Pazartesi sabahı zil yeniden çalacak. Çantalar hazırlanacak,

Alarmlar biraz isteksiz çalacak, evlerde “hadi geç kalıyoruz”

Telaşı başlayacak.

15 tatil; kimi öğrenciler için dinlenme, kimi için ekranla fazla içli dışlı olma,

 kimi için se derslerden tamamen kopma anlamına geldi.

Veliler açısından bakınca da tatil; çocukların enerjisini dengelemeye

çalışmak, vicdan ile disiplin arasında gidip gelmektir.

Bir öğretmen olarak şunu açıkça söyleyebilirim;

Tatilden dönüş haftası herkes için zordur. Öğrenci için ritim tutturmak,

Veli için tekrar düzene girmek, öğretmen için ise sınıfın havasını yeniden kurmak… B u yüzden ilk günlerde yaşanan isteksizlikleri, unutulan konuları, dalgın bakışları “başarısızlık “ olarak görmemek gerekir. Bu bir geçiş süreci. Tıpkı uzun bir yolculuktan sonra eve dönmek gibi.

Velilerden en büyük ricamız şu; çocuklarımızı bu hafta eleştirmekten çok destekleyin. “Hiçbir şey yapmamışsın “yerine “yeniden alışacağız” demek, bir test eksiğinden çok daha kıymetlidir. Çünkü çocuklar motivasyonlarını notlardan değil, kendilerine duyulan güvenden alırlar. Öğretmenler sınıfta bunu kurmaya çalışırken, evde duyulan sert bir cümle tüm dengeyi bozabilir.

Öğrencilere gelince …

Sevgili gençler,

Kimse sizden pazartesi mucize beklemiyor. Ama küçük bir adım bekliyor. Defteri açmak, dersi dinlemek, “yapmasam da deniyorum “ diyebilmek. Unutmayın, başarı bir anda değil; tekrar, sabır ve istikrarla olur.

Yeni dönem hepimiz için hayırlı olsun. Biraz anlayış, biraz sabır ve bolca iletişimle bu süreci çok daha güçlü tamamlayabiliriz.

Zil çalıyor…

Haydi, birlikte yeniden başlıyoruz. SEVGİYLE…