Yazıhan Belediye Başkanı ve eski CHP üyesi Abdulvahap Göçer, Busabah Medya’ya yaptığı özel açıklamalarda, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve mevcut parti yönetimi hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. Kendisinin sadece "tek adamlığı" eleştirdiği için ihraç edildiğini hatırlatan Göçer, bugün partinin içinde bulunduğu durumu "yüz kızartıcı" olarak nitelendirdi. 17 belediye başkanının AK Parti’ye geçmesini yönetimin bir ayıbı olarak gören Göçer, CHP’nin kurumsal kimliğinin zarar görmemesi için Veli Ağbaba’nın derhal istifa etmesi gerektiğini vurguladı.

"FİKİR AYRILIĞI YAŞADIK DİYE İHRAÇ EDİLMEMELİYDİK"
Siyasetin geldiği noktadan duyduğu üzüntüyü dile getiren Göçer, kendi ihraç sürecinin adaletsiz olduğunu vurgulayarak söze başladı:
"Türk siyasetinin bu kadar kirlenmiş bir duruma gelmesinden dolayı gerçekten üzülüyoruz. Veli Ağbaba da neticede Malatya’nın önemli siyasetçilerinden biridir. Elbette kendisiyle ters düştüğümüz, anlaşamadığımız noktalar oldu. Ancak fikir ayrılığına düştük diye partiden ihraç edilmemeliydik; biz bu konuda böyle düşünüyoruz."
"VELİ AĞBABA PARTİNİN ZARAR GÖRMEMESİ İÇİN İSTİFA ETMELİ"
Göçer, Veli Ağbaba hakkındaki iddiaların ciddiyetine dikkat çekerek, partinin kurumsal kimliğini korumak adına istifanın şart olduğunu belirtti. Göçer,
"Bugün Sayın vekilin itham edildiği olaylar çok ciddi konulardır. Bence Cumhuriyet Halk Partisi’nin zarar görmemesi için kendisinin partiden istifa etmesi gerekir. Bu iddialar aklanana kadar bu yol izlenmelidir. Aslında biz bu iddiaların doğru olduğunu da düşünmüyoruz; ama en azından parti bu kadar olayla anılırken ve ne yazık ki her gün yeni bir vakayla karşı karşıya kalırken bu adım atılmalıdır. Gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi zor bir süreçten geçiyor. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililerin partiye sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Parti, kişilerin üstündedir; Veli Ağbaba da Cumhuriyet Halk Partisi’nin üzerinde bir isim değildir. Partinin zarar görmemesi için derhal istifa etmeli, aklandıktan sonra onurlu ve şerefli bir şekilde tekrar partisine dönmelidir"
ifadelerini kullandı.
"PARTİYİ ŞİRKET GİBİ YÖNETİRSENİZ BU HALE DÜŞER"
CHP’nin mevcut yönetim anlayışını "tek adamlık" ve "liyakatsizlik" üzerinden eleştiren Belediye Başkanı Göçer, şunları söyledi:
"Bizim ihraç edilmemize sebebiyet veren olaylar nedir biliyor musunuz? Bizler şeffaflık, liyakat ve ortak akılla bir yönetim istiyorduk. Netice itibarıyla, partiyi üç beş kişiyle bir şirket gibi yönetmeye kalkarsanız, işte parti bu hale düşer. Artık Cumhuriyet Halk Partililer sokakta bile gezemez hale geldi; çünkü bu olaylar kolayca hesap verilebilecek türden değildir, çok ciddi olaylardır. 80 milyonun karşısına belinizde havluyla çıkıyorsunuz ve bu savunuluyor. Bunun savunulacak bir tarafı yoktur. Yanlışa yanlış, doğruya doğru dememiz gerekiyor."
"17 BELEDİYE BAŞKANI AK PARTİ’YE GEÇTİ, BU AYIP YÖNETİME YETER"
Partiden kopuşların sorumlusunun genel merkez olduğunu ifade eden Göçer, çarpıcı rakamlar vererek yönetimi istifaya davet etti:
"Tekrar söylüyorum: Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim ama bu zihniyetle değil; ben gerçek bir Cumhuriyet Halk Partiliyim. Memleketini ve vatanını seven, hizmet aşkıyla millete hizmet eden bir partiliyim. Bizler, her gün yüz kızartıcı bir olayla vatandaşın karşısına çıkanlardan değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçekten arınması ve parti içi demokrasiyi oluşturması lazım. 'Az olsun, bizim olsun' mantığıyla yönetirseniz parti bu hale gelir. Siyasi partileri bir şirket gibi göremezsiniz. Görevlendirilmiş insanları sırf sizin gibi düşünmüyorlar ya da sizin tanımadıklarınıza uymuyorlar diye bir kalemde kenara atamazsınız. Attığınız zaman sonuçlarını görüyorsunuz: Gençlik kollarından yetişmiş, milletvekilliği ve belediye başkanlığı yapmış kişiler teker teker istifa edip AK Parti’ye geçiyor. Bu ayıp, mevcut yönetime yeterlidir. 17’ye yakın belediye başkanımız şu anda AK Parti’ye geçmiştir. Genel başkanın ve yönetimin bu tablo karşısında istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü artık Cumhuriyet Halk Partisi savruluyor, yönetemiyorlar."
"KURULTAY ŞAİBELİ, OYLAR SATIN ALINDI İDDİALARI VAR"
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik ağır ithamlarda bulunan Göçer, partinin bir "girdaba" sürüklendiğini söyledi. Göçer,
"Biz partiliyiz ve dışarıdan bunları izlerken üzüntümüz daha da artıyor. Burada görev başında olan milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza ve aktif siyasetin içindeki arkadaşlarımıza sesleniyorum: Siyasi ikbalimizi bir tarafa bırakalım. Ülkemizin ve partimizin geleceği için artık doğruları söyleyip gerekeni yapmalıyız. Eğer kendi ikbalimizi düşünürsek ve yanlışları dile getirmezsek, yarın savunacağımız bir parti bile kalmayacak. Türkiye’de iktidara ne kadar ihtiyaç varsa, güçlü bir muhalefete de o kadar ihtiyaç vardır. Yerel seçimde hep birlikte birinci parti olduk; yaptığımız hizmetlerle iktidara yürüyecektik. Ancak yereldeki bu başarıdan sonra ne yazık ki Türkiye’de; 38. kurultayı davalık olan, para ve menfaat karşılığında oyların satın alındığı iddialarıyla mahkeme koridorlarında sürünen bir parti haline geldik. Cumhuriyet Halk Partisi bugün kurultayları şaibeli bir kurum durumundadır. Bu yüzden partiyi bu hale getirenlerin derhal istifa etmesi ve partinin süratle arınması gerektiğini düşünüyorum”
şeklinde konuştu.

"BİZİ, ELEŞTİRDİK DİYE İHRAÇ EDENLER, BU REZALETLERE SEYİRCİ KALIYOR"
Kendi ihraç kararıyla bugünkü sessizliği kıyaslayan Göçer, Malatya siyaseti için de "leke" benzetmesi yaptı:
"Sayın vekile buradan tekrar sesleniyorum: Biz yüz kızartıcı bir suç işlemedik. Hizmetlerimiz yüzde 69 memnuniyet oranıyla anketlerde ortadadır. Bizim yaptığımız tek şey, Sayın vekilin Malatya’daki 'tek adamlığını' eleştirmekti. Sırf bu yüzden bizi ihraç ettiler. Bugün kendisi yargılanıyor ve suçlanıyor; ben yaptığına inanmak istemiyorum ama ortadaki tablo nedeniyle partiye zarar vermemek adına istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum. Disiplin Kurulu’na ve Genel Merkez’e de sesleniyorum: Hakkımızda hiçbir fezleke, iddia veya suçlama yokken bizi sadece eleştirdik diye bir çırpıda ihraç edenler, bugünkü olaylara seyirci kalamazlar. Eğer buna seyirci kalıyorlarsa, bu işlere kendileri de iştirak ediyor demektir. Biz, partiyi yönetemeyen bu idarenin derhal bırakmasını; gerçek Cumhuriyet Halk Partililerin yeniden kurultay yaparak partiyi bu girdaptan kurtaracak bir genel başkan seçmesini bekliyoruz."
"MALATYA SİYASETİ İÇİN BÜYÜK BİR LEKE"
Açıklamalarının sonunda Malatya’nın siyasi ağırlığına vurgu yapan Göçer, partinin arınması gerektiğini belirterek sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Malatya, iki Cumhurbaşkanı çıkarmış bir ildir. Bir vekilin yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla anılması, Malatya’nın siyasi tarihi için büyük bir lekedir. Bu durumun sonlandırılması için vekilin süratle istifa etmesi gerekir. İstifa ettiği takdirde, partiye verdiği büyük zararı bir nebze olsun telafi etmiş ve onurlu bir duruş sergilemiş olur. Bizleri hiçbir suçumuz yokken bir çırpıda ihraç edenlerin; bugün işe gitmeden maaş alanlar, yanındaki çalışanlarla uygunsuz ilişkilere girenler ve adaylık için para aldığı iddia edilenler hakkındaki sessizliği manidardır. Bu ciddi iddialarla suçlanan kişiler partide kalırken, biz eleştirdiğimiz için dışarıda kalıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisinin geldiği nokta ne yazık ki budur. Genel Başkanın kutuplaşmayı önleyemediğini ve birleştirici bir üslup kullanamadığını, bu yüzden partinin darmadağın olduğunu görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partililerin partilerine sahip çıkmalarını bekliyoruz. Sosyal medyada görüyoruz; bir avuç azınlık sırf siyasi ikbali için yanlışları savunuyor. Biz bunu kınıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman sokakta doğruları söyleyen, iktidar olmak için gayret eden ve yolsuzlukla anılmayan bir partiydi. Ama ne yazık bugün geldiğimiz noktada artık her gün Cumhuriyet Halk Partisi başka bir yolsuzlukla anılmaya başladı. Üzülüyoruz. İnşallah, Cumhuriyet Halk Partisi arınacaktır ve gerçek Cumhuriyet Halk Partisi de Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkacaktır."





