Oğuz Atay’ın çok okunmayan ama çok bilinen bir eseri var; Tutunamayanlar. Kiminin çok sevdiği, kiminin ismini bildiği, kiminin de asla bitiremediği 724 sayfalık bir eser. Bugünkü konumuz ise bu şaheserin Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam kitabındaki bir paragraftan esinlenilerek yazılmış olması. Kısa bir paragraftan 724 sayfalık koca bir dünya yazmış Oğuz Atay.

Oğuz Atay’ın çok okunmayan ama çok bilinen bir eseri var; Tutunamayanlar. Kiminin çok sevdiği, kiminin ismini bildiği, kiminin de asla bitiremediği 724 sayfalık bir eser. Bugünkü konumuz ise bu şaheserin Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam kitabındaki bir paragraftan esinlenilerek yazılmış olması. Kısa bir paragraftan 724 sayfalık koca bir dünya yazmış Oğuz Atay.

Daha sonra birçok ödül alacak ve kıymeti daha sonradan anlaşılacak postmodern bir eser üreten Oğuz Atay, anlatılanlara göre ilk olarak Yusuf Atılgan’a göndermiş eserini fakat Yusuf Atılgan bunu bilmediğinden dolayı herhangi bir geri dönüş yapmamış. Oğuz Atay ise Atılgan’ın Tutunamayanlar’ı beğenmediğini düşünmüş.

Yusuf Atılgan ise bu olayı yıllar sonrasında, Oğuz Atay’ın ölümünden sonra öğrenmiş. Sorulduğunda ise Tutunamayanlar’ı çok beğendiğini ifade etmiş. Hatta böyle bir kitabı yazan birinin kendi yorumuna ihtiyaç duymasına şaşırdığını da dile getirmiş.

724 sayfalık kocaman bir yolculuğa ilham olan pasajda ise şu ifadelere yer vermiş Yusuf Atılgan:

“Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaydaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine; sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez.”

Sahiden tutunacak bir şeyi olmayan insan yuvarlanır.