AK Partinin zayıf karnı var. Muhalifleri bunu fark ettiler ve buradan vurmaya başladılar.
AK Partinin zayıf karnı var.
Muhalifleri bunu fark ettiler ve buradan vurmaya başladılar.
Her ne kadar bu zayıf karın sporcu karnı gibi set yumruklara dayanıklı olsa da gene de yıpratıyor…
Acıtıyor.
Silkeliyor.
Daha önceleri bu fark edilmiyordu.
Bilinmiyordu.
Pandemi dönemiyle birlikte dünyanın içine girmiş olduğu kriz döndü dolaştı ülkemizi de etkisi altına alınca AK Partinin zayıf karnı böylece ortaya çıkmış oldu.
Zayıf karnı gören oradan yumrukluyor AK Partiyi.
Aslında elinde değil bu zayıflık.
Herksin bir zayıf karnı vardır.
Genelde bu zayıf karınlar zaafa düşünce sonradan ortaya çıkıyor.
Çünkü halkın en temel ihtiyaç duyduğu yer burası.
Ekonomi ve mutfak.
Yani para…
Yani cüzdan…
Yani gelir…
Yani elde cepte durmayan para…
Yani pahalılık…
Yani zam üstüne zamların gelmesi.
Vurguncuların bu zayıf karnı görmeleriyle “fırsat bu fırsattır” deyip ha bire zam yapmalarıyla ortaya çıkıyor.
Sebzeden ete yumurtaya oradan beyaz et tavuğa kadar her şey anormal derecede zamlandı. Bu durum aslında sadece AK Partinin değil tüm ülkelerin büyük sorunu.
Avrupa dan Amerika’ya Pakistan dan Japonya’ya dek tüm ülkeler büyük kriz yaşıyor.
Özellikle batı Avrupa da ki pahalılık enerji yokluğu ve dahası…
AK Partinin zayıf karnına sürekli muhalifler tekme savuruyor, yumruk vuruyor, zayıflatmak istiyorlar.
Bunda ne kadar başarılı olurlar bunu iki yıl sonraki genel seçimler gösterecek.
Ancak iki yıl uzun bir zaman gibi gözükmese de hükümetlerin için henüz erken bir tahmin zamanıdır.
AK Parti bu zayıf karnını kapatabilecek mi yoksa iki yıla dek bu böyle sürüp giderse
muhalifler ipi göğüsleyecek, AK Partiyi ve Erdoğan’ı buradan vurup indirebilecekler mi?
Bekleyip göreceğiz.