24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine sayılı günler kala hem ana muhalefetin hem de iktidarın çalışmalarını Malatya’da öne çıkan siyasi aktörlerle takip ettim.

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın konuğuyum.

Veli Ağbaba 1,75 boylarında.

Spor bir pantolon, resmi bir gömlek, keten bir ceket ve 209 liralık kauçuk tabanlı bir ayakkabıyla güne başladı. Bir genel başkan yardımcısı için pahalı denmeyecek şeyler var üzerinde. Ayakta çok kaldıkları için ayakkabı ve tabanlık önemli onun için.

Halkla göz teması kurmak için gözlük takmıyor.

Kolunda stres alan taşlardan 2 bileklik var.

Cep telefonu Gaffar’a, programları Hasan Kara’ya emanet.

Koruması yok.

İlk ziyaretimiz saat 11’de ‘Emekli, işçi, dul ve yetimlere’ oldu.

“Bayramda 1000 lira ikramiye alan her emeklinin parayı cebine koymadan Allah CHP’den razı olsun demesi lazım” diyerek girdi söze Ağbaba. “Biz bunu vaat olarak açıklamasaydık iktidar vermezdi” dedi ve ekledi: “Muhalefetken vaatlerini gerçekleştiren bir tek biz varız. Asgari ücretten emekliye, taşerondan mazota kadar ne dediysek iktidar bizden çaldı, hepsini yaptı.”

Dernek başkanı Mehmet Tangüner, TOKİ’ye konut yapılacağı sözünün takip edilmesini istedi, Ağbaba; ‘siz 24 Haziran’da gerekeni yapın, gerisi bende’ dedi, alkış koptu.

Ziyaret bitti, aşağı iniyoruz.

Ağbaba bana dert yanıyor: ‘Seçim döneminde AK Parti sadece Malatya’ da 6,5 milyona yakın para harcıyor. Reklam, pankart, bayrak, araç yakıtları, afişler, billboardlar, çevre yolu kenarları... Bu para nereden geliyor? Belediye imkânlarını kullanıyorlar, bunu medya görmezden geliyor.

Bakırcılar çarşısı civarındayız.

Esnaf ziyaretlerimiz başlıyor. Kendisinin de inşaat sektöründeki esnaflık deneyiminden dolayı hemen herkesi adıyla tanıyor. İktidarı şikayet edenlere, ’Ohh çok iyi yapıyorlar, oyunuzu onlara verip, bana şikayet ediyorsunuz.’ Diyor. Vatandaş bu beklenmedik cevap karşısında gülüyor, ‘haklısınız’ diyor.

Kalabalığı gören bir dilenci gelip yanaşıyor. Ağbaba’nın yanındakiler uzaklaştırmaya çalışıyor. Ağbaba’nın refleksi müthiş:

“Herkes kendinde eksik olanı ister, karışmayın. O para, ben oy dileniyorum. Aramızda fark yok!”

Çay ocağında mola veriyoruz. Hemen masa düzenleri değişiyor, yönler Ağbaba’ya çevriliyor. Kenardan geçenler kulak kabartıyor, ayakta duranlar içeri sokuluyor bir anda miting havası oluşuyor. Yaklaşık 200 kişi Ağbaba’yı dinliyor:

“Kayısı dondu ben konuştum. Cezaevlerine ben gittim. Maden faciasında ben ortaya çıktım. Milletvekili deyince akla kim geliyor anketinde Türkiye genelinde ben 1. sırada çıktım. Malatyaspor’a Adana’da saldırdılar ben mecliste konuştum. Elazığ taraftarıyla yolda kavgalar yaşandı, emniyeti ben aradım. Lağımlarla bahçeler sulandı, meclise ben taşıdım. Eyy Malatyalılar hangi bir derdinize kulak tıkadım?”

Alkış tufanı kopuyor, selfie çekimleri başlıyor.

Başka bir esnafa gidiyoruz. Adam bisiklet tamircisi, cezaevinden yeni çıkmış. Yemek paraları ve cezaevi şartları iyileştirilmiş diye ‘oyum sana Ağbaba’ diyor. Gazeteci olduğumu öğrenince bana, “Biz sayın vekilimizin Malatyalı olmasıyla gurur duyuyoruz. Cezaevlerinde herkes onu konuşur çünkü bir tek o bu sorunları gündeme getirdi.” dedi.

Çıkıyoruz, yine ayaküstü bir kalabalık, gençler kurs çıkışı Ağbaba’ya yakalanıyor.

Bu kez vaatler başlıyor:

Wikipedia yasağı kalkacak. OHAL kalkacak. Sınav ücretleri kalkacak. Mülakat kalkacak. Passolig kalkacak. Gençlere 19 Mayıs’ta 500 lira ödenecek. İşsiz gençlere 750 lira verilecek...

Gençlerin arasından biri adliyeden geliyor. Elindeki mülakat kağıdını gösteriyor. Aldığı yüksek puana rağmen mülakatta düşük not aldığını iddia ediyor. Aradan bir vatandaş çıkışıyor, Ak Parti Malatya milletvekillerini sertçe eleştiriyor.

Ağbaba’ya asisti gol yapmak düşerken, dürüst siyaseti seçiyor:

Bakın burada hiçbir vekil arkadaşımızı eleştirmek için toplanmadık. Lütfen isim kullanmayalım. Biz iktidar-muhalefet tarafından bakıyoruz. Kimseyle bir husumetimiz yok. Derdimiz daha özgürlükçü bir Türkiye ve daha güzel bir Malatya. Sadece yapacaklarımızı anlatıyoruz!

Bu kez seçim otobüsüne biniyoruz.

Otobüsün en önünde oturuyor, “Gece demedim, gündüz demedim, bayram demedim, tatil demedim...”

Otobüsün geçtiği her yerde mutlaka el sallayanlar, onu tanıyanlar oluyor. Adını bildiklerine teşekkür ediyor.

Mikrofondan dökülen cümleler: “İyi akşamlar teyze dikkat et karşıya geçerken, Kemal amca işler nasıl, Hasan abi bu seçim CHP’desin bak...”

Ağbaba’nın son mesajı bana:

“Fatih, en çok HDP barajı geçsin diye CHP oylarının HDP’ye kayacak algısı bizi üzüyor. Her CHP’li oyunu CHP’ye vermeli. Bu seçim başka. HDP barajı aşar aşmaz bu onların sorunu. Biz bu kez Malatya’da tabelayı değiştirmek istiyoruz. Tüm CHP’liler CHP’ye oy versin. Nokta!

YORUM:

Mevlüt Aslanoğlu gibi Malatya için önemli bir aktörden sonra, Veli Ağbaba’nın bu boşluğu doldurması elbette zor. Ama zaman zaman kavgacı görüntüsü, zaman zaman olayları egzajere etmesi, eleştiriye espri katması ve halkın dilini konuşabilmesi Ağbaba’nın kendi stilini oluşturmasını sağlamış.

Tanınırlığı çok yüksek.

‘Seni beğeniyorum ama oy vermeyeceğim’ diyenlerle bile tokalaşıp, sarılabiliyor. İnsanlar onla karşılaştıktan sonra samimi buluyor. CHP’nin parti içi muhalefetinde durum nedir bilmem ama Malatya’daki güçlü Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan sevgisine karşın, Ağbaba’nın gördüğü ilgi yadsınamayacak kadar büyük.

Yarın Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık’ın konuğuyum...