Eski Malatya’nın (Battalgazi) tarih kokan topraklarında, yüzyıllardır sessizliğini koruyan bir gizem perdesi aralandı! Battalgazi’nin 40 yiğit silah arkadaşının ebedi uykusuna daldığı Kırk Kardeşler Mezarlığı’nda, daha önce kimsenin fark etmediği o "mühür" çözüldü. 800 yıllık Selçuklu lahitleri üzerindeki esrarengiz figürlerin arasına gizlenmiş kutsal mesaj neyi anlatıyor? İşte Malatya’yı ayağa kaldıran o sırrın perde arkası...
KIRK YİĞİDİN TEPESİNDE ESRARENGİZ KEŞİF
Malatya’nın kadim yerleşimi Eski Malatya, dilden dile anlatılan efsanelerin ötesinde, somut bir tarihin şifrelerini barındırıyor. Halk arasında "Kırk Yiğidin Tepesi" olarak bilinen ve Battalgazi’nin şehit düşen silah arkadaşlarına ev sahipliği yaptığına inanılan mezarlıkta, son yapılan incelemeler tüyler ürperten bir detayı gün yüzüne çıkardı.

SELÇUKLU TAŞLARINDAKİ GİZEMLİ FİGÜRLER VE MÜHÜR
13. yüzyıldan günümüze ulaşan ve her biri sanat eseri niteliğindeki taş sandukaların üzerinde yer alan boğa, oğlak ve çift balık figürleri, sadece bir süsleme değilmiş! Uzmanlar, bu figürlerin Selçuklu taş işçiliğinin "koruyucu mühürleri" olduğunu belirtiyor. Ancak asıl şaşırtıcı olan, bu sembollerin arasına ustalıkla gizlenmiş olan o yazılar...
RAHMAN SURESİ'NİN 8 ASIRLIK İMZASI
Lahitin en dikkat çekici noktasında, figürlerin hemen yanı başında Rahman Suresi’nin 27. ayetinin yer aldığı saptandı. "Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır" mealindeki bu kutsal mesajın, neden özellikle bu mezarlığa ve bu figürlerle işlendiği sorusu, tarihçileri heyecanlandırıyor. Bu mühür, fani dünya ile ebediyet arasındaki o ince çizgiyi mi temsil ediyor?
TOPRAĞIN ALTINDAN FIŞKIRAN ÇOK KATMANLI TARİH
Yapılan kazı ve temizlik çalışmaları, Eski Malatya’nın sadece Selçuklu değil, Roma ve Bizans dönemleri için de bir cazibe merkezi olduğunu kanıtladı. Bulunan antik sikkeler ve tahrip olan taşların altından çıkan yeni bulgular, Kırk Kardeşler Mezarlığı’nın binlerce yıldır "kutsal bir koruma alanı" olarak görüldüğünü kanıtlıyor




