İş hayatının her geçen gün yeniden şekillendiği bir dünyada her dakika ödüller veriliyor.

Performansa dayalı verilen bu tür ödüllerin yanı sıra, çeşitli dallarda görev alan insanlara da sürekli ödüller veriliyor.

Aslında biraz “ödül” konusuyla kafa yormaya başlayınca, dünyanın dönmesini verilen “ödüllerle” olduğunu düşünmeye başlıyorsun.

Çünkü “taltif” edilme duygusu insanoğlu için yedinci bir “his” gibi…

Bırakın özel sektörü, devlet kurumlarında bile her gün bazı insanlar “ödül” alıyor.

Plaketler, madalyalar, kupalar…

Birileri başka birilerine, o başka birileri de bambaşka birilerine ödül veriyor.

Bitmeyen bir döngü var.

Şeytan’ın Âdem’e verdiği ilk “elma” ödülü ile başlayan bu döngü kıyamete kadar sürecektir.

Akademik ödüller, sinema ödülleri, en iyi bilmem kim ödülleri, müzik ödülleri, her türlü tasarım ödülleri, performans ödülleri, spor ödülleri, basın ödülleri…

Bilmem hangi ilçenin kaçıncı tanıtma gününde bile birileri “ödül” alır.

Sayısız derneğin ödül törenleri vardır…

O derneğin ismini belki de sadece o gün görürsün gazetelerden…

İyi midir kötü müdür inanın tam olarak bilmiyorum…

Ama birileri ödül almayınca sanki hayat duracak gibi geliyor bana…

NOBEL ÖDÜLÜ

DNA'nın yapısını keşfettiği için 1962 yılında Amerikalı James Watson Nobel ödülü almıştı. Geçen hafta aldığı ödülü satışa çıkardı. Nobel ödülü almış ve hayattayken o ödülü satışa koyan ilk insandır James Watson. Satışa koymasının sebebini de şöyle açıklamış:

“Hiç kimse var olduğumu gerçekten kabullenmek istemiyor.”

Adam, dünyada bilinen ve tanınan bir biyolog ve dünyanın en çok bilinen ve saygı duyulan Nobel ödülüne layık görülmüş ta 1962 yılında. Hayatını okudum, sayısız ödül almış. Yaşı olmuş 86, halen bir ödül bekliyor.

Aldığı Nobel ödülü açık artırmayla 4,8 milyon dolara ismi açıklanmayan bir zengin tarafından satın alınmış.

Gizli alıcı geçen gün bir açıklama yaptı ve ödülü aldığını ve bu ödülün sahibinin James Watson olduğunu, bu ödülü onun hak ettiğini söyleyerek ödülü iade edeceğini duyurdu dünya basınına.

Rus milyarder Alişer Usmanov’un yaptığı bu pahalı şık harekete ben takılmıyorum. Takıldığım konu, 86 yaşındaki ve dünyaca bilinen bir bilim adamının halen insanlardan bir şeyler beklemesine takılıyorum.

Çok garip…