesiyle oyunun seyri lehimiz bir anda gelişmiş oldu. Golün sahibi İrfan’ın köşe atışında oyuna sonradan dahil olan Akpabıo’nun kafa vuruşu ile farkın ikiye çıkması bizi tam anlamıyla rahatlattı. Kalan dakikalar da ise bu farkı daha da arttırabilecek pozisyonları özellikle de Akpabıo ile ya kaçırdık ya da bencilliği yüzünden heba ettik. Skor 1-0 olduktan sonra rakip kaleye kontra gittiğimiz anlarda Alex’ in yerinde sahada olabilecek İskender ile daha farklı sonuç alabilirdik. Aksi takdirde hiç hücumu düşünmeden İskander’i orada tek başına bırakarak oynamanın ne bu futbolcuya faydası ne de takıma katkısı olur.
Maçıın en iyi oyuncusu olarak, hem gol atması hem asist yapmasının yanı sıra, karşılaşma boyunca gösterdiği efor ve çalışkanlığıyla da ön plana çıkan irfan Başaran’ı gösterebiliriz. Müsabaka boyunca oraya giden taraftar desteğinin hiç eksik olmadan devam etmesi önemliydi. Aynı desteğin iç sahada sadece 60-70 dakika değil veya mağlup duruma düşsek de devam etmesi gerekir.
Bu galibiyet sonrası 10 hafta öncesinden farklı cümleler kuracak değilim. Yeni Malatyaspor puan veya puanlar kazanmak istiyorsa rakiplerine göre oynayacağı sistem bellidir. Bu taktiksel oyun sistemi iç sahada biraz değişebilir. Takım halinde iyi savunma yapıp, rakibe alan bırakmadan Pozisyona girmesini önlemeye çalışmak, kazanılan toplarla da hızlı hücuma çıkıp etkili kotra ataklar geliştirmeye çalışmaktır. Rakip sahaya yapılan bu ataklarda organize ve fazla oyuncu ile gitmek önemlidir. Urfaspor maçının ilk yarısı yazdıklarımızın kısa bir özetidir. Hiç golü düşünmeden sadece savunma yaparak oynamaya kalkarsak, her takım Urfaspor gibi cömert olmaz ve geriye düştükten sonra da en büyük zaafımız ortaya çıkar. Yani maçı çevirmemiz zorlaşır.
Milli maçlar sebebiyle ara verilen bu haftadan sonra Yeni Malatyaspor sekiz puanla ligin dibine demir atan Kayseri Erciyesspor ile karşılaşacak. Puan olarak rahatlayıp ligde orta sıralara yükselmek istiyorsak sadece tek maç değil seri galibiyetler almamız gerekir. İlk yarıyı bitirebileceğimiz en iyi yer amacıyla Erciyes maçı çok önem arz ediyor.