Hatırladığım kadarıyla hiç “Büyük Patron” tanımadım. Ama ben ticaretin farklı bir beyine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Her “kafalı” insanın Büyük Patron olamayacağını düşünüyorum. Mesela Balzac geri ya da orta zekâlı bir insan mıydı? Tabii ki değil ama Balzac’ın ticarette iflas ettiğini, hayatı boyunca para sıkıntısı çektiğini biliyoruz.
Kafa karıştıran soru şu: O halde Vehbi Koç, Balzac’ tan daha mı zeki? Ya da Mehmet Emin Karamehmet’in IQ’ su Balzac’ın zekâ seviyesinden yüksek mi?
Gerçekten çok düşündüm bu konuyu ama tam anlamıyla bir cevap bulamadım.
Mesela Atatürk askeri okula değil de Ticaret Lisesi’ni bitirseydi. Ardından küçük bir şirket kursaydı ve o küçük limited şirketini holdinge dönüştürebilir miydi? Hatta daha lisedeyken, “Ben ileride holding sahibi olacağım. Karabekir, seni satış müdürü; İnönü, seni genel müdür yapacağım. Ben ileride EVLİYAZADE’ler gibi olacağım.” diyebilir miydi?
Ya da Vehbi Bey, bakkal sahibi değil de doktor olsaydı, mesleğinde lider olur muydu? Kalp naklini ilk gerçekleştiren Türk olur muydu?
Tarihe mal olmuş kişilerin mesleklerini ve uğraşlarını başka alanlarda yapması takdirinde ne olurdu sorusunu düşünüyorum. Ve kafa yoruyorum bu konuda… Bu tür egzersizleri yaparken farklı fikirler gelebiliyor.
Deniz Baykal, CHP ile değil de TÜSİAD ile bir teması olsaydı, ne olurdu? 30 yıl uğraşır mıydı başbakanlık için? O koltuğa oturabilir miydi?
Recep Tayyip Erdoğan, Erbakan ile değil de, Mehmet Ali Birand ile tanışsaydı. İyi bir programcı ya da iyi bir belgesel yönetmeni veya iyi bir Ortadoğu uzmanı olur muydu?
İsmet İnönü, ikinci adam değil de birinci adam olsaydı… Tamam, boş verin bu soruyu, geçelim…
Hitler kiliseden atılmasaydı ve papaz olsaydı ne olurdu? 45 milyon insan ölmezdi diye bir cevap gelirdi. Ama PAPA olur muydu? Yeni bir Haçlı Seferi düzenler miydi?
Kristof Kolomb hiç doğmasaydı ne olurdu? Dünya güllük gülistanlık olur muydu? Kaddafi olur muydu, Mübarek olur muydu, Saddam Hüseyin’i canlı canlı idamını izleyebilir miydik?
Darwin Müslüman olsaydı…
Brad Pitt hiç olmasaydı…
Hürrem Sultan İstanbul’a hiç gelmeseydi…
Ahmet Çakar hakem değil de, Baro Başkanı olsaydı…
Acun Ilıcalı olmasaydı… Kaybımız, gördüklerimiz, duyduklarımız, geyiklerimiz…
Behçet Necatigil olmasaydı…
“Ya ümitsizsiniz
Ya da ümit sizsiniz
Ya çaresizsiniz
Ya da çare sizsiniz…”
Olur muydu?