MESOB Başkanı Şevket Keskin’in ortaya attığı iddiaların etkisi ve tepkisi halen devam ediyor.

İlk iddiadan sonra Esenlik Genel Müdürü ve Hakan Kahtalı’nın vekili cevap vermişti.

Esenlik diyarından kısaca;

“Biz sadece Hakan Kahtalı’ya değil 25 tedarikçiye taşınmaz-araç verdik” cevabı gelmişti.

Vekilimizin vekilinden de kısaca;

“Hakan Kahtalı şahsına hiçbir şey almamıştır. Yüzde 33’ne sahip olduğu şirket sadece 1 dükkân almıştır Esenlik’ten” demişti.

Ben de kısaca bu köşeden;

“Şevket Keskin’in söylemleri iddiadan çıkıp doğrulanmıştır. Ha iki dükkan ha bir dükkan fark etmez. Hiçbir ihale yapmadan bu satışın yapılması yanlıştır. AK Parti milletvekilin AK Parti belediyesine bağlı bir şirketle ticari ilişkiye girmesi etik değildir” dedim.

Ve Hakan Kahtalı’nın vekil aracılığıyla değil kendisinin direkt cevap vermesini söyledim bu köşeden.

Geçen gün ER TV’ye çıkıp cevap vermiş Sayın Vekilimiz.

İzleyemedim ama internet sitelerinden okudum.

Beni ilgilendirmeyen konuşmanın özeti şu:

“Şevket Keskini aradım cevap vermedi. Mahir Ünal ile görüşmemiştir. Bana müşteri bulsun hemen aldığım fiyatın altına satarım. Yarın birbirimizin yüzüne bakacağız.”

Bu cümleler beni ilgilendirmiyor.

Beni ilgilendiren kısım belli:

“Ben bu şirketin küçük bir ortağıyım ve bana iftira attı başkasına atmasın”…

Birincisi Şevket Keskin’in “Meşale” ile ilgili söylemlerini bilemem. Bu konuda elimde veri yok ama…

Okuduğunu anlayan herkes hem Esenlik’in hem de Kahtalı’nın vekilinin yaptığı açıklamayla Şevket Keskin’i doğrulamıştır.

İkincisi, AK Parti Malatya milletvekili Hakan Kahtalı’nın hem Esenlik’le ticari ilişkide olduğu anlaşılmıştır hem de Esenlik’ten borcuna karşılık bir taşınmaz aldığı kendi söylemleri ile ortaya çıkmıştır.

Bunun tevili olamaz!

Bu kadar nettir.

Olay iftira değildir.

Ayrıca yüzde 33’lük bir hisse “küçük” değildir.

Bana göre yüzde 1 dahi olsa Esenlik ile ticari ilişkide olmasını ben tekrar ediyorum etik bulmam!

Kahtalı’nın yapmış olduğu açıklamadan sonra jet hızıyla Şevket Keskin de açıklamalarda bulundu.

9 maddeden oluşan bildirinin özeti şu:

“Kardeşim beni doğruladınız”…

Hem Esenlik ile iş yapmıştır hem de borcuna karşılık dükkân almıştır, diyor.

Bu işin lamı cimi yoktur, her şey çok açıktır.

Birbirimiz kandırmayalım!

ŞEVKET KESKİN’E Bİ TEŞEKKÜR EDELİM

Geçen hafta “Şevket Keskin’den bir rica” başlıklı yazımda gündeme getirdiğim bir iddia vardı.

Aslanlar Marketin Esenlik’e satılıp satılmamasıyla ilgiliydi.

Aynen şunları yazmıştım:

“Esenlik, Aslanlar Marketi satın almış mıdır?

Aslanlar Marketin olduğu yerlerin tabelaları bir günde değişti Esenlik oldu.

Tedarikçilerine dahi ödeme yapamayan ve yerine taşınmaz verenEsenlik’in Aslanlar Marketi aldığı doğru mudur?

Eğer doğruysa…

Bu satışın Esenlik’e katkısını net bir şekilde Malatyalılara anlatmanız gerek.

Şevket Keskin’den rica ediyorum çünkü Esenlik’le ilgili geçmişte çok yazı yazdığım için eski yönetim sorularıma cevap vermezdi.

Ben de bıkmadan tekrar tekrar sorardım.

Yine tekrar tekrar soracağım ama lütfen Şevket Keskin siz de bi sorun…

Belki cevap verme zahmetinde bulunurlar.”

Sağ olsun Hakan Kahtalı’ya verdiği cevapta aynen şunları demiş:

“Malatya Büyükşehir Belediyesine ait ve kamu malı olan Esenlik Şirketinin Genel Müdürü şu sorulara da kamuoyu önünde yanıt versin; ‘Malatya’da faaliyet gösteren bir marketler zincirini satın aldınız mı? O marketler zincirini satın alırken, o şirketin bazı şirketlere olan borçlarını da devraldınız mı? O şirketler kimlere aittir? O marketler zincirinin satın alınmasının maliyeti ne kadardır? Esenlik Şirketinin mali durumunu denetleyen şirketin sahibinin Büyükşehir Belediyesinde siyaseten üstlendiği bir görevi var mı? Pazarlık usulü 10 tane aracı kime verdiniz?’”

Teşekkür ederim Sayın Şevket Keskin.

Milletin paralarıyla kurulmuş bir şirkete soru sormamız kadar doğal bi şey yoktur.

Soru soranlar hiçbir medeni şehirde suçlu gösterilmez.

Tekrar edelim, cevap bekliyoruz…

BİR NOT: Bi gün olsun karşınızdaki kim olursa olsun gazetecilik refleksi ile soru sormayı hatırlayalım. Hakan Kahtalı’ya “Etik mi” sorusunu sorabilenler gazetecidir. Gerisi “bildirdi gazeteciliğidir”…