Kulubeyoğlu Evi, eğimli bir yamaç üzerine inşa edilmesiyle farklı bir mimari özelliğe sahip. Yapı, arazinin eğimine bağlı olarak bir cephede dört katlı, avlu kısmında ise iki katlı olarak yükseliyor. Yaklaşık 25x12 metrelik alan üzerine kurulan evde moloz ve kesme taş birlikte kullanılırken, duvarlar arasında ahşap hatıllarla dayanıklılık artırılmış.

1901 TARİHLİ KAPI VE ERMENİCE YAZI

Tarihi yapının en dikkat çekici detaylarından biri ise giriş kapısının üzerindeki pencere. Bu bölümde yer alan 1901 tarihi ve Ermenice yazı, yapının geçmişine ışık tutuyor. Çift kanatlı ana giriş kapısı ve demir avlu kapısı, dönemin mimari anlayışını günümüze taşıyor.

Malatya’nın sakin şehri Arapgir tescilli yapılarıyla öne çıkıyor
Malatya’nın sakin şehri Arapgir tescilli yapılarıyla öne çıkıyor
İçeriği Görüntüle

AVLUDAN AHIRA, HER DETAY DÜŞÜNÜLMÜŞ

Avlu içerisinde tuğladan yapılmış bir ocak bulunurken, en alt katta yer alan taş çörtenler sayesinde ahırdan çıkan atıkların dışarı atılması sağlanmış. Bu detaylar, yapının sadece estetik değil aynı zamanda işlevsel olarak da planlandığını gösteriyor.

AHŞAP VE KERPİCİN UYUMLU BULUŞMASI

Evin en üst katında ahşap çatkı arasında kerpiç dolgu kullanılması, geleneksel yapı tekniklerinin güzel bir örneğini sunuyor. Küçük boyutlu ahşap pencereler ve çıkmalarla hareketlendirilen cepheler, yapıya özgün bir karakter kazandırıyor. Kırma çatısı ise sac kaplama ile tamamlanmış durumda.

ARAPGİR’İN SAKLI HAZİNELERİNDEN BİRİ

Kulubeyoğlu Evi, yalnızca bir konut değil; aynı zamanda bölgenin tarihine, kültürüne ve mimari anlayışına ışık tutan önemli bir miras olarak öne çıkıyor. Malatya’nın turizm potansiyeli açısından da büyük değer taşıyan bu yapı, keşfedilmeyi bekleyen saklı hazineler arasında yer alıyor.

Muhabir: Esvet Türkoğlu