Hep şuna inanırım…

Eğer bir yerde monotonlaşma varsa…

Eğer bir yerde sürekli tekrar varsa…

Eğer bir yerde sürekli “geçmişte şunları yaptık” diyen bir ekip varsa…

Eğer bir yerde hareketlilik durmuşsa…

Ve eğer bir yerde sürekli ama sürekli geriye doğru bir ivme varsa…

O yerin tek kurtuluşu yeni insanlardır.

Becerikli yeni ekiplerdir.

Beceriye inanmayan insanların becerikli insanları bulma-seçme gibi bir durumu olamaz.

Maalesef Malatya’da çoğu durum aslında “hobi” durumudur.

Yani…

Asıl mesleklerini yapmayıp hobi olarak yaptıkları her neyse onu asıl meslek gibi yapıyorlar.

Ama iş profesyonel olarak yaptığı işe geldi mi daha az konuşulur daha az fikir üretilir.

Bir yerde az fikir üretilip çok dedikodu yapılıyorsa o yer aslında metal yorgunu bir yer olmuştur.

Geçen hafta sonu Trabzonspor’un Başkanı ülkemizde pek olmayan bir şekilde başkanlığı bıraktı.

Nedenlerini bilmiyorum ama çoğu insana garip geldi.

Çünkü bizde “bırakmak” demek ölmek demek gibidir.

DEĞİŞİM SÜRÜYOR

Malatya Ticaret Odası’ndan sonra Malatya Ticaret Borsası’nda da bir değişim gerçekleşti.

Yeni Başkan Ramazan Özcan’ı tanımıyorum.

Ama bildiğim bir gerçek var.

En kötü eski yönetimden daha iyi başkan olacağı…

Bu söylemim eski yönetimi “kötülemem” değil tam tersine bilime inanmam.

Çünkü yeni ekip “eski ekibin” yapamadıklarını biliyordur.

Yaptıkları yanlışları yaşayarak öğrenmiştir.

Yeni ekip, yapılamayanları yapmak için uğraşırsa ve eski ekibin yanlışlarını yapmazsa başarı sağlanır.

Zaten değişimin temel nedeni budur.

Yoksa değişimin bir anlamı yok.

Malatya’ya hayırlı olmuştur inşallah.

DEĞİŞİM DEVAM EDER Mİ?

Malatya’da çok metal yorgunu var, diye bundan altı veya yedi ay önce bir yazı yazmıştım.

Bu kadar metal yorguna sahip bir şehirde değişim bizleri şaşırtmasın.

Ortalamanın üzerinde bir yorgunluk varsa iki yerin değişimine dahi bir gariplikle bakıyorsak bence yanlış yapıyoruz.

Bence bu değişim devam eder.

Çünkü sadece yüzde 10 değişse yine daha yeni değişimler göreceğiz demektir.

Bakıp göreceğiz.

DEĞİŞİM NİYE SEVİLMİYOR?

Malatya aslında küçük yer…

Her makam her makamı tanır.

Her koltuğun çok seveni var.

Her koltuğun lobileri var.

İşte bu lobiler sürekli faaliyet halinde…

Yanlışı gördüğü halde tanıdığı veya sevdiği olduğu için bir fiske kondurmayanların şehridir Malatya.

Tanıdığı veya sevdiği olduğu için o koltuğu hakkıyla yapmadığını bildiği halde canla başla o “beceriksiz” tanıdığı için lobi yapanların şehridir Malatya.

Biz eğer bu “küçüklükten” kurtulursak o zaman büyük şehir oluruz.

Yoksa tabelayla “büyük” olunmaz.