Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu, geçtiğimiz hafta içi toplanarak yeni disiplin talimatnamesini açıkladı ve seyircisiz maç oynama yasağını iptal etti. 27 Nisan 2014 tarihli köşe yazımda “Seyircisiz Saçmalığı” başlığını kullanmış ve bu cezanın ne kadar mantıksız olduğunu anlatmaya çalışmıştım.

Bakmayın bugünkü köşe yazımın başlığının ‘Ben demiştim’ olduğuna. İşin megalomanlık tarafında değilim. O gün de, bugün de aynı şeyi savunuyorum. Futbolun insan hayatına neredeyse şah damarı kadar yakınlaştığı bir dönemde, hala abuk sabuk, ilkel uygulamalardan biridir “Seyircisiz” maç oynama cezası.

Futbol; taraftar ve onu izleyenler için var.

Düşünün; teknik heyeti, yönetimi, futbolcuları olan iki takım boş tribünler önünde maç yapıyor. Kimlere izletmek için, ne için, sadece spor yapmak için mi? Maç oynamaya gerek yok, antrenmanlar da insanların spor yapmasını sağlar değil mi?

O halde izleyici ve taraftar unsurunu futbola koymadan, futbolun bir anlamı, bir mantığı ve popülaritesi kalmayacaktır.

Bu durumda her hafta birçok maçı seyircisiz oynatmak, ilgili kulüpleri mi cezalandırmaktadır, yoksa futbolun gelişmesini mi engellemektedir, yorum sizin.

Tribüne gelip, olay çıkaran, küfür eden futbolun çirkinleşmesine neden olan insanlar ile ilgili verilecek o kadar çok ceza var ki burada yazmayla bitiremem. Ancak; “öğrenciler olmasa, eğitimi yönetmek daha kolay” mantığını seçen yöneticilerimiz, maalesef bu konuda da basit yolu seçiyor. “Seyirci gelmesin, olay da olmaz” anlayışı tribün olaylarını önlemekten ziyade, şiddeti daha da artırır. Zira eğer bir caydırıcılığı olsaydı bu yasağın, taraftarımız spor kültürü konusunda artık belli bir noktaya gelirdi. Yıllardır uygulanmasına rağmen bugün hala maçlar boş tribünde oynanıyorsa, burada taraftarı değil, cezaları konuşmak lazım.

Tabi burada bir başka rezillik ise Kadın ve Çocukların izleyebildiği maçları TFF’nin seyircisiz maç olarak nitelendirmesi saçmalığıydı. Resmen hakaretti bu kadın ve çocuklara. İnsan haklarına aykırı bu durumda haliyle ortadan kalkmış olacak.

Bundan böyle saha ve tribün olaylarının faturası bir hayli kabarık bir şekilde Kulüplerin üzerine yıkılacak. Düşünün 250 bin ile 500 bin arasında cezalar tek maç için verilebilecek. Neredeyse bir futbolcu parası. Taraftarın bu bilinçle artık daha dikkatli olması gerekecek.

Geçtiğimiz yıl bu uygulama olsaydı 5 kez sahası seyircisiz oynayan Yeni Malatyaspor alt limitten tam 1 milyon 250 bin ceza yiyecekti. Tabi bir de işin bu yönü var. Belki de kulüpler; keşke seyircisiz oynasak da bu paraları ödemesek diyecek, kimbilir!