“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi”
Kanuni Sultan Süleyman’ın o meşhur cümlesini bütün hastanelerin duvarlarında görürsünüz.
Görürsünüz de ama inanın alınan her nefesin daha zorlaştığı bir ülkede yaşıyoruz.
Hastanelerimiz her saat dolu her saat ayrı bir gerginlik…
Sadece devlet hastanelerinden bahsetmiyorum, özel hastaneler de hınca hınç dolu…
Geçen gün acil servisten bir doktor ile konuşmuştum…
Bir günde 1070 hastaya bakmış…
Oturduğun yerden 1070’e kadar saymaya kalksan, sayamazsın!
Hastane içi savaş alanı gibi…
Bağırarak hasta çağıran personelden tutun da saatlerce sırada bekleyen hastanın sinirli haline varıncaya kadar bir gerginlik söz konusu…
Mesela Alo 182 hattı var. Hastaneye gitmeden önce randevu alıyorsun.
Kimsenin haberi yok gibi ya da kimse kullanmıyor.
Hatta bu randevu alma işlemini daha hızlı yapabilmek için hazırlanmış akıllı telefon uygulamaları var. 182’yi aramana dahi gerek yok. Akıllı telefonun aracılığıyla bir dakika içinde istediğin güne randevu alabiliyorsun.
Fakat inanın hastanelerin bu doluluk hali havale hali gibi…
Bu dolulukla beraber hastane çalışanlarının agresif hali çoğu insanı bezdirmiştir.
Günde binlerce insanla muhatap olmak kolay değil ama yaşadığımız yüzyıl maalesef kalabalık bir yüzyıl…
Bütün resmi kurumlarda iki saatin altında işini haletmen çok zor gibi…
Malatya’da 150 bin araç var ve her saat hemen hemen tün majör caddelerde trafik yoğunluğu var.
Bu doluluk sadece hastanelerde yok ama sanki hastane çalışanları bu doluluğu bahane edip çok rahat hareketler sergileyebiliyorlar.
Bu rahat hareketleri gören yetkililerin ses çıkarmaması o rahatlığı daha bezdirici bir hale sokuyor.
Yaptığının yanlış olduğunu düşünmüyor çünkü hastane çalışanı…
Başhekimler yeri geldiği zaman jet hızında açıklama yapabiliyorlar ama çoğu şeyden ya haberleri yok ya da göz yumuluyor.
Aslında ülkemizde başhekimliğin tam tanımı bilinmiyor bence…
Ben hastane çalışanlarının da başhekimin ne işe yaradığını bilmediğini düşünüyorum.
Soruyorum tanıdıklara, en son bu kata başhekim ne zaman geldi, diye…
Düşünün, aynı binada bir baş yetkili var ama bilmem kaçıncı kata en son iki ay önce uğramış!
“Eksi bir’e açılışta geldi, daha da görmedik” diyeni duydum ben…
Bir başhekimin görevleri arasında şu maddeyi kaç kişi biliyor acaba:
“Kurumun bütün personelinin görev ve hizmetle ilgili hallerde doğrudan doğruya amiridir.”
Benim amirim değilmiş!