GÜNDEM MALATYA’DA SAĞLIK SİSTEMİ KONUŞULDU

MEHMET TEVFİK CİBİCELİ

Malatya’nın sağlıkta bir bölge ili olduğuna vurgu yapan Malatya Sağlık İl Müdür Dr. Öğr. Üyesi Erhan Berk, birçok çevre ilden Malatya’ya hasta sevki gerçekleştiğini belirtti. Turgut Özal Tıp Merkezi’ni (TÖTM) dünyanın hastanesi yapmaları gerektiğini söyleyen Berk, “Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sadece Malatya ilinin hastanesi demek doğru değil. Bizim Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni bölgenin hastanesi, Turgut Özal Tıp Merkezi’ni de dünyanın hastanesi yapmamız lazım.” dedi.

Her hafta Pazartesi günleri saat 11.00’de BUSABAH TV de yayınlanan Gündem Malatya programına konuşmacı olarak Malatya Sağlık İl Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erhan Berk katıldı. Moderatörlüğünü BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu’nun yaptığı programda Malatya’da sağlık sektörünün konumu, sağlık sektöründe yaşanan gelişmeler ve Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) değerlendirildi.

Aile sağlığı merkezlerinin önemine vurgu yapan Sağlık İl Müdürü Erhan Berk, hasta vatandaşların birçoğunun, aile sağlığı merkezlerinden tedavi alabilecekken, onları es geçerek direkt hastaneye başvurduklarını belirtti.

Malatya’nın sağlıkta bir bölge ili olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Erhan Berk, “Biz sürekli çevre illerden sevk alıyoruz. Elazığ, Sivas, Adıyaman, Maraş birçok yerden sevk alan bir iliz. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sadece Malatya ilinin hastanesi demek doğru değil. Bizim Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni bölgenin hastanesi, Turgut Özal Tıp Merkezi’ni de dünyanın hastanesi yapmamız lazım. Bugün dünyada sağlık turizminde dolaşan para yıllık 500 milyar dolar. Türkiye’nin 2023 hedeflerinde 20 milyar dolar var. Bunun sadece yüzde 2’sini Malatya’ya alırsak 400 milyon dolar eder. Bizim artık biraz işin nitelik boyutuna geçmemiz lazım. Sağlık okuryazarlığı ve sağlık hizmetinin doğru kullanımına önem verilmeli. Sağlık Bakanımız, sosyal medya hesaplarında her zaman Merkezi Hekim Randevu Sisteminin öneminden bahsediyor. Bazı vatandaşlar randevu bulamadıklarını ifade ediyorlar. Bizim kapasite problemimiz yok. Bu şehire çok ciddi bir sağlık alt yapısı yapılmış ve çok ciddi nitelikli bir sağlık ordusu var. Belki bu şehrin nüfusunun 3 katına hizmet edebilecek kapasitede bir sağlık ordusu var ama tamamıyla yanlış kullanımdan dolayı sorunlar yaşanıyor. Çünkü vatandaş aile sağlığı merkezlerini es geçiyor, direkt hastanelerin acillerinde ya da polikliniklerine başvuruyor bu da bir yoğunluğun oluşmasına neden oluyor” şeklinde konuştu.

“SAĞLIK OKURYAZARLIĞI ÇOK ÖNEM ARZ EDİYOR”

Aile hekimlerinin uzman kişiler olduğunu belirten Berk, “Vatandaşlara aile hekimlerine güvenmeleri gerektiğini söylemek istiyorum, Aile hekimleri, acilde gittiğiniz pratisyen hekimden daha fazla tecrübesi olan arkadaşlarımız. Hepsi 10-15 yılın üzerinde yıllarca acilde çalışmış tecrübeli, şehri bilen, hastayı bilen insanlar. Türkiye’nin sağlıktaki alt yapısını Malatya çok ciddi bir oranda tamamladı ve tamamlaya da devam ediyor. Bu nokta da sağlık okuryazarlığı çok önem arz ediyor. Birçok şey sağlık okuryazarlığından geçer, personelin eğitimi, vatandaşın eğitimi her kural kitapta yazmayabilir ya da her kural resmi kanun olarak karşınıza çıkmayabilir. Bu şehir, ülke ve bu devlet çok ciddi bir şekilde vatandaşın sağlığı için para harcıyor ama biz bunun niteliğini her geçen gün arttırmak zorundayız” ifadelerine yer verdi.

Pandemi sürecinde uygulana tedavi yöntemlerinde bahseden ve bir hastalığın tanımlanması ve tam bir tedavisinin bulunmasının en az 10 yıllık bir zaman dilimi gerektirdiğini söyleyen Berk, “Koronavirüsler 1960’lı yıllarda tespit edilen virüs ailesi. Ama bugüne kadar başımıza bela olan bir virüs ailesi değil. Bir pandemi olayı yaşadık 100 yılda gelecek bir şey. Bir hastalığın tanımlanması, tetkik edilmesi ve tedavisinin düzenlenmesi yaklaşık olarak 20 yıllık, minimum 10 yıllık bir süreç. Elimize bu kadar bir süre yoktu. Hastalıkla ilgili daha önceden herhangi bir tecrübemiz yoktu” dedi.

“ŞİFA BULMAK İÇİN GİTTİĞİNİZ YERDE DAHA BÜYÜK BİR DERT SAHİBİ OLABİLİRSİNİZ”

Randevu sisteminin önemine dikkat çeken Erhan Berk, “Biz pandemi sürecinden çıktıktan sonra ocak ayı itibari ile yaklaşık olarak aylık 115-120 bin kapasite açarken eylül ayından sonraki çalışmalarımızda bunu 150-160 bin bandına getirdik. Yani yaklaşık olarak yüzde 50 kapasite artırdık ve bu kapasitenin de ortalama yüzde 85-90’ı doluyor. Hesapladığınız zaman 140 bine yakın bir randevu eder. Bunun yüzde 20-25’inin gelmemesi demek. 30 ile 35 bin arası bir randevunun ziyan olması demek. Pandemi süreci bize hastanelerinde çokta sağlıklı yerler olmadığını gösterdi. Her çeşit insan geliyor, her türlü mikroorganizmalar özellikle de bulaşıcı hastalıklar buralarda kolayca yaygınlaşabiliyor. Biz bu köpük kalabalık dediğimiz insanlara randevu vermeyip, sabahın 7’sinde hastanelerde biriktirebiliriz ama biz bu kalabalıkların olmamasını istiyoruz. Ekonomiye zarar vermeyelim, vatandaşı iş hayatından almayalım, sosyal hayatından alı koymayalım istiyoruz. Biz hastane enfeksiyonları ve enfeksiyonlar için çok ciddi paralar harcıyor ve ciddi tedbirler alıyoruz. Bu profesyonel bir iş, çok basit bir iş değil. Gerekli tedbirler alınmazsa siz hastaneyi girip daha kötü çıkabilirsiniz. Yani şifa bulmak için gittiğiniz yerde daha büyük bir dert sahibi olabilirsiniz. Bizim amacımız burada vatandaşı günlük hayatından koparmayalım. Biz mümkün olduğunca sizin hastane de işinizi erken bitirip çıkmanızı istiyoruz” diye konuştu.

“BAZI MUAYENELER ÖZELLİKLİDİR”

Tıp mezunlarının bazı bölülmeleri seçmeme gibi bir tutum sergilediklerini belirten Malatya Sağlık İl Müdürü Erhan Berk, “Genel anlamda bizim tıp eğitimi ile ilgili bazı problemlerimiz var. Yeni mezun olan hekimlerimizin tıpta uzmanlık sınavındaki tercihleri ile ilgili problemlerimiz var. Özellikle pediyatri, genel cerrahi ve kadın, doğum gibi branşları seçmeme gibi bir durumları var. Onun haricinde Türkiye’de şu anda hekim sıkıntısı gibi problem yaşanmıyor, hekimlerin dağılımında belki problem olabilir, o da memura verilen haklardan dolayı. İlimizin özeline gelecek olursak bizim bir-iki branş haricinde çok fazla sıkıntımız yok. O da şundan kaynaklanıyor mesela bazı muayeneler özelliklidir. Bir göz sağlığının muayenesi özelliklidir, bir dahiliyecinin muayenesine benzemez. Dahiliyeci için bir steteskop, bir masa, sedye olduğu zaman yeterli muayene için. Ama göz muayenesi öyle değil. Birçok ölçüm ve birçok zaman gerektiren bir işlem. Ortalama Malatya’da gözde günlük 10 poliklinik açıyoruz. Bunların 7’si eğitim ve araştırma hastanesinde, 2’si Battalgazi, biri de Yeşilyurt’ta. Yaklaşık olarak 600-650 vatandaşımıza günlük göz sağlığı hizmeti veriyoruz. Bazen arz talep meselesinden dolayı arz ile talep arasında fark oluşabiliyor. Talep daha fazla olduğu zaman birikim olabiliyor” şeklinde konuştu.

“GÜNLÜK 90 ÜNİT İLE HİZMET VERİYORUZ”

Son zamanlarda Malatya Şehit Mehmet Kılınç Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde yaşanan randevu krizi hakkında da açıklamalarda bulunan Berk, “Türkiye’de pandemi süreci ile birlikte diş hekimlerimizin ağız hizmetleri yasaklandığı için genelde biz filyasyon ekiplerini görevlendirdik. Biz bu yılbaşı itibari ile tekrar diş hizmetlerine başladık ama geriye yönelik birikmiş bir talep vardı, bizim dişte şöyle bir prensibimiz var, kesinlikle dişi korumak. Yani siz hastaneye geldiğiniz zaman bizim yapacağımız en basit iş çürükse dişiniz, çekilir gönderilir, 5 dakikamızı alır ama biz mümkün olduğunca ana dişi korumak istiyoruz. Kanal tedavileri ya da dolgular, implantlar, köprüler, protezler gibi çok değişik hizmetler veriyoruz. Şu anda Malatya Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin 75 ünitinin hepsi aktif çalışıyor. İlçelerde yaklaşık 15 ünitimiz var. Bunların da hepsi aktif çalışıyor, günlük 90 ünit ile hizmet veriyoruz. Bu şu an Malatya için yeterli kapasite olmayabilir çünkü birikmiş bir sağlık problemimiz var ve biz birinci basamakta şu anda ciddi bir şekilde taramalara başladık. Pandemi sürecinde duran taramalara tekrar başladık. Buradan da tespit ettiğimiz hastalar var, bu da potansiyelimizi artırıyor. Bizim bununla ilgili bir yapılanmamız ve planlamamız var, eski Verem Savaş’ın orada Emeksizde yapılan bir aile sağlığı merkezi var, oranın üst katına 2023 yılında 10 ünitlik bir ağız ve diş sağlığı merkezi kuracağız. Yine Göztepe Mahallemizde halk sağlığı laboratuarı ve aile hekimliğinin olduğu bir alanımız var oraya da 10 ünitlik bir yer kuracağız. Ağız ve diş sağlığı merkezlerini 110 ünite çıkarmayı düşünüyoruz ayrıca İnönü Üniversitesi’nde Diş Hekimliği Fakültesi için yeni bir bina yapılıyor oranın da bu alanda ciddi bir yükü kaldıracağını düşünüyoruz. Mesai dışı çalışmaya da başladık Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde. Mümkün olduğunca biz arzı artırmaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

“MALATYA’YA KATMA DEĞER SAĞLAR”

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin neden eğitim ve araştırma hastanesi olduğu hakkında açılamalarda bulunan Berk, “Biz 2017’de Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesini açarken şunu düşünmüştük, burası niye eğitim ve araştırma hastanesi olsun. Biz mümkün olduğunca ilin ve bölgenin hastalarını alalım, Turgut Özal Tıp Merkezi’nin yükünü azaltalım istedik. Onlarda biraz daha vizyonel, daha büyük işler yapsınlar diye düşündük. Tamamıyla bu amaçlanmıştı. Rekabetin olduğu yerde bir de kalite artar biliyorsunuz, 2 eğitim ve araştırma hastanesinin olması Malatya’ya katma değer sağlar. Türkiye’de afili hastaneler diye bir olay var, afiliasyon protokolünde bu hastaneler Sağlık Bakanlığının hastanesi, bu hastanenin de adı, resmi ismi T.C. Sağlık Bakanlığı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’dir. Afiliasyon protokolünün mantığı şudur, kendi hastaneleri olmayan tıp fakülteleri, Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerinin alt yapısını kullanır. Orada birçok akademisyen çalışır, bu Sağlık Bakanlığı ve vatandaşların lehinedir aynı zamanda. O hocaları siz polikliniklerinizde, ameliyathanelerinizde, servislerinizde çalıştırarak vatandaşa sağlık hizmeti sunarsınız. Diğer taraftan da hastane alt yapısı olmayan tıp fakültelerinin hekimlerinin, asistanlarını ve öğrencilerini eğitecekleri bir alt yapı alanı sağlar. Ama buradaki yönetim tamamıyla Sağlık Bakanlığına ait bir yönetimdir, hastanenin idari, mali bütün yönetimi Sağlık Bakanlığının sevk ve idaresindedir” dedi.

800 bin nüfusa sahip Malatya’nın sağlık hizmetinde bir bölge ili olduğunu dile getiren Malatya Sağlık İl Müdürü Erhan Berk, “Birçok bölge ilinden bize sevk geliyor. Yani şu an Turgut Özal Tıp Merkezi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki hasta potansiyeline baksak, il dışından gelenlerin oranı yüzde 30-40 çıkacak. 800 bin nüfusa sahip Malatya’da muhtemelen 100 bine yakın kişi ‘Benim cebimde param var, özel hastanelerden ayrıcalıklı sağlık hizmeti almak istiyorum’ diyebilecek insanlar, geriye kalan 700 bin nufüsun bir kısmı Turgut Özal Tıp Merkezinin hastası, onun haricinde geriye kalan herkes Sağlık Bakanlığının hastası. Yaklaşık olarak 650 bin nüfus. Özel hastaneler bizim sağlık hizmeti verdiğimiz önemli bir partnerimiz. Yeri geliyor yer olmuyor kullanmak zorunda kalıyoruz, yeri geliyor bazı hizmetler için ihtiyaç duyabiliyoruz. Bunu düzgün bir şekilde planlamak lazım. Sağlık hizmeti gerçekten Türkiye’de ciddi bir alt yapıya oturdu, Malatya’da da iyi bir alt yapı oluştu. Artık bundan sonra özel hastanecilikte de, sağlığın ve hastanelerin kullanımında da ciddi bir organizasyon kültürüne ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu.

Muhabir: Haber Merkezi