Sanırım ülke genelinde en çok merak edilen konuların başında bu seçimin vehameti geliyordu.
31 Mart’ta yapılan seçimlerden sonra ülke gündeminde bangır bangır yer edindi 23 Haziran.
Ve o gün geldi çattı.
Seçimin sonucunu merak etmeyenlerdenim ben.
Çünkü sanırım bu seçim, ülke siyasetinin hoşgörüsünün en bariz örneğiydi.
Ben bu süreçte sadece adayların üsluplarına baktım.
Ekrem İmamoğ lu’nun genç ve zeki olması.
Binali Yıldırım’ın sempatik ve tecrübeli olması.
Siyasilerin vatandaşı daha çok dinlemesi ve onlara hitap edecek vaatler sunması.
Twitter’ın inanılmaz bir etki ile seçim çalışmalarına yön vermesi.
Hangisi vatandaşın fikrini değiştirdi ki!
Daha birçok detay sayabilirim size.
Ben özellikle Yıldırım ve İmamoğlu’nun karşılaşma programını merak ediyordum.
Bu canlı yayın programının seçmenin fikrini değiştirebileceğini düşünmüştüm.
Orada da seçmeni etkileyecek herhangi bir etki olmadı.
Bu seçimde taraftarlık ön plana çıktı.
Ve bu seçimde adaylara yön veren de çok bariz bir şekilde vatandaş oldu.
Siyaset etkisi neredeyse bitti. Mesele şahıs etkisine döndü.
Bu seçimde kafamız çok karıştı.
Ve yine bu seçimde siyaset cepheleri tarafından yanlış tercihler yapıldı…
Her şeye rağmen sonucun ülkemize, İstanbul’a hayırlar getirmesini temenni ediyorum.
Yılda iki kez sandık başına geçme ritüelinin de bitmesini diliyorum…