Hani bazen gazetelerin son sayfalarında anket vari sorular sorulur ya…

Aslında sormak istiyorum:

Evet mi hayır mı, diye…

Neyin evet ya da neyin hayır olduğunu bilmeden sadece “evet” mi “hayır” mı, diye sormak istiyorum.

Hiçbir açıklama yapmadan…

Sonrasında “ama’lı” cümle kurmadan sadece “evet” mi “hayır” mı, demek istiyorum.

Kaçınız direkt “evet” ya da “hayır” der.

Kaç kişi “evet” der.

Kaç kişi “hayır” der.

Sorunun altında yatan duyguya bakmadan senin iç dünyandaki patlamaya sadece“evet” diye cevap vermek ya da sadece “hayır” deyip uzaklaşmak yeterli mi?

Düşünün…

Gün içinde kaç “evet”iniz var…

Dün kaç “hayır” diye seslendiniz mesela.

Tercihler yapıyoruz ve çoğunun belki de farkında değiliz.

Aslında önemli olan sizin “evet” ya da “hayır” demeniz değil…

Önemli olan karşı tarafın ne anladığı…

“Hayır” dersin karşı taraf “evet” anlar.

“Evet” dersin karşı taraf “hayır” anlar.

Yok, dersin var anlar, var, dersin “çok” anlar.

Çok, dersin “yeter” anlar.

Yetmez, dersin “az” anlar.

Genelde beklenilen cevap alınmadığı zaman “beyin” çağrışımlar yapar ve seni bir labirentin içine sokabilir!

“İyi” diye bir cevabın ardından “fena değil” diye düşünebilir karşı taraf…

“Daha iyi olabilirdi” demek “kötü” dür aslında karşı taraf için.

“Kötü” demek aslında o kadar kötüdür ki, anlatılmak istenilenin aksine “kötülerin kötüsünün en kötüsü” diye algılanır karşı tarafta…

İster bu tarafta olun ister karşı tarafta olun…

İster cevap veren olun ister soru soran olun ama inanın cevapları istediğimiz gibi anlıyoruz.

İstediğimiz gibi algılıyoruz.

O cevaptan senaryolar kurup kırk farklı halini düşünüp gerçek halini maalesef düşünemiyoruz.

Duygularımız bizi farklı algılamaya zorluyor ve verilen cevabın analizini yaparken sağlıklı düşünemiyoruz.

Tekrar sorayım:

Evet mi hayır mı?