Yazımın başlığındaki bu cümlenin Profesyonel ligde başka takımımızın olmadığını belirttiğini zaten anlamışsınızdır. Malatya İdmanyurdu, Pütürgespor ve Malatya Belediyespor ikinci profesyonel takım olarak geçmişte Malatyaspor’un yanında yer almışlardı. Keşke, 3. Lig’e bir takım çıkarabilsek ve bu takımı uygun koşullarla Malatyaspor’a yardımcı kılabilsek.
2.Ligde uzun süre kalan ve geçen sezon meşakkatli bir şekilde PTT Ligine çıkan Yeni Malatyaspor, üçüncü haftayı geride bırakırken gelecek adına yapılan takımla ilgili olumlu- olumsuz yorumlar spor gündeminden haklı olarak düşmüyor. Genelde saha içini konuşan, yazan biri olarak müsabakanın olmadığı bir haftayı az da olsa dışarı taşımak istedim.
Öncelikle, en tepeden alta kadar idare eden, kulübeden yöneten, oynayan, yazan, yorumlayan, seyreden ve Malatyaspor’u konuşan herkesin ortak gayesinin bu takımın menfaatleri olması gerektiği hepimiz biliyoruz. Yukarıda saydığımız bu insanlar, takımımız galip geldiğinde sevinen, mağlup olduğunda ise üzülen insanlardır.
Bunu yazarken ortak payda da buluşan bu insanların, özellikle de icra makamında bulunan kimselerin işlerini eksik yapabileceğini de bilmemiz gerekir. Ben buna, takıma gönülden destek veren ancak zaman zaman ceza alıp tribünlerin boş kalmasına vesile olan taraftarları da sayıyorum.
Olayın ilginç yanı; kulüp yönetiminde olsun, futbolcu seçiminde olsun, teknik adam ve oyuncu performansında olsun, yapılan doğru veya yanlış işlerde bazen kesin tespitler olacağı halde, yazılı, görsel ve de sosyal medyada bir türlü ortak noktada buluşamıyor olmamızdır. Ben bunu; ‘herkesin görüşü farklı olabilir, isteyen istediği gibi düşünebilir’ diyerek es geçemem. Çünkü bazı tespitlerin, gelişmelerin ve sonuçların sana göre-bana göresi olmaz, yüzde yüz netliği vardır. İki basit örnek vereyim.
*Yeni Malatyaspor un geçen sene şampiyon olan kadrosunun PTT Ligi için hafif olacağını cümle alem biliyordu.
*İlk 3 müsabaka sonucu hepimizin gördüğü; bu takıma gol vuruşları iyi, kuvvetli havadan iyi bir santrafor ve orta sahada takımı rakip kaleye taşıyabilecek, bunun yanın da etkili final pasları atabilecek bir oyuncu gerekliydi.
Takımı yazan, yorumlayan insanlar fikir ayrılığına düşseler bile, kulübü yöneten insanların doğru işler yapması ve bu konuları kendilerine sıkıntı yapmaması gerekir. Biz bu takımı PTT Ligine çıkardık, yine de eleştiriliyoruz serzenişinde bulunmaları doğru değil. Futbolseverler bu takımın sizin yönetiminizde PTT Ligine çıktığını unutmamakla beraber, futbolda artık dünü bir kenara bırakıp Yeni Malatyaspor’u yarınlara en iyi şekilde nasıl taşıyacağınıza da baktıklarını unutmayın. Bu yolda yürürken yapılan eleştirilere kulak tıkamayıp, yalnız doğru olanları cımbızla çekmeniz önemli bir ayrıntıdır.
Bir kulüp başkanının illaki futbolun içinden gelmesi ve de bilmesi düşünülemez. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Futbolu sevmek, gönül vermek, zamanını ve parasını harcamak her insanın yapacağı bir iş değildir. Bunun bir de başarısız olup, faturasının olduğu gibi üzerine kesilip tribünlerden verilen tepkileri düşünün. Sözü Yeni Malatyaspora getirirsek Adil başkanın işinin kolay olmadığını hepimiz biliyoruz. Ancak, kendisinin de kulübün sportif direktör konumunda bulunan Ali Ravcı ya daha fazla güvenip sorumluluk vermesini bekliyoruz. Bu kardeşimizin üst düzey futbol oynaması bir yana, üslendiği bu görevini daha iyi şekilde yapabilecek bilgi, birikime sahip olduğunu da biliyoruz. Kendisini 30 senedir tanıdığım halde ilk defa iki satır yazı yazma gereği duydum. Bunu da Yeni Malatyasporu dışarıdan gözlemlediğim kadarıyla yazdım. Yönetimin atacağı adımlarda, alacağı kararlarda böyle bir ismin kulüpte bulunması onlar için avantaj teşkil edeceğini unutmasınlar.