Hayatı anlamaya çalışan ve her seferinde anlayamayan her dünyalı gibi ben de garipserim bu hayatı…

Garip bulurum…

Empati kuramayan insanları görünce…

Sadece kendi çıkarlarını düşünen insanların çoğunlukta olduğunu görünce…

Bencil toplulukların “sencil” görünme hallerini garip bulurum…

Hata yapmaktan korkan insanların sürekli aynı hataları tekrarladığını görünce…

Hep karşı tarafın hatalarını tek tek sayan insanların sanki “ismet” sıfatını üstünde bulundurdukları bir dünyada…

İnsan olduğumuzu unutup karşı tarafın insansızlığını tartışırken aslında hepimizin “tüketici” olduğumuzu kabullenmediğimizi garipsiyorum…

Bu sınırsız tüketim çöplüğünde her gün açlıktan binlerce insan ölürken biz halen maddeye tapıyoruz!

Balzac hayatı boyunca para sıkıntısı çekti ama belki kıyamete kadar eserleri okunacaktır. Muhteşem romanlar yazdı iki yüz yıl önce…

Tolstoy bir tren garında sahipsiz bir şekilde öldü. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. “Savaş ve Barış” kaç yüz yıl daha okunur sizce?

Kafası çok çalışan ne Balzac’ı garipsiyorum ne de bütün malını fakirlere dağıtan ve tek başına ölen Tolstoy’u garipsiyorum…

Ama bu yaşadığımız yüzyılı çok garipsiyorum…

***

Bugün benim yılbaşım...

Yaş oldu 37!

Ne süslü bir pasta istiyorum, ne de hediye istiyorum…

İki kilo portakal al, dedim eşime…

Gülelim, eğlenelim, konuşalım portakal eşliğinde…

37 yaş ile dalga geçelim, dedim…

Güldü ve telefonu kapattı…

Facebook’tan güzel mesajlar aldım her sene olduğu gibi… Hepsine sağ olun dedim.

Keşke hayat Fecebook mesajları gibi olsa…

Sevinçleri ve acıları beraber yaşayan bir toplum olsak keşke…

37 yaşam yılının ilk saatlerinde çoğu insanın belki de garipsediği bir yazı yazdım.

Garipseyenlere 37 rakamını çok garipsediğimdendir, diye bir cevap vereyim!

NOT: En anlamlı mesajı sağ olsun Fatih Avcı göndermiş:

“Kötü hissetmen için yeterli mi: Doğum günün kutlu olsun Mahir abi J”