Futbol sadece futbol değildir demiş ya zatın biri, Allah razı olsun!

İyi ki demiş çünkü geçen Pazar günkü Fenerbahçe maçını izleyince, “Futbolcu da sadece futbolcu değildir” söylemini bana hatırlattığı için iyi ki demiş, dedim.

Emre’nin asabi hali daha ilk dakikalarda başlıyor ve her maç bu şekilde bir sinir krizi durumu var.

Takım arkadaşlarına bağırıyor, hakeme el kol işareti yapıyor, tribüne çatıyor, sağlık ekibine fırça atıyor.

İnanın Emre Belözoğlu sahaya çıktığı zaman kendini kaybediyor.

Emre’nin kulağı kanıyor ve hakem dışarı çık diyor. Kurallar gereği o kanın durması lazım. İtiraz ediyor, çıkmam diyor ama sonunda koşarak sağlık ekibinin yanına gidiyor. Üç saniye sonra sağlık ekibine bağırıyor. El kol işaretleri falan...

Maçın bitmesine on dakika kala kazanılan serbest vuruşun yanlış yerde kullanılması sonucu hakem serbest vuruşun tekrarını ve yerinde kullanmasını istiyor. Emre yine çıldırıyor itiraz ediyor ve eliyle hareket ediyor. Sarı kart görüyor. O sırada yardımcı hakeme doğru dönerek küfür ediyor. Direkt kırmızı kart görüyor.

Olay bitti mi sizce?

Tabii ki bitmedi, Emre daha yeni başladı!

Hakemin üzerine doğru yürüyor, bağırıyor ve sonra yardımcı hakeme doğru koşmaya başlıyor. Orta hakem araya giriyor, takım arkadaşı tutmaya çalışıyor. İnanın kimse tutmasaydı, yardımcı hakeme tekme tokat dalacak görüntüsü ve ruh hali vardı.

Zor bela dışarı çıkartılıyor. Çıkarken son olarak bir zılgıt da dördüncü hakeme atılıyor.

Sizce Emre neyin kafasını yaşıyor?

Bir spor karşılaşmasında bu ruh haline gelmiş bir insanın kafası, futbolcu kafası olmasa gerek!

17 yaşında Galatasaray’da oynamaya başlayan Emre’nin hayatı başarılarla dolu. Milli Takımın aldığı tüm başarılarda Emre’nin rolü var. Galatasaray’ın aldığı UEFA Kupası’nda direkt rolü var Emre’nin…

Avrupa’da sayısız yıldız ile oynadı Emre…

Yaşı olmuş 33, belki 34…

Koskoca Fenerbahçe’nin kaptanı ama kendisini mahallenin kabadayısı gibi görüyor.

Yaptığı tüm hareketleri ben Aziz Yıldırım’a bağlıyorum.

Bana göre yaptığı tüm hareketlerden tam destek alıyor. Ve bu desteği gören Emre, yaptığının normal olduğunu zannediyor.

Ya da Hagi’nin taktiğini uyguluyor. Yorulunca çamura yatmaktan bahsediyorum.

Ne olursa olsun, Emre kariyerini her geçen gün dibe vuruyor. İnsanlar gelecekte Emre’nin başarılarını değil, saha içindeki öfke kontrolünden yoksun Emre’yi konuşacaklardır.