“Partimin ve milletimin bana emanet ettiği bu kutsal bayrağı davama ihanet etmeden taşıyacağım” siyasete giren her encümen, her belediye başkanı, her vekil önce bunu der.
Eğer gerçek dava adamıysa; bu söz yerde kalmaz!
Aday gösterilsin ya da koltuğundan edilsin hiç fark etmez partisinin yanında durur her zaman Cemal Akın gibi...
Şayet değilse makam ve mevkileri bir başka siyasi aktöre devredildiğinde ya da partisinden beklediğini alamadığında bu kez başlar ağlamaya...
Şu günlerde bir önceki seçimde AK Parti’den beklediğini bulamayan bazı adayların Öznur Çalık’ı suçlayan açıklamaları tamamen bundan ibaret.
Öznur Çalık bu şahısların arkasında durup belediye başkanı yaptığında(onların yaklaşımına göre) dünyanın en iyi kalpli siyasetçisiydi. Ama bu dönem hiçbir adaylık sürecine müdahil olmadığında, kimsenin arkasında durmadığında birden hedef tahtasındaki siyasetçi konumuna getirilmeye çalışılıyor.
Seveni olur sevmeyeni, insanlar kabul eder ya da etmez ama Malatya siyasetinin son 20 yılında bir Öznur Çalık gerçeği var kimse bunu inkâr edemez.
Her dönem MKYK’ya girmiş, Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir liderin yanında genel başkan yardımcılığı yapmış ve her dönem her seçim Malatya’nın en çok konuşulan ve habere konu olan vekili olmuş Sayın Çalık.
Hal böyleyken; şehirde iyi giden hiçbir şey Öznur Çalık’a bağlanmazken, nedense olumsuz giden şeyler birden onun kapısının önüne süpürülüyor.
SORULAR:
Kim yapıyor bu algıyı? AK Parti içinde siyaset yapanlar mı, gazeteciler mi, dava için değil menfaati için siyasete atılıp koltuk makam peşinde koşanlar mı?
Selahattin Gürkan büyükşehir adayı gösterilirken, şehrin geneline hitap ediyor olması ve kamuoyundan destek bulması neden Öznur Çalık’a yazılmaz mesela?
15 yılda 19,5 katrilyon Malatya yatırımı neden ona mal edilmez acaba?
Peki ya Spor İl Müdürlüğü’ne bu işten anlamayan biri atandığında neden atayanlar, eski müdürü görevden alanlar gündeme getirilmez mesela?
Çünkü bu şehirde siyaset ya da politika yok!
Siyasi aktör de yok, siyaseti Beylerderesi ile
Kömürhan’ın dışında bilen de yok!
Ankara’da “Öznur Çalık isteseydi olurdu” muhabbeti var.
Öznur Çalık bu kadar etkili midir, değil midir?
Bu bir şehir için handikap mıdır, avantaj mıdır?
Bu Sayın Çalık için avantaj mıdır, dezavantaj mıdır?
Bu soruları yanıtlamadan, 'sırf en çok kime sarsam dikkat çekerim, kamuoyunda nam yaparım, araştırmayan, bilgi sahibi olmayanların yanında nasıl itibar kazanırım, mağduru oynarım’ diyenlerin yeni adresi Öznur Çalık.
Öznur Çalık’a dahi sorsanız kendi siyasi yaşamında özeleştirisini yapar varsa hataları olduğunu kabul eder. Fakat şehirdeki her yanlışı ona bağlamak bence ne gazeteciliğe sığar ne siyasete ne de insanlığa!
Memleket meselesi, şehrin menfaati diye bir şey kalmamış ortada.
İster gazeteci ol ister siyasetçi hiç fark etmez;
'Öznur Çalık’ı yaz, Öznur Çalık’ı eleştir, Öznur Çalık yüzünden, Öznur Çalık istemiyor, Öznur Çalık nedeniyle’ de çık işin içinden.
Ne de olsa en güzel ve kolay gündeme gelmenin yeni trendi bu!
Kesinlikle bu yazım yanlış anlaşılmasın. İktidarda olanlar hata yapar, muhalefet ya da basın bunu eleştirir. Vekillerin ya da belediye başkanlarının performansı beğenilmez ise halk gerekeni sandıkta zaten yapar. Bundan daha doğalı yok Ancak başına her taş düşenin Öznur Çalık’ı bahane etmesi memleketin gelişimine zarar veriyor artık!
Güzel ile çirkin, iyi ile kötü, çalışan ile çalışmayan her şey bir birine karışıyor!

KEŞKE:

Yeniden Pütürge Belediye başkan adayı olamayan Mehmet Polat’a göreve gelmeden önce verdiği sözler, kubbe tüneli vaadi sorulabilse,
Akçadağ’da Ali Kazgan’a bitmeyen 5 yıllık kazı ve yol-kaldırım çalışmalarından dolayı anketlerde düşük çıkması sorulabilse,
Yine Kale’de ya da bir başka ilçede aday olan insanların performansı, kapasitesi gündeme getirilse ona göre siyasi değerlendirme yapılabilse,
Ali Ekinci’nin her seçim dönemi AK Parti’den başlayıp, farklı sonlarda biten siyasi çizgisi gündeme getirilebilse,
Sıra Öznur Çalık’a geliyor mu gelmiyor mu anlarız o zaman.
Gerçi ne gereği var bunlara ya da bu kadar yazıya...
Öznur Çalık isteseydi...(!)