Yenimalatyaspor pazar günü Hacettepespor ile oynadığı müsabakayı 2-0 kazanarak iki maç sonra deplasmanda galip gelmenin keyfi ile başı dik çıktı Cebeci Stadı’ndan.
Sarı kırmızılıların karşılaşmaya müthiş bir başlangıcı vardı. 2. dakikada da golü buldular.İrfan Başaran'ın attığı gol iki pasla gol yapmanın sanatsal gösterisi gibiydi. İlk yarı boyunca Y. Malatyaspor adına pas oyunu, mücadele, takım ruhu üst düzeydeydi. Uzun haftalar sonra savunma kurgusuna da doğru adamlar seçilmişti.Topun düştüğü her noktada Ferit Cömert ve Koray Şanlı vardı. Rakiplerine nefes dahi aldırmadılar.
Ustalıkla gençlik ateşi birleştiği zaman izlemesi de hoş oluyor. Sağ bek Onur Kalafat hem alanını iyi savundu hemde harika bindirmeler yaptı. Orta alanda başta Emre Toraman olmak üzere İrfan Başaran ve Serkan Çalık Hacettepeli meslektaşlarını pas oyununda, top kapmada silip süpürdüler. Sahanın her karış toprağında ayak izleri vardı. İlk yarı bittiğinde skorbort Y.Malatyaspor’un 1-0 önde olduğunu yazıyordu. Aslında oyunun birinci perdesi daha farklı olabilirdi fakat olmadı.
İkinci yarıda Hacettepespor'un baskılı iyi oyununu ve pozisyon zenginliğini görünce sarı kırmızılıların kendinden cayması ''acaba'' şüphesini aklıma getirdi ama ''yersiz bir kötümserlik'' dedim.
Ramazan Kahya'nın sadece ölü top kullanma atak bindirme işleriyle uğraşırken geride bıraktığı boşluğun rakip oyuncuların bindirmeleriyle ''tehlikeli hal'' olmasının önü 70. dakikada kesildi. Osman Fırat'ın kulübeden fırlayıp sol tarafa hızır gibi yetişmesiyle konu da kapandı. İkinci yarı ''alışmadık'' şeyler olsa da bölüm bölüm sıkıntılı geçse de son dakikalarda 1-0 olsun bizim olsun derken böyle maçların neferi yine sefere çıktı.Ustaca attığı golle ''Aydın Çetin'' sahne aldı ben bitti demeden bitmez sözüyle maça noktayı koydu.
Hacettepe takımının da hakkını verelim genç pırıl pırıl tamamen organik bir proje takımı. Çok koştular ama rakip kale önünde noktayı koyacak bir tane adamları yoktu. Mağlup oldular ama mahçup olmadılar. Hani bir söz vardır ya ''babamın adı hıdır elimden gelen budur''
Bir iyi bir kötü...
Maçın en iyisi Emre Toraman'dı. İşçiliğine kocaman alkış hiç bir mücadeleden kaçmayan arkadaşlarını ateşleyen buram buram tecrübe kokan koca yürekli adam alkışlarımız sana.
Ve Caner Ağca sahanın en kötüsüydü takımının ''topal ayağı'' o kadar temposuz ve aheste idi ki elinde bir kitabı eksikti birde koltuğu.Haftalardır yazıyorum ama Mustafa Uğur için Caner ''bir tane'',''nar tane'',''nur tane''
Sonuç olarak...özellikle ilk yarıda gördük ki ritmini tutturduğu zaman tadına doyum olmayan bir takım çıkıyor sahneye.
Ve göreceğiz ki bu takımın galibiyetlerine yeni anlamlar yüklemek gerekecek. O yüzden diyorum ki Y.Malatyaspor adına çok ''fotojenik'' bir galibiyetti.Çekiyoruz çocuklar gülümseyin. Bir sözümde Y.malatyaspor taraftarına;
Gerçek taraftar takımıyla bütünleşir, eline de sahip çıkar, dilinede. Sahip çıkmayanı da diğerleri engeller. Uzak yakın yağmur çamur demeden her yerde olurlar. Takım aşkı denen şey de budur zaten. Y.Malatyaspor taraftarı bu tanıma uyan bu özeni gösteren tek taraftar grubudur. ''Derebeyleri'' başta Başkan Murat Soysal olmak üzere hepsini ayakta alkışlıyorum.