Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığımız ziyaretleri köşeme taşımaya devam ediyorum.
Bugünkü durağım 3,5 yıl AK Parti Malatya il başkanlığı yaptıktan sonra, 24 Haziran Erken Genel Seçimleri’nde Meclise giren AK Parti Malatya Milletvekilimiz Sayın Hakan Kahtalı’nın çalışma odası...
Şevket Keskin’in yüksek perdeden açıklamaları, ulusal medyanın Esenlik-Kahtalı ticaretini gündeme taşıması, Darende’den Kahtalı yerine CHP’li vekile giden faks olayı...
Kısacası herkesin konuştuğu Vekil; ‘Esenlik-Kahtalı-Meşale’ meseleleriyle ilgili ilk bize konuşacaktı.
BUSABAH’tan Meclise giden heyetimiz tamamen ‘hayırlı olsun’ dilekleriyle çaldı Kahtalı’nın kapısını. Diğer vekillere nispeten daha az yoğunluk vardı çalışma odasında.
Zemin kat, 2. banko, F718 nolu odasında hakkında çıkan haberleri incelerken geldiğimizi görünce büyük bir nezaketle karşıladı bizi.
Odasında hemşerilerinin gönderdiği her meyve her kuruyemiş misafirlerine ikram edilmek için hazır duruyordu. Önce bir çay, sonra kahve içtik. Israrla yemek teklif etti aç değildik, yok dedik.
Önce Türkiye, sonra Malatya konuşuldu.
Meclise yeni yeni alışmaya başladığını, Malatya’yı çok sık özlediğini söyledi.
Milletvekili seçilmesinin nasıl geliştiğini, Bülent Tüfenkci’nin bakanlığı öncesi Ahmet Çakır ile nasıl bir siyasi manevra yaptıklarını anlattı. İl Başkanlığı görevini yürütürken, niyetinin görev süresi dolduğunda milletvekili seçilmek için başkanlığı bırakmak olduğunu ancak erken genel seçim kararı alınınca bu planlamayı erkene almak zorunda kaldığını söyledi. Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olduğu kabineye Malatyalı bir bakanı sokmak için o dönem Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ahmet Çakır ile randevusuz bir şekilde başbakanın özel kalemine gittiklerini anlattı. Akşam 6’dan gece 23.30’a kadar 5 buçuk saat kapıda bekleyip, 5 dakikalık özel görüşmeyi paylaştı. Davutoğlu’na; “Artık Malatya seçim sonraları rekorlar şehri oldu, bu desteğin tek karşılığı bir bakanlık, kendi şehrimizdeki baskıların önüne geçemiyoruz” diyerek, sonraki süreçte Malatya’ya bakanlığın verildiğini, çorbada tuzları olduğunu gurur duyarak anlattı.
Yine bir başka detay ise; Bülent Tüfenkci, Ahmet Çakır, Hakan Kahtalı’nın aynı arabada giderken, kabinenin canlı yayınla takip edilmesi sırasında yaşanıyor. Kahtalı ve Çakır pür dikkat Kahtalı’nın telefonundan Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasını dinlerken, önde oturan Bülent Tüfenkci oralı bile olmuyor, yolu seyrediyor.
Davutoğlu: ‘Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’ dediğinde, Tüfenkci ‘yanlışlık olmasın’ diyor.
Sonrası;
Tebrikler, kahkahalar, telefonlar...
Tüm bu güzel ve özel muhabbetlerin ardından konu dönüp dolaşıp, Kahtalı’nın Meclise hızlı ve stresli bir giriş yapmasına geliyor.
Önce Darende’den gelen faks olayı...
Bu olaydan hiçbir haberi olmadan gerçekleştiğini söylüyor. “Kaldı ki” diyor ve ekliyor: “Sizler kaç gündür Meclistesiniz ve görüyorsunuz, her ziyaretçinin elinde dosya var, herkes tanıdığı milletvekiline götürüyor. Kimi referans, kimi yardım, kimi yol gösterilmesini istiyor. Bana gelen faksla ilgili sanki o insanın işini torpille halletmişim gibi bir algı oluşturuldu. Çok basit ve mecliste her gün yüzlerce yaşanan bir olay sadece ilk kez ben yapmışım gibi servis edildi. İnsanlar şunu çok iyi bilsin, ne o gelen faks için kimseyi aradım ne de görüştüm ne de bir işini hallettim. Her şey bilgim dışında oldu. Mesele o kadar tesadüf ki faks bile yanlış yere gitmiş!”
Esenlik ve malum satış olayı açılıyor.
Kahtalı, çok neşeli ve rahat bir şekilde konuşuyor, yapılan haberle ve ortaya atılan iddialarla ilgili espri dahi yapıyor.
Başlıyor olayı anlatmaya:
“İftira atıldığı gibi 2 market değil, söz konusu sadece 1 marketin kendimle alakalı olan bölümü yüzde 33’lük hissesi. Bu teklifi bize Esenlik getirdi. Sanki ben Esenlik’in malına göz dikmişim, gidip iki marketi elinden almışım gibi anlatıldı. Oysa Esenlik bunu her borcu olduğu esnafa teklif etti. Kömürtevzi’de yapılan evler, ticari araçlar bu şekilde borçlara sayılarak kapatıldı. Benim şirketimin 3 ortağı var ve bölge bayiliğini yaptığımız 7 il var. Tüm marketlere mal veriyoruz. Bu mallar o marketlerde en çok satılan mallar. Esenlik’te bu şekilde bizden mal aldı ve ödeyemeyince bu teklifle geldi, hatta biz uzun süre bunu kabul etmedik, çünkü ticari anlamda büyük kaybımız vardı. Mecbur kalınca tamam dedik. Ama bu iftiraları atanlar, beni; halkın alış-veriş yaptığı marketi siyasi gücümle kelepir fiyatına alıyormuşum gibi göstermeye çalıştı. Meselenin iç yüzünü bilmeden atıp tutanları da Allah’a havale ediyorum.”
Şevket Keskin’i 2 kez aradığını telefona çıkmadığını geri de dönmediğini söylüyor. Şevket Keskin’in Esnaf Odası Başkanı olduğunu hatırlatıyor ve mağdur durumda olan şirket ortaklarının hakkını neden korumadığını soruyor. Malatya’da ticaret ile uğraşan diğer milletvekillerini örnek gösteriyor.
Olayın etik bulunup bulunmaması konusunda ise, “Ben ticari ahlakı zedeleyecek. Haksız yere gelir elde edecek, beni vekil seçen Malatyalılara karşı onların var ettiği zarara sokacak bir davranış göstermedim. Bu iftiralarla ilgili yargı sürecini başlattım. İhale kovalayan, siyaset sayesinde zenginleşmeye çalışan biri değilim. Eğer milletvekillerinin ticari hayatı etik dışı olsaydı, bu yasayla belirtilirdi. Dolayısıyla ne ticari ne de ahlaki etiğin dışında bir durum yok.”
HATIRLATMA:
Tamamen hayırlı olsun havasında geçen görüşmemizde Sayın Kahtalı’ya yaptığımız ziyaret röportaj ya da bu konularla alakalı değildi. Laf lafı açtı. Bir gazeteci olarak sormam gerekenleri sordum o da cevapladı.
Ne ben; haber, köşe, röportaj için sordum ne de o; bunları paylaşayım diye konuştu.
Yani Şevket Keskin-Hakan Kahtalı atışmalarına girmek gibi bir niyetim yok. Gerçek haklı ve haksız ancak Allah’ın huzurunda belli olur.
GÖZLEM:
Hakan Kahtalı fikirlerini net bir şekilde ifade eden, ortada kuyu var yandan geç demeden daha cesaretli konuşan bir isim. Mecliste sürekli Ahmet Çakır ile beraber takılıyor. Kendisine gelen taleplere yardımcı olmaya çalışıyor. Odasında uzun süre oturmuyor, Öznur Hanım’ı, Bülent Bey’i ziyaret ediyor.