İlk yarısı konuk Samsunspor’un ikinci yarısı ise Yeni Malatyaspor’un hâkimiyeti altında geçen müsabakada, iki tarafta gol kaydına muvaffak olamadan puanları paylaştılar. İkinci yarısına, maç sonrası İrfan hocanın da üstüne basarak söylediği gibi, kazanmak için gerektiği gibi mücadele edip lakin 3 puan almadan sonuca razı olan takımımıza, böyle oynayalım da galip gelmesek de olur diyorum.

PTT Liginde bulunan takımlar arasında puansal olarak fazla bir fark bulunmuyor. Klasmanda iki hafta üst üste kazanan veya kaybeden takımlar anormal derecede yer değiştirebiliyor. Dört hafta öncenin lideri ve herkesin sezon başında oynadığı futbola ve de aldığı neticelere bakarak süper lig için favori gördüğü Samsunspor ilimize moralsiz, stresli gelmişti. Yeni Malatyaspor ise ligin 7. haftasından sonra takımın başına gelen İrfan hoca ile önemli bir çıkış yakalamış moralli ve özgüvenliydi.

Müsabakanın ilk yarısında Samsunspor’un belirgin bir üstünlüğü söz konusuydu. Yeni Malatyaspor akılcı bir şekilde gardını almış, savunmada kalarak ve geriye düşmeden devreye gol yemeden girdi. Bu devrede Musa Sinan’ın sağdan kestiği iki orta vardı ki, bunları Alex ve İrfan ile değerlendiremedik. İkinci yarı İrfan hoca kazanma adına bütün riskleri alarak karşılaşmaya müdahale etti. Temposu yüksek ve zevkli geçen bu ikinci yarıda gol olmasa bile her iki takım adına karşılıklı fırsatlar vardı.

Ara sıra daldırıp fazla oyuncu ile hücuma çıksak bile, müsabakada üstünlük kurup netice almak için bunu yapmamız gerekiyordu. Bu şekilde oyun hâkimiyeti lehimize olsa da gol atamadık ve beraberliğe razı olduk. Bir maçımız kalmasına rağmen aldığımız 21 puanı küçümsememek gerekir. İkinci devre için alınan bu puanlar bizi ne kadar rahatlatsa da takımlar arasında ki güç dengesi ve puanların birbirine yakın oluşunu da unutmamak lazımdır.

İlk defa 2 bekimizin birden, özelikle de ikinci yarı hücuma önemli ölçüde beraberce destek verdiklerini gördüm. Ramazan iyi bir bek’e örnek teşkil edecek şekilde futbol oynadı. Kemal diğer maçlara göre daha başarılı ve ofansif yönden de iyiydi. Vedat kalesinde güvenli, Sadık bir pozisyon haricinde yine can siper hane, Goday ise etliye, sütlüye karışmadan idare eder vaziyetteydi. Musa Sinan ilk yarı santrafor da etkisiz olmasına rağmen yakalanan iki pozisyonun hazırlayıcısıydı. İkinci yarı kenarda fena değildi. Alex’in futbolundan, geldiği günden beri bir şey anlamadım desem yeridir. Ali Sakal mecburen oyundan çıkana kadar ki var olan gayretini devam ettirdi. İrfan geçen maçlarını aratırken, Mba kenar oyuncusu olmadığını bir kez daha bizlere göstermiş oldu. Azubike basit oynamayıp kendi kapasitesini zorladığı zamanlarda takıma faydasından çok zararının olduğunu bilmesi gerekir.

Takımımız bu karşılaşmada olduğu gibi oynaması gerektiği gibi sahada mücadele ederse, içeri, dışarı fark etmez her müsabakadan puan alabiliriz. Yeter ki takım savunmasını iyi yaparak, rakibe alan bırakmadan, fazla pozisyon vermemeye gayret edelim. Gol yemediğimiz ilk yarım saat ve devreden sonra ibre her zaman bizim lehimize dönecektir.

Boluspor maçında ki görünümde umarım böyle olur ve sahadan puan ya da puanlarla ayrılıp ilk devreyi güzel bir şekilde noktalarız.