“Haydi sütçü geldi, süütçüüü” Bu sesi sokağımız da mahallemiz de hemen her gün duyarız.
“Haydi sütçü geldi, süütçüüü”
Bu sesi sokağımız da mahallemiz de hemen her gün duyarız.
Kimi aileler hemen camdan aşağıya bağırırlar “sütçüüü, bekle, geliyorum” der ve hemen aşağı iner bir veya birkaç litre süt alır.
Süt temiz mi?
Hijyenik mi?
Saf mı hileli mi değil mi bakılmaz.
Ama şunu görüyorum ki süt satan adamların kılık kıyafetleri hiçte iç açıcı değil!
Kirli oldukları her hallerin den belli.
Gerçi onlardan takım, taklavat, kravat istemiyoruz ama temizlik şart.
Özellikle sütleri doldurarak evlere servis için çıkardıkları sütleri koydukları plastik bidonlar ya sıvı yağdan arta kalan bidonlar ya salça ya plastik su şişeleri.
Temiz olduklarından veya her gün titizlikle yıkandıklarından emin miyiz?
Değiliz.
Sütün temizliğinden emin miyiz?
Hayır.
Sütün depolandığı ve bir arabanın arkasına konan yüz litrelik süt kazanları her gün hijyen kurallarına göre yıkanıyor mu?
Belli değil…
Pekiiii…
Bu sütçüler sağlık kuruluşları veya belediyelerce denetleniyorlar mı?
İl Sağlık Müdürlüğü bu denetimsiz olarak süt satanları kontrol ediyorlar mı?
Zabıta müdürlükleri bu sütçülerin sütlerinin sağlıklı olup olmadıklarını kontrol ediyorlar mı?