İnönü Stadı’nda hafta sonu kendi şehrimiz adına güzel bir maç izledik. Zaman zaman bu takımı oyunsal eksiklikleri nedeniyle eleştirmiş biri olarak Körfez galibiyetinden inanılmaz bir keyif aldığımı hemen başta belirteyim.

15 haftalık bölümde sezonun en iyi Yeni Malatyaspor’unu seyrettik diyebilirim. Özellikle ilk 45 dakika tempolu oyun anlayışı ve yardımlaşma üst düzeyde idi. Futbolcuların saha içindeki dizilimi ve parselasyonu ile gelen kompakt oyun neredeyse hatasıza yakın bir Yeni Malatyaspor çıkardı ortaya.

Daha önceki maçlarda eleştirdiğimin aksine bu kez skor rahatlığını yakalamasına rağmen oyunu elinde tutup, geriye yaslanmadan, yine hücumu düşünen anlayış, gerçekten ilk kez bu kadar başarılı uygulandı. 2 – 0’ dan sonra rakibe pozisyon vermeden ayağa paslarla oyunu kontrol altına almayı iyi yapan Yeni Malatyaspor devreye istediğini alarak girdi.

İkinci yarının son 15 dakikası ise müthiş bir tempoyla gelen goller adeta Yeni Malatyaspor’u freni patlamış bir kamyona çevirdi. Rakibin güç durumu, oyun anlayışı falan beni ilgilendirmiyor. Sahada eze eze yenen, Körfezi silip atan bir takım vardı. Ramazan, Aydın ve Serkan’ın golleri adeta bir ressamın ortaya çıkardığı müthiş tabloda attığı son fırça darbeleri gibi etkileyici ve harikaydı.

Yeni Malatyaspor’da takımdaşlığın, yardımlaşmanın ve saha içi birlikteliğin ilk kez bu kadar üst düzey göründüğü bir maç oldu. Son zamanlarda haklı-haksız yapılan eleştirilere bir ders niteliği taşırcasına oyuncuların daha iyiyi yapma azmi güzel bir cevap oldu.

Bu takım oynadığı son iç saha performansıyla bir kez daha gösterdi ki bu ligin en iyisi ve şampiyonluğa en yakın olanı. Devre arasında yapılacak birkaç nokta transferle Yeni Malatyaspor’un şampiyon olacağını tahmin etmek hiçte zor olmamalı.

Lakin; camiamızı bir konuda uyarmak istiyorum. Bu takımı en çok eleştirenlerden biri olmama karşın bazı şeyleri karıştırmamamız gerektiğini de önemle belirtiyorum. Yeni Malatyaspor eleştirilmez değildir ama lütfen sadece saha içini konuşalım. Sportif anlamda eleştirelim. Son günlerdeki mesnetsiz ve farklı amaçlarla yapıldığına inandığım ambiyane eleştiriler bu takıma zarar veririr. Eleştirirken de kimseyi küstürmeyelim.

Yazımın son bölümü üzülerek belirtmeliyim ki bir veda bölümü.

Değerli Hocamız Ziya Doğan’ın Orduspor ile anlaşmasından dolayı, onunla birlikte Ordu camiasına hizmet etmek için Malatya’dan bir müddet ayrı kalacağımdan köşe yazılarıma da ara vermek durumunda olacağım. Busabah gazetesi benim gerçekten yuvam. Malatya’da birlikte olurken en fazla keyif aldığım bu ekiple çalışmak gerçekten benim için gurur vericiydi. Herkesin abisi olduğum bu kurumda, başta imtiyaz sahibi Mehmet Aydın’a, sevgili Cahit’e, Büşra’ya, Gonca’ya, Mutlu’ya, Mahir’e, Salim’e, Mehmet’e, Irmak’a, Yakup’a, Murat’a(Moris), dağıtıcılarımızdan diğer çalışanlarımıza ve spor servisinde bilgisiyle çok ayrı bir yeri olan futbol ve spor konusunda tartışmaktan haz duyduğum Fatih’e ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

İnşallah Malatya’ya döndüğümde yine bu satırlardan bu kez Malatyaspor’un şampiyonluk hikayesini yazarak çıkarım karşınıza. Umarım sezon sonu şampiyonluğu hep beraber kutlarız.

Tüm okuyucalarımıza anlayışlarından ve bizleri takip ettiklerinden dolayı sonsuz teşekkür ediyorum. Yeni görevimizde dua ve pozitif duygularınız bize her zaman güç verecektir. Allah’a emanet olun!