Talep edilen ilaçlar arasında özellikle antibiyotiklerde yaşanan sıkıntı, acil servislerde hasta sayısının artmasına ve nöbetçi eczanelerde uzun kuyruklara sebep oluyor. Eczacılar, ilaç sanayisi ve Sağlık Bakanlığı'nın bir çözüm bulmaları çağrısında bulunuyor. Malatya Eczacı Odası Başkanı Ebru Sönmez, “İlaç fiyatlarının artması istemiyoruz, eczacılar ilaç karlılıklarının artırılmasını talep ediyor” dedi.
“SENEDE BİR DEFA YAPILAN ZAMLA HİÇBİR ŞEYİN ÖNÜNE GEÇEMEYİZ”
Euro kurundaki ciddi artışın ilaç fiyatlarına etkisi olduğunu ifade eden Sönmez,
“2-3 yıldır ciddi boyuta ulaşan bir ilaç yokluğuyla karşı karşıyayız. Bu anlamda büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Özellikle bu sıkıntı 25 Aralık zammından önce çok ciddi boyuta ulaşmıştı. Biz her sene aralık, ocak, yıl sıkıntı yaşıyorduk ama yıllardır da ilaç kuruyla euro kuru arasında ciddi makas farkı olduğundan dolayı bu sıkıntıyı bir türlü atlatamıyoruz. Biz sürekli aslında bakanlığa verdiğimiz demeçlerde, yaptığımız toplantılarda onlara ilettiğimiz dilekçelerimizi hep şunu söyledik, senede bir defa yapılan zamla hiçbir şeyin önüne geçemeyiz. Bunu senede 4 defa ihtiyaca binaen zam yapılmalıdır. Nasıl ki euro kuru ciddi boyutlarda artıyorsa ilaç burunun da aynı oranlarda belli zamanlarda artırılması gerekiyor”
ifadelerini kullandı.
“BİZİM İSTEDİĞİMİZ İLAÇ KARLIĞIMIZIN ARTTIRMASI”
Kamuoyunda yanlış anlaşıldıklarını belirten Sönmez, ilaçlara zam talepleri olmadığını, asıl beklentilerinin ilaçlara sağlanan karlılığın artırılması olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
“Halk sanki bizim ilaca zam gelmesini istediğimizi düşünüyor. Ama kesinlikle öyle bir şey yok. Biz zam gelmesini istemiyoruz. Eczacıların istediği ilaçlara yapılan karlılığın arttırılması. Hani bu gelecek zamla alakalı değil. Şimdi bizim kademe kademe, üç kademe ilaç grubumuz var. Belli bir sayıya kadar, fiyata kadar yüzde 13 karlılık. Onun işte üstünde yüzde 18 karlılık ve yüzde 28 karlılıklarımız var. Şimdi ilaç fiyatı arttıkça bizim karlılığımız yüzde on 13’e düşüyor. Aslında biz bunu istemiyoruz. Bizim istediğimiz ilaç karlığımızın arttırması. Şimdi ilaç fiyatlarının artmasını isteyen kesim ilaç sanayisidir. İlaç sanayisi de şunu söylüyor, benim ilacı üretmem için hani o dışında gördüğümüz kutu içindeki içindekilerin hepsi bir maliyet gerektiriyor. Onların yurt dışından aldıklarının hepsi euro üzerinden aldıklarından dolayı ciddi bir maliyet. Bu maliyeti karşılayacak bir gelir gerekiyor. 25 Aralık'taki zamda maliyetleri karşılamadı.”
“EN BÜYÜK SIKINTIYI ANTİBİYOTİKLERDE YAŞIYORUZ”
Acil servislerdeki hasta yoğunluğunun arttığını ve ilaç eksikliği nedeniyle hastaların tedavi olmakta zorlandığını dile getiren Sönmez,
“Acillerdeki hasta profili acayip arttı. Ben hafta sonu acil ziyaretim oldu. Doktorlar en az bin tane hastayı öğlene kadar muayene etti. Şimdi böyle bir durum olduğunda ilacın oraya yetişmesi Mümkün değil. Eczanelerimize bakıyoruz. 4 tane nöbetçi eczanemiz var. Hatta Eski Malatya’daki eczanemizle birlikte 5 tane eczanemiz nöbetçi olarak alıyor. Onların hepsinde sıra sıra kuyruklar var. Hani benim eczane sayısını arttırmamla bu iş düzelecek olsak inanın belki 10 tane nöbetçi eczane yaparım. Ama ilaç yokluğundan dolayı bu yoğunlukların sebebi maalesef ki. Çünkü genelde soğuk algınlığı, inslüenza kovid vakalarında en çok yazılan kalemlerden bir tanesi antibiyotik. Ama şu an en büyük sıkıntıyı antibiyotiklerde yaşıyoruz. Antibiyotik olmayınca o hastanın tedavi olması mümkün değil. Yani bir ağrı kesiciliği, bir grip, soğuk algınlığı ilacıyla o hastanın iyileşmesi mümkün değil. Onun için de biz şunu söylüyoruz Bakanlığımıza, ilaç sanayisiyle artık oturup bir karar versinler. Bizi de bu sıkıntıdan kurtarsınlar. Hastaları da bu sıkıntıdan kurtarsınlar. Çünkü hastayla karşı karşıya kalan tamamen bizleriz”
açıklamalarında bulundu.

“İLACA İHTİYAÇ DUYULAN ZAMANLARDAYIZ”
Her sene aynı dönemde yaşanan ilaç sıkıntılarının bu kez daha ciddi boyutlara ulaştığını ve acilen önlem alınması gerektiğini ifade eden Sönmez,
“İlaç sanayisi şunu yapabiliyor. Benim giderlerimi karşılamıyor. Onun için ben ilaç üretimini iptal ediyorum ya da ilaçlarımı geri çekiyorum. İlaç dağıtım kanalları elimizde ilaç yok diyebiliyorlar. Böyle olunca hastayla karşı karşıya kalan biz oluyoruz. Vicdan, merhamet sahibi olanlar bizleriz. Çünkü hasta geliyor, saat gece 12’de çocuğu 40 derece ateşleyip kalmış ve bizden ilaç istiyor. Şimdi siz bu hastaya cevap veremeyince vicdanınız merhametiniz sızlıyor. Tabi bir de hastaların aileleri strese girip tabii sinirleniyorlar. Gece boyunca belki 4-5 eczane gezip bulamayınca en son nokta eczacıyla kavga ediyorlar. Hani sanki ilacın bulunmama sebebi ne eczacı olduğunu düşünerek hem şiddete maruz kalıyoruz hem de gerçekten ilacı ulaştıramadığımız için de vicdanımız sızlıyor. Bu konunun hızlı bir şekilde çözülmesi lazım. Her sene işte biz bu aylarda sıkıntı yaşamamamız gerekiyor. Şu anda en ciddi boyutta ilaca ihtiyaç duyulan zamanlardayız”
sözlerine ekledi.
İlaç krizi sürecinde hastaların eş değer ilaçlar konusundaki endişelerine yönelik açıklamalarda bulunan Sönmez,
“Ben hastalara her zaman şunu söylüyorum, bulabildiğiniz ilacı alacaksınız artık. Hani ilaç seçme dönemi yok. Hani elimizde ilaç bolluğu olsa istediğiniz ilacı verelim. Ama ilaç yok. Ben size doktorun yazdığı antibiyotiğin aynısını istiyorum, diyorsunuz ama ben antibiyotik bulamıyorum ki sana aynısını verebileyim. Hani bulabildiğim sizi zaten ulaştırmaya çalışıyorum. Bir de şuna değinmek istiyorum, eş değer ilaç orijinal ilaçla aynı ilaçtır. Yani şu yanlış ilaç mevzusunu lütfen insanlarımız farklı bir tarafa koysunlar. Biz yanlış ilaç vermeyiz zaten sistem buna izin vermez. Eğer ki Sağlık Bakanlığı sistemine bunu eklediyse demek ki o ilaç doktorun yazdığı ilaçla aynısıdır. Yani içerik, etkinlik tamamıyla birebir aynısı. Sadece birini A firması üretmiş, diğerini B firması üretmiş. Hasta eğer ki bir alerji geliştiyse o ilacın etken maddesinden gelişmiştir. O etken maddedeki tüm ilaçların hepsini aynı alerjiyi geliştirecektir zaten. İlaç hakkında en güvenilir bilgiyi eczacılar verir. Çünkü biz en az 5 yıl boyunca ilaçla alakalı her türlü bilgiye sahip olarak okuyoruz. Onun için eczacınız eşdeğer ilaçla alakalı en yetkin bilgiye sahiptir. Eczacınıza güvenin, eş değer ilaç orijinal ilaçla aynı ilaçtır. Bunu da lütfen farklı boyutlara ulaştırmadan eczacıların önerdiği her ilacı doğru kabul ederek kullanmaya devam etsinler. Zaten bir ilaç krizi yaşıyoruz. Böyle bir konuda da illa aynı ilaç olsun diye direnirsek hem tedavilerimiz aksar hem de büyük sıkıntı yaşarız”
diye konuştu.

“HASTA YAKINLARI TARAFINDAN ŞİDDETE MARUZ KALIYORUZ”
Sönmez,
“Başka antibiyotik olmak üzere şu an her grupta ilaç sıkıntı yaşıyoruz. Şu an talep antibiyotiklerde daha sık olduğu için en büyük sıkıntıyı antibiyotiklerde. Diyabet hastaları çok fazla, hipertansiyon hastaları çok fazla, kalp hastaları çok fazla. Kalem kalem bulamadığımız oluyor. Ama doktorlarımızla iletişim haline geçtiğimizde ya eş değerini vermeye çalışıyoruz ya da alternatif doktorumuz ne önerdiyse onu vermeye çalışıyoruz. Ama hiç eşdeğeri yoksa yani ilaç hiç piyasa da yoksa işte o zaman hastayla karşı karşıya kalıp, o hastanın tedavisinin atıldığını görmek gerçekten bizleri ciddi üzüyor. Dediğim gibi alternatifi olsa doktor tarafından düzeltilip başka bir kalem yazılır ama bir epilepsi hastasının ilacını değiştirmek çok zor. Hani onların nöbetleri, nöbet geliştirmesi var tekrar atak olabiliyor. Onun için de aynı ilacın hani eşleri de olsa aynı etken maddeye sahip ilacı kullanmaları gerekiyor. Onun için de gerçekten biz çok ciddi sıkıntı yaşıyoruz ve bu yüzden hasta yakınları tarafından şiddete de maruz kalıyoruz”
dedi.
“YERLİ İLACIN DESTEKLENMESİ LAZIM”
İlaç sıkıntısı, yerli ilaç üretiminin desteklenmesi ve dışa bağımlılığın azaltılmasıyla çözüme kavuşturulması gerektiği düşünün Sönmez,
“İlaç yokluğu Sağlık Bakanlığımızın, ilaç sanayisiyle oturup sorunu çözene kadar devam edecektir. Gelirler kesinlikle giderleri karşılamıyor. Onun için de hızlı bir şekilde ilaç sanayisinde masaya oturup bu konuya çözüm getirmeleri gerekiyor. Uzun süre yerli ilacın desteklenmesi lazım. Yerli ilaca geçmemiz lazım. Dışa bağımlı olduğumuz müddetçe de bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz”
şeklinde konuştu.