BAL 2. Grup’ta normal sezon tamamlandıktan sonra harcanan onca paraya rağmen Yeşilyurt’un şampiyon olamaması tam bir fiyaskodur, başarısızlıktır, hayal kırıklığıdır en hafif tabiriyle yüzlerce bin liranın çöpe atılmasıdır.
Yeşilyurt Belediyespor’daki bu maddi enkaz yığının altından nasıl kalkılır, Yeşilyurt Belediye Başkanı Sayın Hacı Uğur Polat başkanımız kimden hesap sorar ve yeni döneme ne şekilde girilir bunu bekleyip göreceğiz.
Futbol kulüplerinin ekonomik değerlerini sadece futbolcular üzerinden hesaplayan bir uluslar arası spor sitesinin verilerine göre Yeşilyurt Belediyespor’un bu sezon 336 Bin Euro değeri bulunuyor. 3.9 Euro kurundan bu rakam çarpıldığında ortaya takriben 1 Milyon 400 bin lira gibi bir rakam çıkıyor. Bu paranın büyük bir bölümü belediyenin kasasından yani vatandaşın vergilerinden çıktı.
Spora destek isteyen, Sayın Hacı Uğur Polat’ı her defasında spora sunduğu katkılar için takdir eden, övücü ve teşvik edici yazılar yazan, hatta şahsen ve ziyaretlerimizde kendisine iltifatlarda bulunan bir kişi olarak, iki çizgiyi önemle ayırmanızı rica ediyorum.
Hacı Başkan’ın spora ve gençliğe verdiği destekte, Malatya futboluna karşı yatırımlarında, düşüncelerinde, projelerinde sorun yoktur. Maalesef onun bu vizyonel bakış açısını sonuçlandırmayan kulüp yönetiminde ve teknik heyetinde problem vardır. Onun için Hacı Uğur Bey’in spora verdiği destek ile Yeşilyurt Belediyespor’daki yönetici ve teknik heyet beceriksizliğini bir birinden ayırt etmek gerekir.
Malatya spor camiasında herkesin dilinde şimdi aynı soru var:
-Bu kadar bütçeyle bu iş nasıl olmadı?
Madde 1: “Malatyalı teknik adam, Malatyalı oyuncu, genç yetenek, alt yapı” denilerek çıkılan yolda, Yeşilyurtspor yönetimi, parayı ve futbolun baş döndürücü cazibesini görünce kuruluş amacına ihanet eder bir boyuta geldi. İlk yıl Şerif Fırat zamanında takımın tamamı, Cihangir Meriç zamanında 20 oyuncusu, Mustafa Taşar döneminde 18 oyuncusu Malatyalı iken, bu rakam İsmail Tekin döneminde 6’ya düştü.(Onların birçoğu da yedek) Malatyalılık edebiyatı yalan çıktı, kulübün maliyeti arttı!
Madde 2: Malatyalı sporcu hedefi koyan kulüp, il dışından getirdiği Trabzonlu bir kaleciye tüm Malatyalı oyuncuları, teknik heyeti ve tribündeki taraftarları tercih etti. Saha içinde futbolculara, tribünde taraftara söven oyuncu gönderilmedi, bunun gönderilmesini isteyen futbolcular ve teknik heyetin takımla ilişiği kesildi. Ve o tarih Malatya futbolunda milat oldu, yavaş yavaş camianın tüm unsurları kulübe sırt çevirdi.
Madde 3: Şampiyonluk için seçilen hoca İsmail Tekin olunca, camianın büyük bölümü Yeşilyurt’un antipatik bir kulüp olduğunu düşündü ve şampiyon olmasını istemedi. Çünkü İsmail Tekin hem geçmiş kariyeri şaibeli hem de 44 Malatyaspor ve Sultangazi’de trilyonlar harcanmasına rağmen takım çıkaramamış bir isimdi. Tekin’in Malatya spor camiasında sevilmeyen yardımcıları da işin içine girince kamuoyundaki destek yerini eleştiriye bıraktı.
Madde 4: Yeşilyurt Belediyespor Malatya futbolunun alt yapısı olmak için 3. Lig’i isterken, Yeni Malatyaspor’dan aldığı gençleri bir bir harcadı. Ramazan Çavuş, Cihan, Burak Açil, Yunus Emre Kutlu, Ahmet Yazıcı, Mert Ali Turgut ve Ahmet Yiğit gibi 3-5 bin liraya oynatılan gençlerin yerine 50 ile 60 bin liraya oynayan Malatya dışından oyuncular tercih edildi. Bu anlayıştan ötürü camia Yeşilyurt’un proje takımı olmadığına inandı ve 3. Lig’in sadece ego için istendiğini düşündü.
Madde 5: Yeşilyurtspor teknik heyeti ve yönetimi camianın önde gelen tüm unsurlarıyla, iş birlikçileriyle kavga eder hale geldi, istişare kültürünü bitirdi. Yeşilyurtspor bedava oyuncu aldığı Yeni Malatyaspor alt yapısından bile para istedi. İnönü Üniversitesi’nden lisans parası aldı. Spor medyasının ana akımı ile diyalog kesildi, kulüp içine kapandı. Kongreler gizli yapıldı, hesaplar paylaşılmadı, şeffaflık ortadan kalktı. Spor camiasının kulübe olan güveni sarsıldı!
Madde 6: Şampiyonluk yarışında Yeşilyurt’a en büyük yardım sağlayacak İnönü Üniversitesi ile ilişikler soğuk tutuldu. Bu kulübe değersiz yaklaşıldı, suçlanıldı. Üniversite’de oynayan genç oyuncular küçümsendi, değersiz görüldü. Gençler kendilerini ispat için Yeşilyurt’un 5 puanını aldı, bu gereksiz restleşme Yeşilyurt’a pahalıya mal oldu. Devre arasında bile bu takımdan 7 bin lira bonservis bedeli istendi. İş son maça gelince, atılan Malatyalılık narası doğal olarak karşılık bulmadı!
Madde 7: Dursun Sucu her ne kadar futboldan ve spor yöneticiliğinden anlıyor diye kulüp başkanı yapılsa da daima son sözü futbolla alakası olmayan ve bu işlerin arka planını iyi bilmeyen Eyüp Bolat söyledi. Bu iki başlılık takıma büyük zarar verdi. Teknik heyet değişikliklerinde, oyuncu transferlerinde, camiayla kurulan ilişkilerde Eyüp Bolat, kamuoyunu dikkate almadan, Dursun Sucu’nun birçok olumsuz görüşüne rağmen kendi bildiğini okudu, bu da kulübü felakete sürükledi.
Madde 8: İLAHİ ADALET!
ŞİMDİ HESAP ZAMANI
Başarısızlık daima öksüzdür. Kimse sahiplenmek istemez. Ancak gerçekler acıdır ve insanın canını yakar. Benim sıraladığım bu maddelere katılırlar ya da katılmazlar. Fakat bu Yeşilyurt’un başarısızlığını gizlemez. Onun için nasıl ki sezon başından beri kafalarına göre transfer yapıp, kafalarına göre para harcayıp, har vurup harman savurdularsa şimdi bi zahmet hesabını da versinler.
Ben öyle, ‘Hacı Uğur Polat başkanın makamına gidip, el pençe divan durup kusura bakma başkan’ gibilerinden yavan bir hesap istemiyorum yalnız. Yürekleri varsa, bu işi beceremeyenler hocalarıyla, ekipleriyle çıkacaklar, herkesi çağırdıkları bir basın toplantısı yapacaklar. Biz de geleceğiz çatır çatır soru soracağız. İşte o zaman halkın kulübünde, halkın parasının hesabı da sorulmuş olur. Aksi halde ben hakkımı ‘Mahkeme-i Kübra’ da isteyeceğim NOKTA!