Kazananın olmadığı, beraberliğin iki temsilcimize de yaramadığı, dostça başlayıp, futbol sertliği içinde ve centilmence geçen bir karşılaşma izledik.

Müsabakaya iyi başlayan ve ilk 25 dakika içerisinde rakibi Yeşilyurtspora göre oldukça baskılı görülen 44 Malatyaspor bu zaman diliminde yakaladığı bariz gol fırsatlarını bilhassa Yusuf’la değerlendiremedi. Defansını önde kurup, Yeşilyurtspora ise yarı sahasın da pres uygulayan 44 Malatyaspor bu sayede ilk yarı boyunca rakibine hem pozisyon hem de oyun açısından üstünlük sağladı. İbrahim, Harun ve Erdem üçlüsüyle orta alanı kalabalık tutup iyi kontrol eden 44 Malatyaspor, sadece ilk yarı değil ikinci yarı da bu bölgede rakibine fazla oyun kurma şansı tanımadı. İlk yarının son 20-25 dakikası başlangıcın aksine düşük tempoda, keyifsiz ve pozisyonsuz geçti.

İkinci yarı 44 Malatyaspor daha fazla topa sahip olup rakibinin üzerine gider gibi olsa da, net pozisyonlara girip bunları kaçıran taraf Yeşiyurtspor oldu. Ayrıca, Engin’le kazandıkları gol de hakemin topun dışarıdan çevrilip iptal ettiği kararı ne kadar doğruysa, yine aynı futbolcuya yapılıp da penaltı verilmeyen karar o kadar yanlıştı. Orta alanı üçleyip iki de kenar futbolcu ile oynayan 44 Malatyaspor’ un ileride Yusuf’u tek santrafor olarak bulundurması doğru olsa bile, bu oyuncuya yeterli destek verilmeden devam edilmesi takımın ofansif gücünü büyük ölçüde etkiledi. Aynı hata Turgut oyundan çıkana kadar Yeşilyurtspor takımında da yaşandı. Oyundan çıktıktan sonra Engin ile girilen fırsatlarda ise 44 Malatyaspor savunmasının anormal derecede yaptığı bireysel hatalar vardı. Turgut gibi havadan etkili bir oyuncunuz varsa kenarları iyi kullanmanız gerekir ki, Yeşilyurtspor’un karşılaşma süresince bu konuda pek de başarılı olduğu söylenemez. Karşılaşmanın ikinci yarısında temponun yüksek olması, futbolcuların pas yüzdeleri düşük olsa da müsabakayı kazanma adına çaba göstermeleri dışarıdaki seyircileri soğuk havaya rağmen orada tuttu.

Müsabakanın Malatya derbisi olarak görülmesi, iki takımın da aralarında bir puan bulunması karşılaşmayı çok önemli hale getiriyordu. Maç, çok kaliteli geçmese de, mücadele ve seyir zevki açısından yeterli düzeyde, Fairplay çerçevesinde ise temiz başlayıp sona eren bir karşılaşma olduğu için hepimizi bu anlamda sevindirmiştir.

Ancak, yazımın başlığın da belirttiğim gibi alınan birer puan şu gün itibariyle iki takımada yaramamış ve diğer müsabakaların sonuçlarına göre de liderle puan farkı biraz artmıştır.

Yeni Malatyaspor kazanmak zorunda

Yeni Malatyaspor hafta sonu ligin sonunda olmasına rağmen kanımca topladığı 8 puanın üzerinde futbol oynayan ve oyuncu kadrosuna sahip bir takımla iç sahada karşılaşacak. Bizden 3 puan geride olmasına rağmen Kayseri Erciyes takımı bu ligde sıçrama yapabilecek mesela, 3 maç üst üste kazanabilip, 9 puan alabilecek bir ekiptir.

Milli maç arasını iyi ya da kötü değerlendirdiğimiz bu karşılaşma ile gün yüzüne çıkacaktır. Biraz istikrar biraz güven aşılanmak isteniyorsa Urfaspor’dan sonra bu maçtan da galibiyet almamız şarttır. Giresun karşısında oynadığımız futbolu, Denizli, Balıkesir maçlarını geçip, Urfa maçının ikinci yarısına kadar beklemek hepimizde ister istemez bir küme düşme korkusu yaratıyor. Takımın kalitesi, gücü nispetinde sahada futbol oynamasını, mücadele etmesini beklemek tüm Malatyalı futbolseverlerin hakkıdır.

Sahada kolay teslim olmayı bir kenara bırakıp, müsabaka sonuna kadar mücadele edebilmek, bunun neticesinde çıkan skoru ise kabullenmek hepimizin doğrusu olmalıdır. Bunlardan yoksun bir Yeni Malatyasporu herhalde kendileri de istemez, bizler de benimsemeyiz.

Lig de topladığımız 11 puanın sadece 3 puanının içeri de kazanılması düşündürücüdür. Taraftarlarımızın iç sahada kendi takımımız üzerinde ki baskıyı bir kenara bırakıp, rakip takım üzerinde yoğunlaştırarak oyundan düşürmeleri gerekir. Unutulmasın ki Yeni Malatyaspor PTT liginde her takımı elini kolunu sallayıp yenecek güce sahip değildir. Taraftarın bu bilinçle takımdan bir an önce goller beklemek yerine, müsabaka sonuna kadar destek vermeleri gerekir.